Karıştırıcı, mikser. İngilizce "blender" (karıştırıcı) sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce "to blend" (karıştırmak) fiilinden türetilmiştir.
Unsur, parça, ana unsur, öge, doğal çevre. / İng. Be in your element (Kendini çok rahat hisssetmek). "When I explain difficult grammer topics to my students, I am in my element."
Karıştırıcı, mikser.
İngilizce "blender" (karıştırıcı) sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce "to blend" (karıştırmak) fiilinden türetilmiştir.
Havan. / İt.
"il mortaio"
il mortaio e il pestello: havan ve tokmak
Début (Debü) : Başlangıç . / Fr.
İng.: Beginning
Russo: Naçala
Et suyu. / İng
Fr.: Bouillon
Russo: (Bulyon)
Kabus. / İng.
Fr.: Cauchemar (Koşmar)
Russo: (Kaşmar)
Unsur, parça, ana unsur, öge, doğal çevre. / İng.
Be in your element (Kendini çok rahat hisssetmek).
"When I explain difficult grammer topics to my students, I am in my element."
Like a fish out of water: Sudan çıkmış balık gibi.
İtalyancada "l'ananas"
İng.: The pineapple
Erik. / İt.
La prugna
İng.: The plum
Speranza = Umut. / İt.
Senza speranza= Umutsuz