Zannetmek, sanmak, varsayımda bulunmak, tahminde bulunmak içine doğmak. / İng.
Patrick - "I guess I just never think of money as an issue".( Zannederim ben parayı asla bir sorun olarak görmüyorum) Lucia - "That's cause you have it." (Çünkü paran var) Patrick - "That's a good point." (Mantıklı)
Patrick - "I guess I just never think of money as an issue".( Zannederim ben parayı asla bir sorun olarak görmüyorum) Lucia - "That's cause you have it." (Çünkü paran var) Patrick - "That's a good point." (Mantıklı)
Patrick - "I guess I just never think of money as an issue".( Zannederim ben parayı asla bir sorun olarak görmüyorum) Lucia - "That's cause you have it." (Çünkü paran var) Patrick - "That's a good point." (Mantıklı)
Zannetmek, sanmak, varsayımda bulunmak, tahminde bulunmak içine doğmak. / İng.
Patrick - "I guess I just never think of money as an issue".( Zannederim ben parayı asla bir sorun olarak görmüyorum)
Lucia - "That's cause you have it." (Çünkü paran var)
Patrick - "That's a good point." (Mantıklı)
Issue = Sorun. / İng.
Patrick - "I guess I just never think of money as an issue".( Zannederim ben parayı asla bir sorun olarak görmüyorum)
Lucia - "That's cause you have it." (Çünkü paran var)
Patrick - "That's a good point." (Mantıklı)
Patrick - "I guess I just never think of money as an issue".( Zannederim ben parayı asla bir sorun olarak görmüyorum)
Lucia - "That's cause you have it." (Çünkü paran var)
Patrick - "That's a good point." (Mantıklı)
First come, firsat served (Erken gelen oturur). / İng.
Ambulance (Ambulans) / İng.
Kol saati. / İt.
Oggi ho comprato l'orologio nuovo.
Rüzgarlı. / İt.
İng.: Windy
Ventoso: Rüzgarlı.
İng.: Windy
Yağmurlu. / İt.
İng.: Rainy
Abdominal ağrı (Karın Ağrısı): Abdominal (karın) bölgede hissedilen rahatsızlık veya ağrı.