…. EXiT FINAL ….. Ipin ucunu cekiverince Sallanir durur topuz yeri kör dügümün Burasi.. Umum kapisidir kerhanesine girmeden önceki dünyanin Köse bucak bozuk paradan daha metalik ve soguk Pencereden bakislari asili kalan Ve antikaciya düsmeden en son yanardag sehirlerinin külü dumanindan Veba ve verem salginlaryla birlikte koyun koyuna yatak dösek escinsel Üzerinde henüz hic bir antibiyotik denenmemisti bronz renginin Soy sop carpik ciflestirilmesi yapilmamisti kimseyi bulamayinca Meyhanede sizip kalan barlar fahiseler sokaginin Cok ara bir yerde bogulup kaldigindan midir nedir epik lirik didaktik pastoral Sesinde küf Cigliginda kurrabiye ezmesi lüks mekanli kan pihtisi Kadehi devirdikten sonra örtüsünü diledigi sarhosluga boyayan yatak yorgan Bütün döküntülerini insan posetli pervarzatif dokunus ve temasina Yaltak kaltak buz dolabi iliskisi yasayan Dügmenin orta ilik deligini bir türlü tutturmaktiysa maksat Iste cökmeye basladi en kirilgan yerinden dünya, daglarin boyu Dalgalarin köpügü Kumlara kumsallara kurulmus bir aksam sofrasi gibi ruj dudakli Su ve yakamoz nasil neresi yahut kim olursa olsun Sanilir ki öbür tarafa gecince gökkusaginin her yer rüyalar alemi Kirar gecirir beyaz leke siyah tül En cok yoksul yerinden parlar cünkü artik ata binmesini unutmus dizgin Yorgunlugu yüzünden okundugu Konvaya gire cika kazildigi yerden ölü cikan defile ve defin Pür tetikteki aksafonum saksafonum bekle hele.. Ipini cekince devresi degisiyor güzelliginin, iptal oluyor sevismeleri Kendini berdusa vurmus kedi kostümlü kadinin Kuru temizlikcideymis parcalarini ancak doktor seansindan Ve hamile rengini kumaslanan herkesten Nereye savrulursa savrulsun ok vuruyor mizrak deliyor Kaybettikce kaybediyor hayat Venüsün kacinci ay basiydi kimbilir bugün.. Kacin kurrasindaydi exit insan yilkisi turnike final Saksafonum saksafonum sen zil zurnayken duyamadim Herkes mi dedim ben.. Icinde kimlerin olmadigi Herkes mi, .. herkes
….. DEJAVU …. Döner cark isler kumbara yürür müddet Yasam sermayesini günden güne calip satarak insandan Kalmissa eger eskici teknesinde kelepirdir Hizla tüketilen hersey arasinda Aklin hazinesine Zihnin bohcasina Günün karakterine ve kimligine imyasina hayatin Karanligini ve karadeliklerini desip oyarak kalintilardan ölü cikan Vardi ya hani, Aristo ben bilmem eflatun devleti bilir diyor Eflatunsa ben bilmem onurlu erdemli itibarli insan sokrates bilir diyor Sokrates kimse bilmez ben de bilmem ammmaaaaa diyor Dante seytanin cani cehenneme Idealistler metafizikciler biz bilmeyiz öte dünyalar bilir diyor Ispinoza ve ötekiler herseyden süphe duyarim baska sey bilmem diyor Hegel hersey degisir dönüsür birikir Patlar infilak eder tek bildigim sey budur diyor Ruh bilmez madde bilir diyor iki kafadar marks engels Kimse bilmez bankalar borsalar bilir diyor Korsan kafa global sirketci Blackrok gibiler vesair Türk medya fantazi fahiseligiyse ben bilmem Benim bilmedigim herkesi ve herseyi esim bilir kaynatip onatiyor Dejavu…! Veni Vidi.. Yuro dolar böylece onbir yirmi Yokluga ve zikkimin köküne denk gelen Zemberekten sarmaldan
….. EKXENTRAL DÖNGÜ …. Demek sen de bilmiyorsun Hay aksi sey, bilmiyorsun sen de demek.. Gir günahima sevabimiz olsun gövdeye koza Yayilsin gece, sevinsin sokak, kilit kapi en baygin yerlerinde bulussun Sokulmus saklanmis güne konak ve enine boyuna konuk Parfümün püskürttügü kokulardan icerek Herseyi görünmez eden giysilerde gösterisi simsiyah Demek sen de bilmiyorsun zaptedilmemis kaleleri Tarihine damga vuran cigirdan cikmalari Yorgunluguna kurdele asilmamis zirveleri Kadin oldugun halde yalan yanlislarin büyüttügü rüya perisi sanirsin Dogdugu yerde ölmek kadar yeryüzüne Cadde isimleri nufus kagidindakinden daha tanidik gelen Geldimiydi mahle dilberliginden hic gitmeyen exentral Konusmasi bitmis sivasi boyasi dökülmüs Eski fabrikalardan bozma iflasiyla sanat galeriyi Bölündükce kirilan ve bozuldukca parcalanan Demek sen de bilmiyorsun arzusu coktandir uygun ziyareti beklemeyi Öpüsürken bir kadin nasil acilir sacilir Saran kollarina kizil ruhunu Ateslere yanarak boyanir teslim edermis Darmadagin olmak icin cirpinircasina nasil elden avuctan cikan bedenden Korlarda körüklenmekle beraber dipdiri Kalcadan gögüse emerken büyüyüp irilesen Ve atesler icinde dagilir erirken yumulup büzülen dudaklari dilleri Demek sen de bilmiyorsun taaa sokak lambalarina degin ne deprem seydir Hay ksi sey, Saydim otuz iki vagonu vardi saat yirmiüc otuz yük treninin Ekimin ve yildizlarin acelesi yoktu Otobüsten iner inmez sana karsi binalarin arasindan Gökyüzü kaybolmus yeryüzü katindan Ve gecenin giris kapisindayim Isiklari bekliyorum, saniyeleri sayiyorum Her limanda bir sevgiliden zili calip karsilikli zevkini cikarmaya Ne ayna daha sarhos Ne yol ne meyhane senden daha kolay yakin ve güzel Degil hayir Demek buralarin ertesi Yabancisiyim diyerek kacinci güne perhiz Kac bir kacamaktasin Yasamadikca kendini sen de bilmiyorsun Hay aksi..!
….. RADARA TAKILAN ….. Söküntülerden kalintilardan Yoklugu tamir etmek kadar verimsiz elverissiz Yolculuktan dönen ucaklar gibi icinde kirli ve kullanilmis nefeslerle Gökyüzüne biraktigi yerden bilmem kac bin kilometre uzakligin Geri dönüsümlerine hani nasil desem… Takil kuyruguma bize gidelim siselerinden sonraki sehirler gibidir Kafayi ve kalbi bir güzel dagitmadan cesaretin intihar yerini bulamayan Kafayi ve kalbi dagitmadan bütün kirini soysuzlugunu yutkunamayan Coktan sindirilmis irinli iltihapli kollektif sifirdaki Yolsuzlugu ipsizligi ugurszlugu tacizi talani en fahis fiyatla Nasil ucuza getirdigine sevinerek Ve nasil ucuz atlattigina zar zor hayata tutunmalarin Pirtmis poymus makarasiyla mekanigiyle Nasil olsa gecenin gözü kördür karanligindan istifade ederek Hic bilmeden niye zorla sevisir veya kim kiminle hangi geleceksizlige ortak Sahip cikilmayan tohumlasmalari ciceklenip arada sirada Dogum günlerinde veya adsiz adressiz baska baskalara Sonbaharin da elinde kalan bu adar yani… Depoda varmi diye gidip bakarak ikid bire Insana Insana.
…. OLUR MOLUR …… ölenle ölünür mü.. Olur molur . Her savrulan Isiklari kapatin Ampullerime bakin ampullerime der davranir gibi sanki O gelir bu gider öteki sallanir ha sallanir Isiklari kapa nasil olsa karanligin gözünde her yer ayni herkes zirve zibvan Nasil olsa senaryosunu yazan film istedigi zevkten sevgili yapiyor Oram olmazsa burama bakin, Buram olmazsa ciplak falima, kumda sacilmis serpilmis duran Avucladigi memelere mola vermis hicime Kemersiz fermuarsiz Bende dediydim ki mahsus cam dan kirilis kopmus seylerdir Öndeki evler arkadaki soguk fon ve arada kalmis koridorlar Kafesin icinde dügümlenmis bogulmus zamana insanlik yapmaya kalkisarak Ortaya cikan model, direksiyona bagli anahtarin catlak kontagi Harac mezat defilesinin Gerdan kürdan kolye kilot Görünür görünmez kazalar sonucu Tüpten depodan sadece gülme ve aglama krizlerine kodlanmis Iskarta salon züppeleriyle Sahil kizlari gibi hasir sapkali sepette yüzyillarin yuppi yuppi hoy Sabika dosyasinda suc orani yasadigi hayatindan cok ve yüksek Yama söker durur acikta kalan hersey Begenmedigi yerini ayip seylerle kapatarak Atkisiyla kolyesiyle korsesiyle pozuyla tozagiyla Camdan seyler gibi lakirtisina bir kere girdimiydi Bir daha tuz buz olmadikca görüntüden cikamayan Toprak tarim sanayisi her maddeden mamül Saniyede prlayip tükeniyor Her pisman olan durmaksizin ayni kulvarda yeniden Aismis kudurmustan beter fiiline Defilesi gösterisi bitince kararmis cam misali Yürüdükce bant Cözüldükce sargi Ve sarildikca öpüstükce kezzap tükürügü zehir tadinda Nasil üfürüldüyse öyle pörsüyüp sönüyor insandan kalan bosluk Kanun hukuk, Ayip mayip takip dinlemeden
….
EXiT FINAL
…..
Ipin ucunu cekiverince
Sallanir durur topuz yeri kör dügümün
Burasi..
Umum kapisidir kerhanesine girmeden önceki dünyanin
Köse bucak bozuk paradan daha metalik ve soguk
Pencereden bakislari asili kalan
Ve antikaciya düsmeden en son yanardag sehirlerinin külü dumanindan
Veba ve verem salginlaryla birlikte koyun koyuna yatak dösek escinsel
Üzerinde henüz hic bir antibiyotik denenmemisti bronz renginin
Soy sop carpik ciflestirilmesi yapilmamisti kimseyi bulamayinca
Meyhanede sizip kalan barlar fahiseler sokaginin
Cok ara bir yerde bogulup kaldigindan midir nedir epik lirik didaktik pastoral
Sesinde küf
Cigliginda kurrabiye ezmesi lüks mekanli kan pihtisi
Kadehi devirdikten sonra örtüsünü diledigi sarhosluga boyayan yatak yorgan
Bütün döküntülerini insan posetli pervarzatif dokunus ve temasina
Yaltak kaltak buz dolabi iliskisi yasayan
Dügmenin orta ilik deligini bir türlü tutturmaktiysa maksat
Iste cökmeye basladi en kirilgan yerinden dünya, daglarin boyu
Dalgalarin köpügü
Kumlara kumsallara kurulmus bir aksam sofrasi gibi ruj dudakli
Su ve yakamoz nasil neresi yahut kim olursa olsun
Sanilir ki öbür tarafa gecince gökkusaginin her yer rüyalar alemi
Kirar gecirir beyaz leke siyah tül
En cok yoksul yerinden parlar cünkü artik ata binmesini unutmus dizgin
Yorgunlugu yüzünden okundugu
Konvaya gire cika kazildigi yerden ölü cikan defile ve defin
Pür tetikteki aksafonum saksafonum bekle hele..
Ipini cekince devresi degisiyor güzelliginin, iptal oluyor sevismeleri
Kendini berdusa vurmus kedi kostümlü kadinin
Kuru temizlikcideymis parcalarini ancak doktor seansindan
Ve hamile rengini kumaslanan herkesten
Nereye savrulursa savrulsun ok vuruyor mizrak deliyor
Kaybettikce kaybediyor hayat
Venüsün kacinci ay basiydi kimbilir bugün..
Kacin kurrasindaydi exit insan yilkisi turnike final
Saksafonum saksafonum sen zil zurnayken duyamadim
Herkes mi dedim ben..
Icinde kimlerin olmadigi
Herkes mi,
.. herkes
Seyfi
…..
DEJAVU
….
Döner cark isler kumbara yürür müddet
Yasam sermayesini günden güne calip satarak insandan
Kalmissa eger eskici teknesinde kelepirdir
Hizla tüketilen hersey arasinda
Aklin hazinesine
Zihnin bohcasina
Günün karakterine ve kimligine imyasina hayatin
Karanligini ve karadeliklerini desip oyarak kalintilardan ölü cikan
Vardi ya hani,
Aristo ben bilmem eflatun devleti bilir diyor
Eflatunsa ben bilmem onurlu erdemli itibarli insan sokrates bilir diyor
Sokrates kimse bilmez ben de bilmem ammmaaaaa diyor
Dante seytanin cani cehenneme
Idealistler metafizikciler biz bilmeyiz öte dünyalar bilir diyor
Ispinoza ve ötekiler herseyden süphe duyarim baska sey bilmem diyor
Hegel hersey degisir dönüsür birikir
Patlar infilak eder tek bildigim sey budur diyor
Ruh bilmez madde bilir diyor iki kafadar marks engels
Kimse bilmez bankalar borsalar bilir diyor
Korsan kafa global sirketci
Blackrok gibiler vesair
Türk medya fantazi fahiseligiyse ben bilmem
Benim bilmedigim herkesi ve herseyi esim bilir kaynatip onatiyor
Dejavu…! Veni Vidi..
Yuro dolar böylece onbir yirmi
Yokluga ve zikkimin köküne denk gelen
Zemberekten sarmaldan
Seyfi
…..
EKXENTRAL DÖNGÜ
….
Demek sen de bilmiyorsun
Hay aksi sey, bilmiyorsun sen de demek..
Gir günahima sevabimiz olsun gövdeye koza
Yayilsin gece, sevinsin sokak, kilit kapi en baygin yerlerinde bulussun
Sokulmus saklanmis güne konak ve enine boyuna konuk
Parfümün püskürttügü kokulardan icerek
Herseyi görünmez eden giysilerde gösterisi simsiyah
Demek sen de bilmiyorsun zaptedilmemis kaleleri
Tarihine damga vuran cigirdan cikmalari
Yorgunluguna kurdele asilmamis zirveleri
Kadin oldugun halde yalan yanlislarin büyüttügü rüya perisi sanirsin
Dogdugu yerde ölmek kadar yeryüzüne
Cadde isimleri nufus kagidindakinden daha tanidik gelen
Geldimiydi mahle dilberliginden hic gitmeyen exentral
Konusmasi bitmis sivasi boyasi dökülmüs
Eski fabrikalardan bozma iflasiyla sanat galeriyi
Bölündükce kirilan ve bozuldukca parcalanan
Demek sen de bilmiyorsun arzusu coktandir uygun ziyareti beklemeyi
Öpüsürken bir kadin nasil acilir sacilir
Saran kollarina kizil ruhunu
Ateslere yanarak boyanir teslim edermis
Darmadagin olmak icin cirpinircasina nasil elden avuctan cikan bedenden
Korlarda körüklenmekle beraber dipdiri
Kalcadan gögüse emerken büyüyüp irilesen
Ve atesler icinde dagilir erirken yumulup büzülen dudaklari dilleri
Demek sen de bilmiyorsun taaa sokak lambalarina degin ne deprem seydir
Hay ksi sey,
Saydim otuz iki vagonu vardi saat yirmiüc otuz yük treninin
Ekimin ve yildizlarin acelesi yoktu
Otobüsten iner inmez sana karsi binalarin arasindan
Gökyüzü kaybolmus yeryüzü katindan
Ve gecenin giris kapisindayim
Isiklari bekliyorum, saniyeleri sayiyorum
Her limanda bir sevgiliden zili calip karsilikli zevkini cikarmaya
Ne ayna daha sarhos
Ne yol ne meyhane senden daha kolay yakin ve güzel
Degil hayir
Demek buralarin ertesi
Yabancisiyim diyerek kacinci güne perhiz
Kac bir kacamaktasin
Yasamadikca kendini sen de bilmiyorsun
Hay aksi..!
Seyfi
…..
RADARA TAKILAN
…..
Söküntülerden kalintilardan
Yoklugu tamir etmek kadar verimsiz elverissiz
Yolculuktan dönen ucaklar gibi icinde kirli ve kullanilmis nefeslerle
Gökyüzüne biraktigi yerden bilmem kac bin kilometre uzakligin
Geri dönüsümlerine hani nasil desem…
Takil kuyruguma bize gidelim siselerinden sonraki sehirler gibidir
Kafayi ve kalbi bir güzel dagitmadan cesaretin intihar yerini bulamayan
Kafayi ve kalbi dagitmadan bütün kirini soysuzlugunu yutkunamayan
Coktan sindirilmis irinli iltihapli kollektif sifirdaki
Yolsuzlugu ipsizligi ugurszlugu tacizi talani en fahis fiyatla
Nasil ucuza getirdigine sevinerek
Ve nasil ucuz atlattigina zar zor hayata tutunmalarin
Pirtmis poymus makarasiyla mekanigiyle
Nasil olsa gecenin gözü kördür karanligindan istifade ederek
Hic bilmeden niye zorla sevisir veya kim kiminle hangi geleceksizlige ortak
Sahip cikilmayan tohumlasmalari ciceklenip arada sirada
Dogum günlerinde veya adsiz adressiz baska baskalara
Sonbaharin da elinde kalan bu adar yani…
Depoda varmi diye gidip bakarak ikid bire
Insana
Insana.
Seyfi
….
OLUR MOLUR
……
ölenle ölünür mü..
Olur molur .
Her savrulan
Isiklari kapatin
Ampullerime bakin ampullerime der davranir gibi sanki
O gelir bu gider öteki sallanir ha sallanir
Isiklari kapa nasil olsa karanligin gözünde her yer ayni herkes zirve zibvan
Nasil olsa senaryosunu yazan film istedigi zevkten sevgili yapiyor
Oram olmazsa burama bakin,
Buram olmazsa ciplak falima, kumda sacilmis serpilmis duran
Avucladigi memelere mola vermis hicime
Kemersiz fermuarsiz
Bende dediydim ki mahsus cam dan kirilis kopmus seylerdir
Öndeki evler arkadaki soguk fon ve arada kalmis koridorlar
Kafesin icinde dügümlenmis bogulmus zamana insanlik yapmaya kalkisarak
Ortaya cikan model, direksiyona bagli anahtarin catlak kontagi
Harac mezat defilesinin
Gerdan kürdan kolye kilot
Görünür görünmez kazalar sonucu
Tüpten depodan sadece gülme ve aglama krizlerine kodlanmis
Iskarta salon züppeleriyle
Sahil kizlari gibi hasir sapkali sepette yüzyillarin yuppi yuppi hoy
Sabika dosyasinda suc orani yasadigi hayatindan cok ve yüksek
Yama söker durur acikta kalan hersey
Begenmedigi yerini ayip seylerle kapatarak
Atkisiyla kolyesiyle korsesiyle pozuyla tozagiyla
Camdan seyler gibi lakirtisina bir kere girdimiydi
Bir daha tuz buz olmadikca görüntüden cikamayan
Toprak tarim sanayisi her maddeden mamül
Saniyede prlayip tükeniyor
Her pisman olan durmaksizin ayni kulvarda yeniden
Aismis kudurmustan beter fiiline
Defilesi gösterisi bitince kararmis cam misali
Yürüdükce bant
Cözüldükce sargi
Ve sarildikca öpüstükce kezzap tükürügü zehir tadinda
Nasil üfürüldüyse öyle pörsüyüp sönüyor insandan kalan bosluk
Kanun hukuk,
Ayip mayip takip dinlemeden
Seyfi
Cizginin neresinde olursan ol, ister aksam ister sabah hangi vakitte hangi cag; sir, gizem, fanus, cam,kilit, yahut kör dügümlerden coook öncedir söz, sihhat, uslu delilik manyak akillilik ötesi hece yazi yahut insanlik...