Dünyada ' Üç grup' insan var.. Bir şeyi yapan ve üreten ' Küçük' seçilmiş grup. Birşey yapılmasını seyreden 'Büyükçe' bir grup. Ne olup bittiğini bilmeden yaşayan 'Muazzam ' bir kalabalık.
Madem ki başında kavak yelleri esmez oldu.. gök yüzündeki martılara el sallamıyorsun artık. Ve düşlerini siyaha boyuyorsun, sürekli hüzünlenip, denizin dalgasındaki coşkuyu hissedemiyorsun madem ki.. Kristal vazoyu kırma vaktidir efenim.. Her bir parçasında lime lime dağılma vaktidir..
o güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler.. eksiliyor, hayatımıza ‘’anlam katan ‘’ insanlar. gerisi ise dehrin kuyularına bilincimiz ve bedenimizi bırakmak... ve değişim ve alışmaya çalışmak yokluklarına.. hep kaçtığımı söyledin ya, belki de senden bulaşmıştır. :)
tedavülden kalkmak ve tedavülden kaldırmak ayrı ayrı şeylerdir.. ve her iki halde, aslında tavırlar / sözler/ davranışlar silsilesidir.. kişilerin herhangi bir özelliği (gurur,takıntı veya adına her ne halt dersen) manalı manasız diye değerlendirilmez.. sadece ‘’benden farklı’’ demek lüksüne sahipsindir.. evvelen,senin hâl’in, uyumlu hâl olabilmeli kii , tedavül devam edebilsin…
kendi alevinle yakmaya hazırlamalısın kendini..
önce kül olmadan, nasıl yeni olabilirsin kii..
Çok hamiyetperversin, lâkin eriyip gidiyorsun..
Güzel şiirler söylersin ama kendini heder ediyorsun..
Dünyada ' Üç grup' insan var..
Bir şeyi yapan ve üreten ' Küçük' seçilmiş grup.
Birşey yapılmasını seyreden 'Büyükçe' bir grup.
Ne olup bittiğini bilmeden yaşayan 'Muazzam ' bir kalabalık.
kristal düşler..
hümanist çağrışımlar..
vee bostan korkuluğu :)
çünkü onlar, gitmelerine rağmen ‘’hep kalanlardır’’..
çünkü onlar, hep sevilen (ecek) olanlardır..
Madem ki başında kavak yelleri esmez oldu.. gök yüzündeki martılara el sallamıyorsun artık.
Ve düşlerini siyaha boyuyorsun, sürekli hüzünlenip,
denizin dalgasındaki coşkuyu hissedemiyorsun madem ki..
Kristal vazoyu kırma vaktidir efenim..
Her bir parçasında lime lime dağılma vaktidir..
yitirmektir belki bulmayı anlamlı kılan..
o güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler..
eksiliyor, hayatımıza ‘’anlam katan ‘’ insanlar.
gerisi ise dehrin kuyularına bilincimiz ve bedenimizi bırakmak...
ve değişim ve alışmaya çalışmak yokluklarına..
hep kaçtığımı söyledin ya, belki de senden bulaşmıştır. :)
tedavülden kalkmak ve tedavülden kaldırmak ayrı ayrı şeylerdir..
ve her iki halde, aslında tavırlar / sözler/ davranışlar silsilesidir..
kişilerin herhangi bir özelliği (gurur,takıntı veya adına her ne halt dersen) manalı manasız diye değerlendirilmez..
sadece ‘’benden farklı’’ demek lüksüne sahipsindir..
evvelen,senin hâl’in, uyumlu hâl olabilmeli kii , tedavül devam edebilsin…
Gerçekle hayalin bariz farkı , uzağa atarsın yakına düşer.
Öyle anlar ,öyle simalar vardır kii ,unutmak istersin aklına düşer.