"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! "
NiLüFeR AkSu
.
..
...
Mavi Ertesi Kuşlar Gelir / Mavi Bir Gün Gelen Kuşlar ~
Bakir apak bir geceyi / Öpüyor alnından Sağ eliyle kavrıyor / Sol yanına düşeni Sükûnetiyle / İçinde güçlü bir bağ *Bütün bu yolculuk / Kendimden kendime imiş Hatırlamanın üzerin / Mavi ertesi
~ Mavi Bir Gün Gelen Kuşlar / Mavi Ertesi Kuşlar Gelir
~ Öpüyor alnından / Bakir apak bir geceyi Sol yanına düşeni / Sağ eliyle kavrıyor İçinde güçlü bir bağ / Sükûnetiyle *Kendimden kendime imiş / Bütün bu yolculuk Mavi ertesi / Hatırlamanın üzerine
“Akıldan ziyade kalbin kararını dinlemek gerekiyor.Akıl haksızken dahi kendini haklı çıkarabilir.Kalp öyle değildir,o başkadır.Matematik bilmez,hesap yapmaz,siyasetten anlamaz.Lâkin hâlden anlar. Aklın önem,kalbin kıymet sıralaması vardır.Dünya maceralarımızın ilerleyen kısımlarında,vaktiyle önemli gördüğümüz nice ismin,makamın yahut nesnenin önemsiz olduğunu anlayacağız. Kalbin ise evvela kendisi kıymetlidir.” ~ İbrahim Tenekeci
“Eleştiri; uzmanlık gerektiren çok önemli bir disiplindir.Maruz kaldığınız eleştiri nitelikli değilse şahsidir.Ki,dikkate alarak zamanınızı ve enerjinizi ziyan etmenize gerek yoktur.
Sizi eleştirenlere cevap vermeden önce durun ve düşünün.Herhangi bir sebeple yaptığı yorumlar insanın zekâsını,ahlâkını,müktesebatını ve ön yargılarını gösterir.
Olanı olduğu gibi algılamayan / algılayamayan ve sizi olumsuz olarak eleştiren insanlardan nazikçe uzaklaşmalısınız.
Değilse büyüklerin de,dediği gibi aranızdaki fark, fark edilemiyecektir.” ~ Zehra Ali Yılmaz
“öyle afili olmasına gerek yok süslü cümlelerede berrak dupduru yalın olsun tıpkı gözlerin gibi… sıcacık gülüşlerinden serpiştir mısralarına sarılmaların gibi içten dostane olsun umudu anlat çocuk en çok da sevgiyi ! ruhunun özgürlüğü dökülsün her satırında cesurca ! yalansız riyasız…” ~ nilüfer & aksu
“Sevgisizlikleri öyle kupkururudur ki,ne bir dost yeşerir zehirli çemberlerinde ne bir aşk.Yokluklarını varmış gibi göstererek debelenen,sahte rollerinin kürek mahkumlarıdır.” ~ İ.Çetintaş
“Aramadığım ama bana hiçbir şey sormadan beni bulan geceler,masum bir kalbe fırlatılan zehirli oklar,üstüme yığınla gelen sorular ve minik bir anlamın çiçek açtırma ihtimalini bilmeyen insanlar… bir odanın sadece bir oda olmadığını,bir arkadaşın da oda etmediğini anladığın o hissiz dönemler.Evi ve dört duvarı en samimi hücre hissettiğin o kutsal zamanlamalar. Hasret gibi kaçıyorum üstüme göz dikmiş beklentilerden.Suni bir kalabalıktan bir öksürük gibi fırlıyorum dışarı.Beni haykıran her şeyden kaçıyorum.Unutulmak ve hatırlanmak arasında can çekişme nöbetlerim bitti.Tarihe değil ama güne not düşüyorum. ~ İyiyim demiyorum,kötü değilim diyorum.Soruları değiştirilmiş,cevabı mümkün mertebe bulunmayan bu deli diyologlarda iyi olmam mümkün değil.Herkes cevabı ve duası kadar umutlu,ben değil.Bir tarlanın en verimsiz mahsulüyüm ve tanrım ne de kutsalsın. ~ Benden bir ayçiçeği çıkmadı,özür dilerim bağışladığın tüm tohumlar için. ~ Ama ben gövdesini rüzgâra ve savaş meydanına bırakmaktan yorulan bir at gibi üzgün,kederli.Bir gün yüz öven diğer gün ruha isyan dolduran bu tükeniş denemelerimi bağışla Anlama çabam delirme sanatına döndü ve anlayışlarım en kötü kusuşları bıraktı ruhuma.Başkalarına da en güzel susuşları. ~ Düğümlensem mi,çözülsem mi,essem mi,yağsam mı,tanrım ? ~ Ayakta kalmak için kötü mü olmak gerekiyor ? ~ İyiler yaralı,iyiler yerde. ~ Ve iyiler tüm anlayışlara uzak. ~ Hatırlanmak için hafızasını,anlaşılmak için kalbini yırtan tüm mücadelelerin yorgunu ben. ~ Bu yerkürede susuşa ermek,ne büyük mertebe tanrım.” ~ Özgür Bacaksız/BuBizimAramızda
Mavi Ertesi Kuşlar Gelir / Mavi Bir Gün Gelen Kuşlar
~
Bakir apak bir geceyi / Öpüyor alnından
Sağ eliyle kavrıyor / Sol yanına düşeni
Sükûnetiyle / İçinde güçlü bir bağ
*Bütün bu yolculuk / Kendimden kendime imiş
Hatırlamanın üzerin / Mavi ertesi
~
Mavi Bir Gün Gelen Kuşlar / Mavi Ertesi Kuşlar Gelir
~
Öpüyor alnından / Bakir apak bir geceyi
Sol yanına düşeni / Sağ eliyle kavrıyor
İçinde güçlü bir bağ / Sükûnetiyle
*Kendimden kendime imiş / Bütün bu yolculuk
Mavi ertesi / Hatırlamanın üzerine
~
nilüfer & aksu / İnancımızBâkiUmudumuzDiri
“Her şeyin bir izi olmalı hayatımızda.
Yoksa kendimizi nasıl tartacağız.”
~
Vedat Türkali
“Kalbinde biraz zekâ olmayanlar hiç çekilmiyor ve zekâsında biraz kalp olmayanlar hiç sevilmiyor.”
~
Abdülhak Şinasi Hisar
Duyan belli,gören belli .! İlâhi katında.Bizi bizden daha iyi bilen Rabbimizden kaçış yok.!
Aklımızda bulunsun ve hiç unutmayalım öyle değil mi ?
“Akıldan ziyade kalbin kararını dinlemek gerekiyor.Akıl haksızken dahi kendini haklı çıkarabilir.Kalp öyle değildir,o başkadır.Matematik bilmez,hesap yapmaz,siyasetten anlamaz.Lâkin hâlden anlar.
Aklın önem,kalbin kıymet sıralaması vardır.Dünya maceralarımızın ilerleyen kısımlarında,vaktiyle önemli gördüğümüz nice ismin,makamın yahut nesnenin önemsiz olduğunu anlayacağız. Kalbin ise evvela kendisi kıymetlidir.”
~
İbrahim Tenekeci
“Akıl tamam olunca,
söz azalır.”
~
Hz.Ali
“Eleştiri; uzmanlık gerektiren çok önemli bir disiplindir.Maruz kaldığınız eleştiri nitelikli değilse şahsidir.Ki,dikkate alarak zamanınızı ve enerjinizi ziyan etmenize gerek yoktur.
Sizi eleştirenlere cevap vermeden önce durun ve düşünün.Herhangi bir sebeple yaptığı yorumlar insanın zekâsını,ahlâkını,müktesebatını
ve ön yargılarını gösterir.
Olanı olduğu gibi algılamayan / algılayamayan
ve sizi olumsuz olarak eleştiren insanlardan nazikçe uzaklaşmalısınız.
Değilse büyüklerin de,dediği gibi aranızdaki fark, fark edilemiyecektir.”
~
Zehra Ali Yılmaz
“öyle afili olmasına gerek yok
süslü cümlelerede
berrak
dupduru
yalın olsun
tıpkı gözlerin gibi…
sıcacık gülüşlerinden serpiştir mısralarına
sarılmaların gibi içten dostane olsun
umudu anlat çocuk
en çok da sevgiyi !
ruhunun özgürlüğü dökülsün her satırında
cesurca !
yalansız
riyasız…”
~
nilüfer & aksu
“Sevgisizlikleri öyle kupkururudur ki,ne bir dost yeşerir zehirli çemberlerinde ne bir aşk.Yokluklarını varmış gibi göstererek debelenen,sahte rollerinin kürek mahkumlarıdır.”
~
İ.Çetintaş
“Edepsizliğin başladığı yerde
Edebiyat biter.”
~
Mehmet Akif Ersoy
“Aramadığım ama bana hiçbir şey sormadan beni bulan geceler,masum bir kalbe fırlatılan zehirli oklar,üstüme yığınla gelen sorular ve minik bir anlamın çiçek açtırma ihtimalini bilmeyen insanlar… bir odanın sadece bir oda olmadığını,bir arkadaşın da oda etmediğini anladığın o hissiz dönemler.Evi ve dört duvarı en samimi hücre hissettiğin o kutsal zamanlamalar.
Hasret gibi kaçıyorum üstüme göz dikmiş beklentilerden.Suni bir kalabalıktan bir öksürük gibi fırlıyorum dışarı.Beni haykıran her şeyden kaçıyorum.Unutulmak ve hatırlanmak arasında can çekişme nöbetlerim bitti.Tarihe değil ama güne not düşüyorum.
~
İyiyim demiyorum,kötü değilim diyorum.Soruları değiştirilmiş,cevabı mümkün mertebe bulunmayan bu deli diyologlarda iyi olmam mümkün değil.Herkes cevabı ve duası kadar umutlu,ben değil.Bir tarlanın en verimsiz mahsulüyüm ve tanrım ne de kutsalsın.
~
Benden bir ayçiçeği çıkmadı,özür dilerim bağışladığın tüm tohumlar için.
~
Ama ben gövdesini rüzgâra ve savaş meydanına bırakmaktan yorulan bir at gibi üzgün,kederli.Bir gün yüz öven diğer gün ruha isyan dolduran bu tükeniş denemelerimi bağışla
Anlama çabam delirme sanatına döndü ve anlayışlarım en kötü kusuşları bıraktı ruhuma.Başkalarına da en güzel susuşları.
~
Düğümlensem mi,çözülsem mi,essem mi,yağsam mı,tanrım ?
~
Ayakta kalmak için kötü mü olmak gerekiyor ?
~
İyiler yaralı,iyiler yerde.
~
Ve iyiler tüm anlayışlara uzak.
~
Hatırlanmak için hafızasını,anlaşılmak için kalbini yırtan tüm mücadelelerin yorgunu ben.
~
Bu yerkürede susuşa ermek,ne büyük mertebe tanrım.”
~
Özgür Bacaksız/BuBizimAramızda