Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Nilüfer Aksu
Nilüfer Aksu

"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! " NiLüFeR AkSu . .. ...

  • Mavinin İzi12.02.2024 - 15:24

    Bazı insanların sevme ve sevilme alerjisi vardır.
    Kendilerini huzurlu bir sevgiye layık görmedikleri için sevgiyi öfkenizde ararlar. Sizi öfkelendirmek için tüm hassas noktalarınıza basarlar. Ve siz öfkenizi kendinize rezil olarak kustuğunuzdaysa
    rahatlarlar. Çünkü onlar tepki görmek üzerinden ölçerler gözünüzdeki önemlerini,tepkiyi ilgi sanırlar. Güven problemleri olduğu için siz kırılıncaya kadar durmadan acımasızca sınarlar.
    Kırıldığınızdaysa ‘bak işte kırıldın, der,sizi suçlarlar. Sizinle konuşmaz,anlamaya çalışmazlar. Sadece her şeyi dramatize ederek
    vicdanınızı ambale etmeye oynar.Onlar her zaman haklıdır(!)
    .
    Dünyadaki en güzel duyguları bile ancak olumsuzluk üzerinden ifade edebilirler. Provokasyon yapmak onlar için ilişkiye ibadettir.
    Onları belki çok seversiniz.Ama onları ne kadar severseniz,kendinizden o kadar nefret edersiniz.
    Onlara yaklaştıkça kendi dünyanızdan uzağa gidersiniz.Ve bir gün yorgun argın dönmek zorunda kaldığınızda,bir de kendi atmosferinizde küle dönersiniz.
    ~
    Sarp Genco Gençarslan

  • Mavinin İzi11.02.2024 - 16:47

    “Kimi zaman insan
    kendi iç dünyasında bir ömür yaşar.
    Ölür,doğar ve yeniden başlar.”
    ~
    Mehmet Develi

  • Mavinin İzi11.02.2024 - 16:42

    “Bizi birbirimize bağlayandır insanın içindeki ‘İnsanlığın,sevgisi…”

    .

    Çokça teşekkürlerimle,Sevgili Tuba
    Eksik olma…

  • Mavinin İzi07.02.2024 - 15:09

    “…hakiki muhataplık teferrüd makamıyla olur.
    Muhatabın sıfatlarını değil,zatını sevip,ruhunu herkesten emsalsiz görmek.(Teferrüd:Kendi başına olma,bağımsız olma,yalnız olma,herkesten ayrılma.) Dünyanın en meşru tenezzül etmeyişi bir başkasının ikâmesi olmamaya gösterilen dirençtir,başkalarında teselli olabilir,sohbet edebilir,paylaşım kurabilir
    ama ruhça konuşamayız.
    ~
    Ağzımızdan çıkan kelimeler muhatabımızda iz bırakır,yara açar derler. İbn_i Arabi,harfi hangi manayı giydirir bilinmez ama Aşk Risalesinde ‘varlık bir harf,sen onun manası /varlıkta başka bir emelim yok der.’ Harf noktaya varırken,noktanın manasını duymaya dahi ürken
    kulaklara fısıldar İsmet Özel:’ harfe bak,harfe dokun,harfin içinde eri / harf ol, harfle birlikte kıyam et / harf ol, harfler ummanına bat.’
    ~
    Her Ruhça’nın bir alfabesi vardır,ve herkesin bir harfi.Herkesin bir harfi vardır ve her harfin bir sesi. Bazen o sesi öylesine duyarız ki; harflerin böylesine sesli oluşuna hayret ederiz. Harflerin kudretini bilir ama manayı katletmekten korkarız.
    İşte tam o an,harflerin sessizliğine ve noktanın
    sonsuzluğuna sığınırız.”

    ~
    Zeynep Merdan

  • Mavinin İzi07.02.2024 - 14:28

    “…iç ses duyurmak cüreti diye bir şey vardır;iletişim konforunu ve zarafet mesafesini bozmak gibi bir bedeli vardır ama sonundaki o ferah teskine fazlasıyla değer. Hakiki muhatap odur ki ;iç ses duyurmak cüretini itibar kaybetmek pahasına gösterir. Ki,iç sesteki gerçek yankının gerçek sahibi karşımızdaki muhatap değildir her zaman.
    ~
    İsra Suresinde “Sana ruhtan soruyorlar, de ki :
    Ruh Rabbimin emrindedir.Size ilimden az bir şey verilmiştir. “ Tanımını yapmaya ne had ne de kudret bulamadığımız ancak bir şeylere benzetebildiğimiz ruh,en güzel rüzgâra benzer.
    Bu yüzden ruha tesir eden her şey esinti etkisi yapar hep.Ve en güzel esintiler hep zamansız gelir,biz onları beklemezken.Hakiki bir muhatap güzel esintiyle gelir.Hakiki muhatap pusulanın kuzeyini gösteren o ibresi gibi,zamansız bir lâmekânda iki ruh gibi,her ortam ve koşulda hep aynı kişiyi işaret eder.Birini ‘ bize en çok tesir eden yer ve zamanda değil de; bambaşka bir zaman ve mekanda tanısaydık yine muhatabımız olur muydu ? ‘Sorusunda onun hakiki muhatabımız olup olmadığının cevabı saklıdır…”

  • Mavinin İzi07.02.2024 - 14:00

    “Her insanın ruh gündemini,içinin sesini duyurmak istediği bir varlık vardır.Belki ihtiyaçtan,belki bir cevabı arayıp da bulmak gibi
    varmak istediği bir varlık vardır. Peki ruhçamızın hakiki muhatabı kimdir ? Notalarında,çizgilerinde,harflerinde kendimizi bulduğumuz bir sanat eseri mi ? Ruhumuzu gözümüzden okuyan maşuğumuz mu ? İç sesimiz mi ? Dua sesimiz mi ? Münacatlardaki Tanrımız mı ? Hakiki bir dostumuz mu ? Kimdir Ruhçamızın hakiki muhatabı ?
    ~
    Ruhun hakiki muhatabı Ruhça konuşabildiği varlıktır.Diğerleriyse bir vakte misafir olunca,vakit vazzı vurunca vadesi dolunca gidecek olanlardır. Hakikatteyse;kısmi özgürlük,
    sınırlı alternatifler ve güncel seçeneklerin en avantajlısıyla muhatap oluyor insan.Bu yüzden Ruhça bilmiyor kimse. Vakit geçirmek için beraber yürürsün / beraber yürürsün ve vakit geçmiştir / vaktin nasıl geçtiğini anlamadan yürürsün ; bu üç ayrımda salınıyor yanımızdaki muhatabın varlığımızdaki ikâmeti…”

  • Mavinin İzi06.02.2024 - 16:33

    “Niyeti kötü olan insandan değil,
    niyetinin kötü olduğunu saklayan insandan kork.”
    ~
    Mevlana
    ~
    Yanlış insan,doğru hissettirmez…

  • Mavinin İzi06.02.2024 - 16:05

    Merhaba,Sevgili Tuba

    Çünkü karşımıza çıkan her canlı sınav
    İnsan,hayvan hatta ağaç bile…
    öZümüzü unutmamak olsun,her daim… .
    .
    Miraç Kandilimiz, kutlu olsun.
    Sevgiyle…

  • Mavinin İzi06.02.2024 - 01:50

    Benzer benzere kayıtsız kalır mı hiç ? Elbette kalmaz.Fakat benzer olmamız aynı şeyleri düşüneceğiz anlamına gelmez,o aynılığa girer. Ve orada birbirine besleyen,geliştiren,farklı pencereler açtıran fikir alış verişi yoktur çünkü orada ,bilincin farkındalığı yoktur. Kaldı ki, sağlıklı iletişimin olmadığı hiçbir yerde yaşam belirtisi dahi yoktur…..

  • Mavinin İzi05.02.2024 - 14:57

    “Mükemmelliyetçilik…
    Mükemmel olma hırsı, farkındalığın düşmanıdır.”