Look after: Bakmak,ilgilenmek.(I look after my dad: Babama bakıyorum). Look for: Aramak ( I am looking for a t-shirt: Bir tişört arıyorum). Look up: Bakmak ( Bir şeye kitaptan, sözlükten vb. bakmak vb./Look it up: Aç bak! Look into : Araştırmak. (I Will look into it: Bakacağım, araştıracağım).
Don't get involved (Karışma, otur oturduğun yerde)
Stay out of this (Bu işe karışma!)
Bir genç babasına sorar; "Baba evlenmek kaça mal olur?".
Baba cevap verir. "Bilmiyorum oğlum,ben hâlâ ödüyorum".
Look after: Bakmak,ilgilenmek.(I look after my dad: Babama bakıyorum).
Look for: Aramak ( I am looking for a t-shirt: Bir tişört arıyorum).
Look up: Bakmak ( Bir şeye kitaptan, sözlükten vb. bakmak vb./Look it up: Aç bak!
Look into : Araştırmak. (I Will look into it: Bakacağım, araştıracağım).
I couldn't care less (Umrumda değil)
Give a shot: Denemek
Take a shot: Ateş etmek.
Get a shot : Şansı olmak.
Do a shot: Bir tek atmak.
Supposedly: Güya, yanlışlıkla.
Supposedly simple work (Güya basit bir iş).
He was always lazy, he never wanted to work and now he is doing time (Hep tembeldi, hiç çalışmak istemiyordu, şimdi de hapis yatıyor).
Have time (Zamanı olmak), Make time (Zaman bulmak), Do time (Do one's time: Hapis yatmak).
I don't any time: Hiç vaktim yok
Hız, sürat, çabukluk.
(İng.)
Oversquare Engine: Speed