"kadınları sevmemek için onları küçümserim.ruhum mu dengesiz, yüreğim mi kötü bilemiyorum. belki de toplum ruhumu bozdu, ne bileyim! düşüncelerim o daldan bu dala atlıyor; karasız, endişeli, şüpheci... kalbim doymak nedir bilmiyor, bir şeyle yetinmiyor.
Emile Ajar takma adını kullanan “Romain Gary”, iki adıyla da Goncourt Edebiyat Ödülü’nü kazanmış tek yazardır.
Emile Ajar kimliğiniyse intihar mektubunda ”Kendim olmaktan çok sıkılmıştım” diyerek açıklamıştır. “Onca Yoksulluk Varken” kitabı, Momo isimli -kitaptaki ifade ediliş şekliyle- bir “orospu çocuğunun” zihninden ironi dolu ve hüzünlü diliyle yazılmıştır.
kitaptan bir söz; Ne kadar az şeyiniz varsa o kadar çok inanmak istersiniz.
“Onca yoksulluk varken” tertemiz aşklar yaşandıysa… Açgözlü, muhteris, kibirli maymunlara pabuç bırakmayan birkaç iyi adam çıktıysa… Duygusal, dinî, siyasi her türlü ilişkide ajitasyonun, manipülasyonun, dalga dubaranın gırla gittiği bir çağda; hiç kimseyi şahit tutmadan, gizlice, pırlanta gibi bir damla gözyaşı döküldüyse… Bunda, Neşet Ertaş’ın payı var.
Quasimodo; yarım kalmış, tamamlanamamış demektir.. Viktor Hugo'nun Quasimodo'su; Bence edebiyat tarihinin en büyük aşığıdır.Tarih ve sanatı bilir,içinde insan sevgisi vardır..
"Tanıdığım en güzel insanlar; yenilgiyi, acıyı, çileyi, mücadeleyi ve kaybı yaşamış ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş, romantik ve anarşist olan insanlardır. Bu kişiler; yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar, güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, onlar oluşurlar."
"kadınları sevmemek için onları küçümserim.ruhum mu dengesiz, yüreğim mi kötü bilemiyorum. belki de toplum ruhumu bozdu, ne bileyim! düşüncelerim o daldan bu dala atlıyor; karasız, endişeli, şüpheci...
kalbim doymak nedir bilmiyor, bir şeyle yetinmiyor.
Peçorin(Lermontov Çağımızın bir Kahramanı )
Emile Ajar takma adını kullanan “Romain Gary”, iki adıyla da Goncourt Edebiyat Ödülü’nü kazanmış tek yazardır.
Emile Ajar kimliğiniyse intihar mektubunda ”Kendim olmaktan çok sıkılmıştım” diyerek açıklamıştır. “Onca Yoksulluk Varken” kitabı, Momo isimli -kitaptaki ifade ediliş şekliyle- bir “orospu çocuğunun” zihninden ironi dolu ve hüzünlü diliyle yazılmıştır.
kitaptan bir söz;
Ne kadar az şeyiniz varsa o kadar çok inanmak istersiniz.
“Onca yoksulluk varken” tertemiz aşklar yaşandıysa…
Açgözlü, muhteris, kibirli maymunlara pabuç bırakmayan birkaç iyi adam çıktıysa…
Duygusal, dinî, siyasi her türlü ilişkide ajitasyonun, manipülasyonun, dalga dubaranın gırla gittiği bir çağda; hiç kimseyi şahit tutmadan, gizlice, pırlanta gibi bir damla gözyaşı döküldüyse…
Bunda, Neşet Ertaş’ın payı var.
Murat Menteş
Aşık olduğu Amerikalı denizciyi bir ömür boyu beklemeye razı bu geyşanın, 15 yaşındaki bu Japon kızının öyküsü çok hüzünlüdür..
Quasimodo; yarım kalmış, tamamlanamamış demektir..
Viktor Hugo'nun Quasimodo'su;
Bence edebiyat tarihinin en büyük aşığıdır.Tarih ve sanatı bilir,içinde insan sevgisi vardır..
"Tanıdığım en güzel insanlar; yenilgiyi, acıyı, çileyi, mücadeleyi ve kaybı yaşamış ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş, romantik ve anarşist olan insanlardır. Bu kişiler; yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar, güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, onlar oluşurlar."
E. K. Ross..
Karne hediyen tamam..şu saate kadar NEDİR e yazdım:))
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor..
Lidar..
Matilda:uyku umrumda değil Leon,ben aşk istiyorum ya da ölüm..
Léon..