Hamza Yardımcıoğlu’nun Bir Solukta Evrenin Resimli Tarihi isimli kitabını bitirdim. Şimdi Pierre Franckh’ın Rezonans Kanunu isimli kitabını okuyorum okuduğum diğer kitaplara ek olarak. Youtube’da bu kitaptan bahsedildiğini duymuş ve merak etmiştim. Bir kitabı bitirip ondan sonra diğerine başlamaktansa, birkaç kitabı birlikte okumayı tercih ediyorum ve seviyorum. Bu ruh haline göre farklı zamanlarda farklı türde müzikleri dinlemeyi istemek gibi. Sıkılırsan veya diğer kitaptaki gelişmeleri merak ediyorsan ona geçebiliyorsun. Bunu bitirmeden diğer kitaba geçemem gibi bir kısıtlama, bir sınırlılık, bir mecburiyet söz konusu değil benim için. Kitap okurken bu özgürlüğü ve esnekliği seviyorum. Bir de tavsiye kitaplardan çok kendi seçtiğim, ilgi duyduğum alanlardaki kitapları okumayı tercih ediyorum ve seviyorum. Birinin okumaktan büyük zevk duyduğu bir kitap benim hiç ilgimi çekmeyebilir ya da bir başkası benim okuduğum kitabı okumayı tercih etmeyebilir. Yine de ilgimi çeken bir kitapla ilgili diğer okuyucuların görüşlerini, onların deneyimlerini okumayı seviyorum özellikle ekşi sözlükten. Keşfetmeyi seviyorum. Hangi kitabı okuyacağına karar verme süreci de bir keşif süreci ve eğlenceli. Ben okumaya ihtiyaç duyduğumuz kitabın bizi bulacağını düşünüyorum ya da bizim onu bulacağımızı. Bazen insan okuduğu bir romanla farklı bir dünyada kaybolmak isterken, bazen ilgi duyduğu alanda bilgi ediniyor okuduğu kitapla, bazen de yazarla karşılıklı sohbet eder gibi onu dinliyor, söyledikleri üzerinde düşünüyor ve keyifli bir yolculuğa çıkıyor, bu sohbetin tadına varıyor. Her kitabın damakta bıraktığı lezzet ayrı. Bazen bazılarını diğerlerinden daha etkileyici buluyorsun ve seviyorsun. Kitap okumanın anlamı herkes için aynı olmadığı gibi her bir kitabın aynı okuyucu için anlamı da bir olmuyor. Bir kitabı okumaktan hiç keyif almaman kitap okumayı sevmediğini göstermiyor sadece o kitabı okumayı sevmediğini gösteriyor. Bazıları ise en beğendiğin kitaplar listende yer almayı başarıyor.
Kalimba, sansula ya da darbuka, Müzik güzel olunca, duygu barındırınca, Dinlenir bir daha ve bir kere daha, defalarca. Canım sevgilim, bu güzel müzikler senin için gelsin, Umarım beğenirsin, Pazar günün çok güzel geçsin. Kalbimin içindesin. :)
Sevgilim sevgilim, canım sevgilim, İyi ki varsın, iyi ki benim sevgilimsin. Yağmurum, rüzgârım, güneşim, Umudum, dünyam, kalbim, Günün çok güzel geçsin. Beni mutlu ettiğin gibi seni çok mutlu etmek isteğim, Sayende bulutların üzerindeyim, En önemlisi kalbinde, kaderindeyim. Dünyanın en güzel yeri senin yanın, senin kalbin. Çok seviyorum, çok seviliyorum, mutluluğun bahçesinde seninleyim. Kalbim sevinçle senin için çarpıyor, Mutluluğum, sevgim günden güne artıyor. İyi ki seninim, senin sevgilinim, Mutlu bir ömür bizi bekliyor.
Güneş sadece sevdiği için parlar, Deniz sadece sevdiğini sarmalar, Bulutlar, yağmur olup sevgilisinin kalbine akar, Rüzgar aşkını sadece sevgilisine sunar, Tüm güzel sözleri sadece sevgilisi için sıralar, Böylece herkes anlar. Sevgi sevgilinin kalbinden taşar, Yalnızca sevgilisinin kalbine akar. Sevgilisi de mutlu mesut yaşar, Kahkahalar atar. Kim sevgilisiyle olunca mutlu olmaz ki? Yanında olmadığında bile anıp, onu yaşamaz ki? Sevgililer birbirleri için yaşarlar. Allah nasip ederse kavuşup, mutluluğu tadarlar. Kötü niyetliler de kıskançlıktan çatlarlar. Elem tere fiş, Kem gözlere şiş, Sevgilime yan gözle bakan olursa, Göze göz, dişe diş.
Nefesim, kalbim, canım sevgilim, Tutamaz senin yerini hiç kimse: Ne sessizliğin içinde bir ses, Ne de dünyanın öbür ucundaki enfes. Herkes, her şey bir yana, Sen bir yana, Tüm sevgin, ilgin, güzel sözlerin, Hep bana, hep bana, Şükürler olsun Allah’ıma, Aşkımız sürsün sonsuza kadar daima.
Güliz Ardilli 10 Şubat 2025 Pazartesi İstanbul 21:33
Sinestezi ilginç bir durum. Seslerin renk olarak görülmesi, bir duyunun başka bir duyuyu etkilemesi merak uyandırıcı. Bu durum kimi zaman sanat için ilham kaynağı da olmuş. Barış Özcan bu ilginç durumu, detaylı bir şekilde anlatmış. Sinestezi olgusunu bu videodan önce biliyor olsam da bu videoyu izleyerek yeni bilgiler de edindim, keyifle izledim. :)
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, maddi durumu yetersiz gençler için bir bilim merkezi kurmak istediğinden 22 zengin kişiyle irtibata geçmiş. Onlarla konuştuğunda gördüğü ortak özellikleri esprili bir dille bu videoda anlatıyor. Dinlemesi keyifli bir videoydu. :) Dinlerken hiç sıkılmadım ve konuşma hızını arttırmak zorunda kalmadım. Zenginleri sanki ayrı bir tür gibi anlatmış. :) Umarım bilim merkezini kurarlar, çok faydalı bir çaba.
Deniz ve rüzgâr birlikte hareket ettiğinde, Karşısında duramaz hiç kimse. :)
İkimiz
Kimse giremez aramıza, Su bile sızamaz, Kalplerimiz, ruhlarımız bir arada olduktan sonra. Bir arada zaten, Bir zaten, İkimiz sadece biz. Biz böyle hem çok güzeliz, Hem biriz, birlikteyiz. Daha da güzel günler beklemekte bizi, Mutluluklar, sevinçler, hazlar dizi dizi, İkimizin de kalbinde aşkımızın izi. Tüm dünya duysun birbirimizi sevdiğimizi, Duysun duysun da kimse rahatsız etmesin bizi. Gerçi eden kendine eder, Birlikte olmamız şükredilen bir kader, Rüzgâr hep benden yana eser, Yağmur da üzerime çiseler, Sevgilim her zaman ve sadece beni sever, beni ister. Onun olmak istediği tek yer, Benim yanım, benim kalbim, Birbirimiz söz konusu olunca bir kenarda kalır, Herkes, her şey ve her yer. Bir olmak böyledir işte gözün bir şeyi görmez. Gördüğün bir sevdiğindir, bunu kimse değiştiremez.
Çiçeklerin ve insanların dansını gösteren bu videoyu ilginç ve hoş buldum. Sihirli çiçekler ve insanlar, zarafetin, bilgeliğin, uyumun, öğrenme sürecinin, sürekliliğin ve aynı zamanda umudun, mutluluğun, vazgeçmemenin sembolü gibiler. :) Dünyada uzun bir zaman geçirdiği anlaşılan insanlar, yeniden açacak çiçekler gibiler. :)
Hamza Yardımcıoğlu’nun Bir Solukta Evrenin Resimli Tarihi
isimli kitabını bitirdim. Şimdi Pierre Franckh’ın Rezonans Kanunu
isimli kitabını okuyorum okuduğum diğer kitaplara ek olarak.
Youtube’da bu kitaptan bahsedildiğini duymuş ve merak etmiştim.
Bir kitabı bitirip ondan sonra diğerine başlamaktansa,
birkaç kitabı birlikte okumayı tercih ediyorum ve seviyorum.
Bu ruh haline göre farklı zamanlarda farklı türde müzikleri
dinlemeyi istemek gibi. Sıkılırsan veya diğer kitaptaki gelişmeleri
merak ediyorsan ona geçebiliyorsun. Bunu bitirmeden diğer kitaba geçemem
gibi bir kısıtlama, bir sınırlılık, bir mecburiyet söz konusu değil benim için.
Kitap okurken bu özgürlüğü ve esnekliği seviyorum.
Bir de tavsiye kitaplardan çok kendi seçtiğim,
ilgi duyduğum alanlardaki kitapları okumayı tercih ediyorum ve seviyorum.
Birinin okumaktan büyük zevk duyduğu bir kitap benim hiç ilgimi çekmeyebilir
ya da bir başkası benim okuduğum kitabı okumayı tercih etmeyebilir.
Yine de ilgimi çeken bir kitapla ilgili diğer okuyucuların görüşlerini,
onların deneyimlerini okumayı seviyorum özellikle ekşi sözlükten.
Keşfetmeyi seviyorum. Hangi kitabı okuyacağına karar verme süreci de
bir keşif süreci ve eğlenceli. Ben okumaya ihtiyaç duyduğumuz kitabın
bizi bulacağını düşünüyorum ya da bizim onu bulacağımızı.
Bazen insan okuduğu bir romanla farklı bir dünyada kaybolmak isterken,
bazen ilgi duyduğu alanda bilgi ediniyor okuduğu kitapla,
bazen de yazarla karşılıklı sohbet eder gibi onu dinliyor,
söyledikleri üzerinde düşünüyor ve keyifli bir yolculuğa çıkıyor,
bu sohbetin tadına varıyor. Her kitabın damakta bıraktığı lezzet ayrı.
Bazen bazılarını diğerlerinden daha etkileyici buluyorsun ve seviyorsun.
Kitap okumanın anlamı herkes için aynı olmadığı gibi
her bir kitabın aynı okuyucu için anlamı da bir olmuyor.
Bir kitabı okumaktan hiç keyif almaman
kitap okumayı sevmediğini göstermiyor
sadece o kitabı okumayı sevmediğini gösteriyor.
Bazıları ise en beğendiğin kitaplar listende yer almayı başarıyor.
Müzik Kutusu
Kalimba, sansula ya da darbuka,
Müzik güzel olunca, duygu barındırınca,
Dinlenir bir daha ve bir kere daha, defalarca.
Canım sevgilim, bu güzel müzikler senin için gelsin,
Umarım beğenirsin,
Pazar günün çok güzel geçsin.
Kalbimin içindesin. :)
Güliz Ardilli
24 Kasım 2024 00:37 İstanbul
Kalbin
Canım sevgilim benim,
Dünyanın en güzel yeri senin yanın,
Senin kalbin.
Kalbine çok iyi bak,
Çünkü içinde ben varım.
Benimkisinde de sen.
Güliz Ardilli
18.09.2022 00:09 İstanbul
Boşuna
Daha çok beklersin,
Kendini boşuna üzersin.
Umut da benim, çiy tanesi de,
Boşuna kürek çekme,
Tek kürekle,
Ancak olduğun yerde dönersin.
Güliz Ardilli
11 Ocak 2025 İstanbul 17:09
Ömür Boyu Mutluluk
Sevgilim sevgilim, canım sevgilim,
İyi ki varsın, iyi ki benim sevgilimsin.
Yağmurum, rüzgârım, güneşim,
Umudum, dünyam, kalbim,
Günün çok güzel geçsin.
Beni mutlu ettiğin gibi seni çok mutlu etmek isteğim,
Sayende bulutların üzerindeyim,
En önemlisi kalbinde, kaderindeyim.
Dünyanın en güzel yeri senin yanın, senin kalbin.
Çok seviyorum, çok seviliyorum, mutluluğun bahçesinde seninleyim.
Kalbim sevinçle senin için çarpıyor,
Mutluluğum, sevgim günden güne artıyor.
İyi ki seninim, senin sevgilinim,
Mutlu bir ömür bizi bekliyor.
Güliz Ardilli
Tarih: 17 Ocak 2025
Saat: 15:09
Yer: Sevgilimin kalbi.
Sen Benimsin Ben de Senin
Güneş sadece sevdiği için parlar,
Deniz sadece sevdiğini sarmalar,
Bulutlar, yağmur olup sevgilisinin kalbine akar,
Rüzgar aşkını sadece sevgilisine sunar,
Tüm güzel sözleri sadece sevgilisi için sıralar,
Böylece herkes anlar.
Sevgi sevgilinin kalbinden taşar,
Yalnızca sevgilisinin kalbine akar.
Sevgilisi de mutlu mesut yaşar,
Kahkahalar atar.
Kim sevgilisiyle olunca mutlu olmaz ki?
Yanında olmadığında bile anıp, onu yaşamaz ki?
Sevgililer birbirleri için yaşarlar.
Allah nasip ederse kavuşup, mutluluğu tadarlar.
Kötü niyetliler de kıskançlıktan çatlarlar.
Elem tere fiş,
Kem gözlere şiş,
Sevgilime yan gözle bakan olursa,
Göze göz, dişe diş.
Güliz Ardilli
04.11.2023 23:28 İstanbul
Nefesim
Nefesim, kalbim, canım sevgilim,
Tutamaz senin yerini hiç kimse:
Ne sessizliğin içinde bir ses,
Ne de dünyanın öbür ucundaki enfes.
Herkes, her şey bir yana,
Sen bir yana,
Tüm sevgin, ilgin, güzel sözlerin,
Hep bana, hep bana,
Şükürler olsun Allah’ıma,
Aşkımız sürsün sonsuza kadar daima.
Güliz Ardilli
10 Şubat 2025 Pazartesi İstanbul 21:33
Sinestezi ilginç bir durum. Seslerin renk olarak görülmesi,
bir duyunun başka bir duyuyu etkilemesi merak uyandırıcı.
Bu durum kimi zaman sanat için ilham kaynağı da olmuş.
Barış Özcan bu ilginç durumu, detaylı bir şekilde anlatmış.
Sinestezi olgusunu bu videodan önce biliyor olsam da
bu videoyu izleyerek yeni bilgiler de edindim, keyifle izledim. :)
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara,
maddi durumu yetersiz gençler için bir bilim merkezi kurmak istediğinden
22 zengin kişiyle irtibata geçmiş. Onlarla konuştuğunda gördüğü ortak özellikleri
esprili bir dille bu videoda anlatıyor. Dinlemesi keyifli bir videoydu. :)
Dinlerken hiç sıkılmadım ve konuşma hızını arttırmak zorunda kalmadım.
Zenginleri sanki ayrı bir tür gibi anlatmış. :)
Umarım bilim merkezini kurarlar, çok faydalı bir çaba.
Deniz ve rüzgâr birlikte hareket ettiğinde,
Karşısında duramaz hiç kimse. :)
İkimiz
Kimse giremez aramıza,
Su bile sızamaz,
Kalplerimiz, ruhlarımız bir arada olduktan sonra.
Bir arada zaten,
Bir zaten,
İkimiz sadece biz.
Biz böyle hem çok güzeliz,
Hem biriz, birlikteyiz.
Daha da güzel günler beklemekte bizi,
Mutluluklar, sevinçler, hazlar dizi dizi,
İkimizin de kalbinde aşkımızın izi.
Tüm dünya duysun birbirimizi sevdiğimizi,
Duysun duysun da kimse rahatsız etmesin bizi.
Gerçi eden kendine eder,
Birlikte olmamız şükredilen bir kader,
Rüzgâr hep benden yana eser,
Yağmur da üzerime çiseler,
Sevgilim her zaman ve sadece beni sever, beni ister.
Onun olmak istediği tek yer,
Benim yanım, benim kalbim,
Birbirimiz söz konusu olunca bir kenarda kalır,
Herkes, her şey ve her yer.
Bir olmak böyledir işte gözün bir şeyi görmez.
Gördüğün bir sevdiğindir, bunu kimse değiştiremez.
Güliz Ardilli
22 Nisan 2025 Salı 00:04 İstanbul
Çiçeklerin ve insanların dansını gösteren bu videoyu
ilginç ve hoş buldum.
Sihirli çiçekler ve insanlar, zarafetin, bilgeliğin, uyumun,
öğrenme sürecinin, sürekliliğin ve aynı zamanda
umudun, mutluluğun, vazgeçmemenin sembolü gibiler. :)
Dünyada uzun bir zaman geçirdiği anlaşılan insanlar,
yeniden açacak çiçekler gibiler. :)