Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
1994 yılında Mercedes-Benz ve Swatch tarafından kurulan Alman otomobil markası.
İngilizcede,1. Akıllı, zeki, akıllıca, zekice.2. Hoş, şık, zarif3. Açıkgöz, bitirim, uyanık, kurnaz, anasının gözü.
Beklemek. / İt.Cosa stai aspettando?(What ara you waiting for?)Ne için bekliyorsun?Verbo "aspettare": Infinito: aspettareIndicativo presente: aspettoParticipio passato: aspettatoIndicativo presente:io aspettotu aspettilui/lei aspettanoi aspettiamovoi aspettateloro aspettano
İtalyanca:Mal di denti: Diş ağrısıMal di schiena: Sırt/Bel ağrısıMal di stomaco: Mide ağrısıMal di testa: Baş ağrısıMal di cuore: Kalp ağrısıMal di pancia e diarrea: Karın ağrısı ve ishal.
If you change your mind give me call. (Eğer fikrini değiştirirsen beni ara)
Binmek, ata binmek, gezmek (at, bisiklet, araba ile), yolculuk (at, bisiklet, araba ile). / İng.- She is riding bicycle.
Çatal iğne. / İt.İng.: safety pin
Çatal iğne. / İng.İt..: spilla di sicurezza
I'm lifting up the suitcase (Bavulu kaldırıyorum)
Elek, kalbur, kevgir./ İng.Sift: 1.Elemek, kalburdan geçirmek 2. İncelemek, ğözden geçirmek, tetkik etmek.
1994 yılında Mercedes-Benz ve Swatch tarafından kurulan Alman otomobil markası.
İngilizcede,
1. Akıllı, zeki, akıllıca, zekice.
2. Hoş, şık, zarif
3. Açıkgöz, bitirim, uyanık, kurnaz, anasının gözü.
Beklemek. / İt.
Cosa stai aspettando?
(What ara you waiting for?)
Ne için bekliyorsun?
Verbo "aspettare":
Infinito: aspettare
Indicativo presente: aspetto
Participio passato: aspettato
Indicativo presente:
io aspetto
tu aspetti
lui/lei aspetta
noi aspettiamo
voi aspettate
loro aspettano
İtalyanca:
Mal di denti: Diş ağrısı
Mal di schiena: Sırt/Bel ağrısı
Mal di stomaco: Mide ağrısı
Mal di testa: Baş ağrısı
Mal di cuore: Kalp ağrısı
Mal di pancia e diarrea: Karın ağrısı ve ishal.
If you change your mind give me call. (Eğer fikrini değiştirirsen beni ara)
Binmek, ata binmek, gezmek (at, bisiklet, araba ile), yolculuk (at, bisiklet, araba ile). / İng.
- She is riding bicycle.
Çatal iğne. / İt.
İng.: safety pin
Çatal iğne. / İng.
İt..: spilla di sicurezza
I'm lifting up the suitcase (Bavulu kaldırıyorum)
Elek, kalbur, kevgir./ İng.
Sift: 1.Elemek, kalburdan geçirmek
2. İncelemek, ğözden geçirmek, tetkik etmek.