" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità." (2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità." (2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità." (2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità." (2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
Ek olarak, üstüne ,ilaveten. / İt. " A volta mi svegliavo nel cuore della notte per l'ansia. Per i primi mesi ho sottovalutato il tutto, ma poi a lungo andare le cose sono peggiorate. All'ansia si è aggiunta la fobia che potesse venirmi un attacco cardiaco. Neanche l'elettrocardiogramma è servito a tranquillizzarmi." ( Bazen gecenin bir yarısı kaygıyla uyanıyordum. İlk birkaç ay her şeyi hafife aldım ama uzun vadede işler daha da kötüye gitti. Kaygının üstüne bir de kalp krizi geçirebileceğim korkusu eklendi. Elektrokardiyogram bile beni rahatlatamadı.)
- Verbo "Aggiungere" (Eklemek) / Participio passato "Aggiunto"
Hatta bile. / İt. " A volta mi svegliavo nel cuore della notte per l'ansia. Per i primi mesi ho sottovalutato il tutto, ma poi a lungo andare le cose sono peggiorate. All'ansia si è aggiunta la fobia che potesse venirmi un attacco cardiaco. Neanche l'elettrocardiogramma è servito a tranquillizzarmi." ( Bazen gecenin bir yarısı kaygıyla uyanıyordum. İlk birkaç ay her şeyi hafife aldım ama uzun vadede işler daha da kötüye gitti. Kaygının üstüne bir de kalp krizi geçirebileceğim korkusu eklendi. Elektrokardiyogram bile beni rahatlatamadı.)
A volta mi svegliavo nel cuore della notte per l'ansia. Per i primi mesi ho sottovalutato il tutto, ma poi a lungo andare le cose sono peggiorate. ( Bazen gecenin bir yarısı kaygıyla uyanıyordum. İlk birkaç ay her şeyi hafife aldım ama uzun vadede işler daha da kötüye gitti.)
é il tempo per pagare. (Şimdi ödeme zamanı). / İt. O " Il momento di pagare" - "Il momento di pagare la merce desiderata ". ( İstenilen malın bedelini ödeme anı)
Başlamak. / İt.
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità."
(2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità."
(2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
Durum, vaziyet, ahval. / İt.
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità."
(2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
" Nell'estate del 2021 la situazione mi è sfuggita di mano tanto da iniziare a soffrire di insonnia. Il tutto ha avuto ripercussioni sulla mia quotidianità."
(2021 yazında işler o kadar kontrolden çıktı ki uykusuzluk çekmeye başladım. Bütün bunların günlük hayatıma yansımaları oldu.)
Ek olarak, üstüne ,ilaveten. / İt.
" A volta mi svegliavo nel cuore della notte per l'ansia. Per i primi mesi ho sottovalutato il tutto, ma poi a lungo andare le cose sono peggiorate. All'ansia si è aggiunta la fobia che potesse venirmi un attacco cardiaco. Neanche l'elettrocardiogramma è servito a tranquillizzarmi."
( Bazen gecenin bir yarısı kaygıyla uyanıyordum. İlk birkaç ay her şeyi hafife aldım ama uzun vadede işler daha da kötüye gitti. Kaygının üstüne bir de kalp krizi geçirebileceğim korkusu eklendi. Elektrokardiyogram bile beni rahatlatamadı.)
- Verbo "Aggiungere" (Eklemek) / Participio passato "Aggiunto"
Hatta bile. / İt.
" A volta mi svegliavo nel cuore della notte per l'ansia. Per i primi mesi ho sottovalutato il tutto, ma poi a lungo andare le cose sono peggiorate. All'ansia si è aggiunta la fobia che potesse venirmi un attacco cardiaco. Neanche l'elettrocardiogramma è servito a tranquillizzarmi."
( Bazen gecenin bir yarısı kaygıyla uyanıyordum. İlk birkaç ay her şeyi hafife aldım ama uzun vadede işler daha da kötüye gitti. Kaygının üstüne bir de kalp krizi geçirebileceğim korkusu eklendi. Elektrokardiyogram bile beni rahatlatamadı.)
Svegliare (Uyanmak). / İt.
- Indicativo passato prossimo:
io ho svegliato
- Indicativo imperfetto
io svegliavo
A volta mi svegliavo nel cuore della notte per l'ansia. Per i primi mesi ho sottovalutato il tutto, ma poi a lungo andare le cose sono peggiorate. ( Bazen gecenin bir yarısı kaygıyla uyanıyordum. İlk birkaç ay her şeyi hafife aldım ama uzun vadede işler daha da kötüye gitti.)
Cercherò di raccontare la mia storia nel modo più esaustivo possibile. (Hikayemi olabildiğince kapsamlı bir şekilde anlatmaya çalışacağım.)
é il tempo per pagare. (Şimdi ödeme zamanı). / İt.
O " Il momento di pagare"
- "Il momento di pagare la merce desiderata ". ( İstenilen malın bedelini ödeme anı)
Pangs of love: Aşk acısı.