Sözcük anlamıyla zıtlık; karşıtlık, karşıt olma, çelişki olarak ele alınmasına rağmen, gerçek anlamda zıtlık bir çelişki yada ters düşmek değildir. Zıtlık kavramına geniş kapsamıyla bakıldığında, evrende her şeyin zıtlıklar dengesi içinde oluştuğunu ve olguların birbirini tamamladığını görürüz. Ve de olguları bir tür test etme, fark etme imkanına sahip oluruz. Olguların zıtlıklar içinde bulunması eksiklik ya da uyumsuzluk deiğldir. Güzelle kötüyü, doğru ile yanlışı, karanlık ile aydınlığı, hayatla ölümü mukayese imkanımız zıtlık kavramı içinde anlamını bulmaktadır. Bu sosyal yapıda da, biçimsel yapıda da böyledir ve zıtlık yoksa hareket yoktur, varlık yoktur, süreç yoktur
hayat, iki ezan arası bir lahza bir muamma; anların anlamların/anlamlandırmaların ardında girift bir derya ve sevda, an-a anlamı giydiren kıymet biçilemeyen parça
Sükûtumun baş-harfi, Elemlerimin cümle hecesi Adın dokununca içime, Yüreğim cevap/sızlanıyor.. Her satır başı hüzünlerdesin, Silkelesem de dökülmüyorsun,satırlarımdan Tut artık düşlerimin ellerinden Ya da azat et Azat et beni kendinden
Geçmiş zamanda başladık yazılmaya, şimdiki zamana yenildik. Biz iki özne bir cümleye yetemedik. İkimiz bir olup ta bir yükleme denk gelemedik. Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde, ayrı sevdaları taşıyoruz anlam diye. Nesne acı, yüklem ayrılık. Sen ihanete eş anlam, Ben kendi cümlesinde kaybolmuş gizli özne
kuytularda çürüyen de sınavını çürümekle vermiş oluyor işte.. ama belki sandığımız kadar zorlanmıyordur. ağacı çiçeklerle bezeyen, her derde derman olan ona da bir kolaylık veriyordur mutlaka.. ama kuytulardakileri fark edemeyen gözler de sınıfta kalıyor ki ne acı, aslında ‘’ ümitsizlik ‘’ dediğimiz şey de bir tercihtir belki :) iyi de insan ümitsizliğe - melankoliye niye meyyaldir? . . mazoşistmiyiz acaba ya da neden böyleyiz.:P dram seviyoruz resmen, damar şarkıların çokça dinlenmesi de bundadır her hal :))
İlk gençlik çağlarında hoşlandığı kızın ( erkeğin ) karşısında otururken , konuşurken, yemek yerken.... eli ayağı dolaşan neslin son temsilcisileriyiz her hal.. oysa yeni jenerasyon böyle mi ? rahatlar, etraftakileri rahatsız edecek kadar rahatlar.. her ikisi de tamamen doğru değil gibime geliyor.. dozu tutturmak mühim mesele :Pp
Sözcük anlamıyla zıtlık; karşıtlık, karşıt olma, çelişki olarak ele alınmasına rağmen, gerçek anlamda zıtlık bir çelişki yada ters düşmek değildir.
Zıtlık kavramına geniş kapsamıyla bakıldığında, evrende her şeyin zıtlıklar dengesi içinde oluştuğunu ve olguların birbirini tamamladığını görürüz.
Ve de olguları bir tür test etme, fark etme imkanına sahip oluruz.
Olguların zıtlıklar içinde bulunması eksiklik ya da uyumsuzluk deiğldir.
Güzelle kötüyü, doğru ile yanlışı, karanlık ile aydınlığı, hayatla ölümü
mukayese imkanımız zıtlık kavramı içinde anlamını bulmaktadır.
Bu sosyal yapıda da, biçimsel yapıda da böyledir
ve zıtlık yoksa hareket yoktur, varlık yoktur, süreç yoktur
fasıla uzun sürmüştü mîr’im..
özlemiştik çok..
her hâlimi anlamsız bulup, beni azarlamalarını da :)
envai çeşit pastalarla kutlamalı dönüşünü.
hoş amedî :)
Mizacında mizacımı bulduğum,
Zıtlığında mana dolduğum
Beni anlar ve İçimdeki şeylere hükmeder
’Kaybolmam’’ zira bütün yollarım sana gider
Espoir-
hayat,
iki ezan arası bir lahza bir muamma;
anların anlamların/anlamlandırmaların ardında girift bir derya
ve sevda,
an-a anlamı giydiren kıymet biçilemeyen parça
Sükûtumun baş-harfi,
Elemlerimin cümle hecesi
Adın dokununca içime,
Yüreğim cevap/sızlanıyor..
Her satır başı hüzünlerdesin,
Silkelesem de dökülmüyorsun,satırlarımdan
Tut artık düşlerimin ellerinden
Ya da azat et
Azat et beni kendinden
Geçmiş zamanda başladık yazılmaya, şimdiki zamana yenildik.
Biz iki özne bir cümleye yetemedik.
İkimiz bir olup ta bir yükleme denk gelemedik.
Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde, ayrı sevdaları taşıyoruz anlam
diye.
Nesne acı, yüklem ayrılık.
Sen ihanete eş anlam,
Ben kendi cümlesinde kaybolmuş gizli özne
İnsandır işte güler, ağlar..
coşun halleri de vardır, hüzünlü de.
yeter ki Allah, kişiliğine zeval vermesin, değerlerinden mahrum etmesin :)
kuytularda çürüyen de sınavını çürümekle vermiş oluyor işte.. ama belki sandığımız kadar zorlanmıyordur.
ağacı çiçeklerle bezeyen, her derde derman olan ona da bir kolaylık veriyordur mutlaka..
ama kuytulardakileri fark edemeyen gözler de sınıfta kalıyor ki ne acı,
aslında ‘’ ümitsizlik ‘’ dediğimiz şey de bir tercihtir belki :)
iyi de insan ümitsizliğe - melankoliye niye meyyaldir? . .
mazoşistmiyiz acaba ya da neden böyleyiz.:P
dram seviyoruz resmen, damar şarkıların çokça dinlenmesi de bundadır her hal :))
varlığımla anlamlanır varlığın..
‘’ben varsam ‘’ en güzeldir, bu günün ve yarının :))
İlk gençlik çağlarında hoşlandığı kızın ( erkeğin ) karşısında otururken , konuşurken, yemek yerken....
eli ayağı dolaşan neslin son temsilcisileriyiz her hal..
oysa yeni jenerasyon böyle mi ?
rahatlar, etraftakileri rahatsız edecek kadar rahatlar..
her ikisi de tamamen doğru değil gibime geliyor.. dozu tutturmak mühim mesele :Pp