Cünkü her uyusmaz anlasmazligin korkuyu korkuyla bastirip besleyen kayitsiz ilgisiz uzak ve kenardan donmus saplanmis kalmisliginda, üstünde tasidigi bütün degerleriyle birlikte kendini ölüme birakarak terkettigi yoksunlugun yerini alismis kaniksamis kalip kapsül ve kafeslerin bütün ölümcül bagililiklari ve olumsuzluklari güdümüne girer ve yaratiklasir insan. Zeytinlikleri tarlalari baglari bahceleri sonu gelmeyecek hirs ihtiras vurgun talan ve doyumsuzluk zehirlenmeleri ve sapkinlikari ugruna yakip yikip kökünü kaziyarak bütün duygusu düsüncesi ilgisi niyeti cabasi gayreti özel imtiyazli sahsina müstakil her inandigi ve buyurdugunu saplantili egilimleri kutsanmis vazgecilmezler olarak dayatip direterek yerine fiyakasi insanligi bitmis kopmus sonlanmis sosyetik görsellerle yamali tatillesme ve betonlasma kurakligini cöllestiren azmis kudurmusluklarla uc ve boy veren sebeplere dayali sapkinliklarin temelini yaratiklastikca yahut istekleri sendeleyip aksadikca sapkinligina boyut ve derinlik artirmaya dayandigi ve nereye varacagi bastan belli yikimlarla, insaniyla beraber dünyanin son halini cehenneme cevirerek yaratiklastikca doyumsuzlugunu ölüm zulüm cerahatiyle kandirip avutan soysuz murdar yikim. ( Charles Dikens Yazilimli Devrik Günceden )
Ahhh o Yalnizlik..! Ordan UKRAYNA`ya bir kac cümleyle gelecek olursak , vari yogu yerle bir edilmis ve yitirdigi huzuru bulmaya dünyada gidecek -kalacak yer bulamayan insan seli ve sürklemelerinibütün acilariyla birlikte bakip seyrederek ; Yeni Dünya Düzeni ortak kurucularindan birileri de, kendi durum veya konumlari geregi ( teknoloji ilim bilim yenilemesi veya agir sanayi yatirimlarini tüm kurallarina sadik kalinarak isgalci-yagmaci usullere tam uyum saglama sartiyla ezen soyan sömüren dünya sülükleriyle birlikte ) ayni maksat niyetler karaktersizliginin ortak HORMON künyesine markalanip mayalanmis olan Ruya ve Cin idi. Cin alttan alta yayilip dünyayi sinsi derinlikten saran hegomonya girisimciligini kendi ana rahmi icindeki büyüme tohumlanmasiyla eritip asilandirirken, Rusya`da rakipsiz yakilmis yikilmis ve yagmalanmis yeryüzü cografyalarinin `davet edilerek ganimete cöken ` eksik artirim kismina ilisip BOP ESBASKANLIGININ uluslararasi savas ve silah AGALIGI ve tüccarligi kismini dolgulamaktaydi.
Cöküntü ve patlamadan sonra varilan sonucu kimi zarar ziyan kayiplarina ve her seye ragmen büyük zafer olarak gören KENT SOYLU düzenegin sahip ve hakimleri, ölenlerinden geri kalanlarini toplayarak yükleyen asansörlerle kömür yutup simsiyah zehir kusmaya gömülüp kaybolan insanlarin tabutuyla vedalasir gibi, yenilgiler altinda kalms umudu hayali yarin birgün kaldigi yerden ve yeniden olmayan yagligina sararak bitmeyen bir hayalin birgün bir yerde bir sekilde uyanacagi sicakligiyla birlikte Ettine, neredeyse tüm ailesini Kent Soylularin onur kural kanun vicdan ahlak tanimayan doyumsuz sömürü kosullarinda maden ocaklarina yitirmis kurban vermis; ve yasadiklari hayatin kiracisi olarak yasadigi sürede Etinne`nin yemegini pisirip yatagini elbisesini yikayip temizleyen Macheude`de ( jandarmanin yaylim atesinde ölen Macheu`nun karisi ) kuyuya inan asansördedir artik. Etinne böylece birer ikiser vedalasarak GERMANDEL`in öyküsünden uzaklasip ayrildigi ve bilinmedik bir yerden birgün gelecek olan Devrimi; ( Rus Ekim devrimi ) Suvarinle`yse taaa GALYALI`larin Romali`lara karsi boyun egmeyen kontrolsüz karsi koyus geleneginin günümüz haksiz hukuksuz yalan talan yagma ölüm zulümleriyle Yeni Dünya Düzeni olarak dünyayi calistirip insanligi isletmekte korkunc yozlasma ve cürümelere karsi hapsedildigi esaret kabuklarindan patlayip fiskirarak tepkisel duyarlilik gösteren anarsist kalkismali SARI YELEKLiLER olarak gecmis tarihini yazar GERMADEL`de Emile Zola.
Belli dir ki, Germandel `in bilhassa ücyüz altmisinci ve ona yakin sayfalari boool bol özetlik halnden genisletip ASKI MEMNU olarak yazip basip dagitan Halit Ziya Usakligil`se, Tipki Zola gibi yüksek egitim ve ögretim görmemesini babasinin dededen kalma Hali Tüccarligi isinde calisarak; Serveti Funun`a bagli Recaizade Mahmut Ekren tesvikiyle Fecri Ati gurubuna dahil olmus, fakat Fecri Atid aha sonra dislaninca kendi icine kapanip küserek uzun süre edebiyata el sürmemis; Nevruz, Hizmet gibi gazete -dergilerde yazdiklarini yayinlayip, neredeyse Türk sair-romanciliginin bildik tanidik MEMURLUGA dayali döseli aliskanligini Osmanli Bankasi, Ilk Mecliste Ayan vesair bir dizi daire merci ve makamlarda mühür basmis, kalem oynatmis. En önemlisiyse, sadece Izmir Lisesi`nde Fransizca ögretmenligi degil, Fransiz Edebiyati`ndan da esinlenip hayran kaldiklarindan cevriler yapmis. Nemide, Bir Ölüm Defteri, Ferdi ve Sürekasi, Mai ve Siyah gibiler yaninda, ASK-I MEMNU`da, bu bire bir esinlenmenin Germinal sayfalarinda kopyasi yazili olan, Emile Zola`alintisi gibidir. ( `Emile Zola Germinalinden Aski Memnuya `baslikli yazdiklarimdan )
Akil sagligini , mutluluk sevincini, hayal gücünü, fikir beyanini, düsünce sarmalini, umut yesertisini, yasam kurgusunu, ihtiyat örgüsünü, hayat özgürlügünü, beden sihhatini, toplum dirligini, cümle cihan varligini , kainat zenginligini , kisi haysiyet ve hassasiyetini, tüm diger nice ve sonsuzlariyla sevgi -saygi toplamiyla esitleyip ÖZGÜN KILARAK ; her yasanmisliktan dirhem tane deneyimleyip kazanilan sosyal siyasal ekonomik ve kültürel birikinim inanilir güvenilir siginagidir; akla gelmedik üfürükcü hurafelerle ve alcalip kücültüldügü karanlik kaliplarinin icinde bogulmus bunalmis tüm itiraz ve tepki duyarliligini yitirmisligin duygu düsünce yoksulluguna hükmedip yoran yöneten ve güden; hastalik darlik yokluk caresizlik zavalliligini kusatip kosulladigi sonsuz sinirsiz itaatlilige ele gecirdigi sorumluluk ve vicdan disiligin tam tersi, insanligin yerini gününü durumunu tarihini takvimini davranisini yolunu yönünü yordamini ve kalbini gösteren bir yerdi. Burada rüzgarin alnindan öper, topragin halini dilini eker bicer yorar konusur, suyun ekmegin neyle nereye kadar ne zaman kiminle nicin yetinip doyup kanacagini kendi ismi gibi bilen toplumundan ve dünyasindan emin, günesle yunur kurulanir isinir elenir belenir,her yeseren yaban otlarini dahi yazisi ve yazgisi kendi kisiligiyle özdes ve sosyal hafizayla kabullenip benimseyenligin özgün kaydina gecerek ister ezan vakti olsun, ister dünya hanindan yolcu gelip gecen iklim-mevsimler; kimse kimsenin kac gram neye inanip inanmadigini ölcüp tartmanin kuyumcusu ve kumbaraciligina bazar bezirganciligi ve sirket sahipligi etmezdi. Cünkü saat kordon kundura ev makina HASTAHANE postahane tabak canak perde paravan tekerli tekersiz her arac gerec ve vasita sadece birlikte yasamanin ortak mutluluktan kaynakli ve tedavüllü zoru kolay kilsin diyeydi . Esyalardi, dönüm dolasim daima aklin fikrin vicdanin özgürlügün ve öz güvenin haysiyetli yasam iliskilerine hesap vermekle mükellef, esyalardi piyasasi hakki hukuku en öncelikli danisip görüserek satilik olabilen;ve esyalara göre kisilik bozup kiliga kaliba girerek suretine sifatina kisiligine tüm kücük cikar dürtülerini doyurup kandirmak icin her yola gelir , her icaba uyar, her imrentiye bozulur dagilir tipteki, insanlik degil. Aplacigiiim aplacigim, olduk bittik galiba, ne dersin diye bile sormuyorum, galiba tam da öldük bittik meselesinin pasli bicak sirti, cerrah cerahat zikkimlar zivanasindayiz.
Miyop, Hipermetrop ikisi degilse ücüncüsüydü, sari nokta turuncu hormon beyaz leke simsiyah körlük karanlik, aplacigiiiiim aplacigim aplacigim, DEMANS nedir bildin mi, DEMANS..? Ufak tefek belirtilerini `bak geldim gelmekteyim geliyorum , geeeeel dim ..! ` Cinsi ve türü, hep ayni seyi tekrar edislerle, milyarlarca bilgi birikimi olmasi gerekenin ve tirilyonlarca irili ufakli an ave kilcal damarlari tahribatiyla paslanip kireclenip körelme bilinc bellek zihin akintilarinin, elektrikler kesildiginde hani, sinyal cekmediginde korunaksiz bir zindan gibi susmus sönmüs korkuya kabusa kalan insanlik atölyesi güncellemesine benzer, yumunca gözlerini kendi kayitsiz-duyarsiz hicliginin sinik bozuk berbadi icinde kaliyor, - olmadan ölmek gibi yani - duymaz bilmez görmezden gelerek, kovuldugu ve kovaladigi korku esaretine kilitli felaketiyle sürünüp sürüklenen, süpermarka gün ve gündemler.
Cünkü her uyusmaz anlasmazligin korkuyu korkuyla bastirip besleyen kayitsiz ilgisiz uzak ve kenardan donmus saplanmis kalmisliginda, üstünde tasidigi bütün degerleriyle birlikte kendini ölüme birakarak terkettigi yoksunlugun yerini alismis kaniksamis kalip kapsül ve kafeslerin bütün ölümcül bagililiklari ve olumsuzluklari güdümüne girer ve yaratiklasir insan. Zeytinlikleri tarlalari baglari bahceleri sonu gelmeyecek hirs ihtiras vurgun talan ve doyumsuzluk zehirlenmeleri ve sapkinlikari ugruna yakip yikip kökünü kaziyarak bütün duygusu düsüncesi ilgisi niyeti cabasi gayreti özel imtiyazli sahsina müstakil her inandigi ve buyurdugunu saplantili egilimleri kutsanmis vazgecilmezler olarak dayatip direterek yerine fiyakasi insanligi bitmis kopmus sonlanmis sosyetik görsellerle yamali tatillesme ve betonlasma kurakligini cöllestiren azmis kudurmusluklarla uc ve boy veren sebeplere dayali sapkinliklarin temelini yaratiklastikca yahut istekleri sendeleyip aksadikca sapkinligina boyut ve derinlik artirmaya dayandigi ve nereye varacagi bastan belli yikimlarla, insaniyla beraber dünyanin son halini cehenneme cevirerek yaratiklastikca doyumsuzlugunu ölüm zulüm cerahatiyle kandirip avutan soysuz murdar yikim. ( Charles Dikens Yazilimli Devrik Günceden )
Ahhh o Yalnizlik..!
Ordan UKRAYNA`ya bir kac cümleyle gelecek olursak , vari yogu yerle bir edilmis ve yitirdigi huzuru bulmaya dünyada gidecek -kalacak yer bulamayan insan seli ve sürklemelerinibütün acilariyla birlikte bakip seyrederek ; Yeni Dünya Düzeni ortak kurucularindan birileri de, kendi durum veya konumlari geregi ( teknoloji ilim bilim yenilemesi veya agir sanayi yatirimlarini tüm kurallarina sadik kalinarak isgalci-yagmaci usullere tam uyum saglama sartiyla ezen soyan sömüren dünya sülükleriyle birlikte ) ayni maksat niyetler karaktersizliginin ortak HORMON künyesine markalanip mayalanmis olan Ruya ve Cin idi. Cin alttan alta yayilip dünyayi sinsi derinlikten saran hegomonya girisimciligini kendi ana rahmi icindeki büyüme tohumlanmasiyla eritip asilandirirken, Rusya`da rakipsiz yakilmis yikilmis ve yagmalanmis yeryüzü cografyalarinin `davet edilerek ganimete cöken ` eksik artirim kismina ilisip BOP ESBASKANLIGININ uluslararasi savas ve silah AGALIGI ve tüccarligi kismini dolgulamaktaydi.
Cöküntü ve patlamadan sonra varilan sonucu kimi zarar ziyan kayiplarina ve her seye ragmen büyük zafer olarak gören KENT SOYLU düzenegin sahip ve hakimleri, ölenlerinden geri kalanlarini toplayarak yükleyen asansörlerle kömür yutup simsiyah zehir kusmaya gömülüp kaybolan insanlarin tabutuyla vedalasir gibi, yenilgiler altinda kalms umudu hayali yarin birgün kaldigi yerden ve yeniden olmayan yagligina sararak bitmeyen bir hayalin birgün bir yerde bir sekilde uyanacagi sicakligiyla birlikte Ettine, neredeyse tüm ailesini Kent Soylularin onur kural kanun vicdan ahlak tanimayan doyumsuz sömürü kosullarinda maden ocaklarina yitirmis kurban vermis; ve yasadiklari hayatin kiracisi olarak yasadigi sürede Etinne`nin yemegini pisirip yatagini elbisesini yikayip temizleyen Macheude`de ( jandarmanin yaylim atesinde ölen Macheu`nun karisi ) kuyuya inan asansördedir artik. Etinne böylece birer ikiser vedalasarak GERMANDEL`in öyküsünden uzaklasip ayrildigi ve bilinmedik bir yerden birgün gelecek olan Devrimi; ( Rus Ekim devrimi ) Suvarinle`yse taaa GALYALI`larin Romali`lara karsi boyun egmeyen kontrolsüz karsi koyus geleneginin günümüz haksiz hukuksuz yalan talan yagma ölüm zulümleriyle Yeni Dünya Düzeni olarak dünyayi calistirip insanligi isletmekte korkunc yozlasma ve cürümelere karsi hapsedildigi esaret kabuklarindan patlayip fiskirarak tepkisel duyarlilik gösteren anarsist kalkismali SARI YELEKLiLER olarak gecmis tarihini yazar GERMADEL`de Emile Zola.
Belli dir ki, Germandel `in bilhassa ücyüz altmisinci ve ona yakin sayfalari boool bol özetlik halnden genisletip ASKI MEMNU olarak yazip basip dagitan Halit Ziya Usakligil`se, Tipki Zola gibi yüksek egitim ve ögretim görmemesini babasinin dededen kalma Hali Tüccarligi isinde calisarak; Serveti Funun`a bagli Recaizade Mahmut Ekren tesvikiyle Fecri Ati gurubuna dahil olmus, fakat Fecri Atid aha sonra dislaninca kendi icine kapanip küserek uzun süre edebiyata el sürmemis; Nevruz, Hizmet gibi gazete -dergilerde yazdiklarini yayinlayip, neredeyse Türk sair-romanciliginin bildik tanidik MEMURLUGA dayali döseli aliskanligini Osmanli Bankasi, Ilk Mecliste Ayan vesair bir dizi daire merci ve makamlarda mühür basmis, kalem oynatmis. En önemlisiyse, sadece Izmir Lisesi`nde Fransizca ögretmenligi degil, Fransiz Edebiyati`ndan da esinlenip hayran kaldiklarindan cevriler yapmis. Nemide, Bir Ölüm Defteri, Ferdi ve Sürekasi, Mai ve Siyah gibiler yaninda, ASK-I MEMNU`da, bu bire bir esinlenmenin Germinal sayfalarinda kopyasi yazili olan, Emile Zola`alintisi gibidir.
( `Emile Zola Germinalinden Aski Memnuya `baslikli yazdiklarimdan )
Akil sagligini , mutluluk sevincini, hayal gücünü, fikir beyanini, düsünce sarmalini, umut yesertisini, yasam kurgusunu, ihtiyat örgüsünü, hayat özgürlügünü, beden sihhatini, toplum dirligini, cümle cihan varligini , kainat zenginligini , kisi haysiyet ve hassasiyetini, tüm diger nice ve sonsuzlariyla sevgi -saygi toplamiyla esitleyip ÖZGÜN KILARAK ; her yasanmisliktan dirhem tane deneyimleyip kazanilan sosyal siyasal ekonomik ve kültürel birikinim inanilir güvenilir siginagidir; akla gelmedik üfürükcü hurafelerle ve alcalip kücültüldügü karanlik kaliplarinin icinde bogulmus bunalmis tüm itiraz ve tepki duyarliligini yitirmisligin duygu düsünce yoksulluguna hükmedip yoran yöneten ve güden; hastalik darlik yokluk caresizlik zavalliligini kusatip kosulladigi sonsuz sinirsiz itaatlilige ele gecirdigi sorumluluk ve vicdan disiligin tam tersi, insanligin yerini gününü durumunu tarihini takvimini davranisini yolunu yönünü yordamini ve kalbini gösteren bir yerdi.
Burada rüzgarin alnindan öper, topragin halini dilini eker bicer yorar konusur, suyun ekmegin neyle nereye kadar ne zaman kiminle nicin yetinip doyup kanacagini kendi ismi gibi bilen toplumundan ve dünyasindan emin, günesle yunur kurulanir isinir elenir belenir,her yeseren yaban otlarini dahi yazisi ve yazgisi kendi kisiligiyle özdes ve sosyal hafizayla kabullenip benimseyenligin özgün kaydina gecerek ister ezan vakti olsun, ister dünya hanindan yolcu gelip gecen iklim-mevsimler; kimse kimsenin kac gram neye inanip inanmadigini ölcüp tartmanin kuyumcusu ve kumbaraciligina bazar bezirganciligi ve sirket sahipligi etmezdi. Cünkü saat kordon kundura ev makina HASTAHANE postahane tabak canak perde paravan tekerli tekersiz her arac gerec ve vasita sadece birlikte yasamanin ortak mutluluktan kaynakli ve tedavüllü zoru kolay kilsin diyeydi . Esyalardi, dönüm dolasim daima aklin fikrin vicdanin özgürlügün ve öz güvenin haysiyetli yasam iliskilerine hesap vermekle mükellef, esyalardi piyasasi hakki hukuku en öncelikli danisip görüserek satilik olabilen;ve esyalara göre kisilik bozup kiliga kaliba girerek suretine sifatina kisiligine tüm kücük cikar dürtülerini doyurup kandirmak icin her yola gelir , her icaba uyar, her imrentiye bozulur dagilir tipteki, insanlik degil. Aplacigiiim aplacigim, olduk bittik galiba, ne dersin diye bile sormuyorum, galiba tam da öldük bittik meselesinin pasli bicak sirti, cerrah cerahat zikkimlar zivanasindayiz.
Subat / 22..Seyfi
……
INSAN AVAZ
….
Sifir faizlerle
Simsiyah geceyi beyazlatmak icin yagmuyordu kar
Ruhunu iylesmez urlu iltihapli yaralarin sardigi
Kalin perdelerine sokulup sarinarak karanligin
Kimsesizligiyle suskunlugun alfabesini konusa duya sogukta buzda
Kaybolup uzaklasan derinligi
Donuk buruk düsüncelerinin kilcal damarlarindan cekip cagiran
Döküldükce sineye cektiklerinin veresiye hesabiyla ödesiyor
Dibe gömülmekle disa vurmak arasinda gidip gelen ölü devriyenin
Kayboldugu yitikten belki sorarlarsa bulunurum diye
Gözde bulanik seyir, dermanda dizde onulmaz agri sanci
Sayfalari oldukca karma karisik tavsiye mektubundan kendini okuyarak
Bos buldugu soguk ve sürgünlügü egilerek selamliyor
Konsersiz klarnetsiz
Insan avaz
Seyfi Karaca…..Subat / 22
Miyop, Hipermetrop ikisi degilse ücüncüsüydü, sari nokta turuncu hormon beyaz leke simsiyah körlük karanlik, aplacigiiiiim aplacigim aplacigim, DEMANS nedir bildin mi, DEMANS..? Ufak tefek belirtilerini `bak geldim gelmekteyim geliyorum , geeeeel dim ..! ` Cinsi ve türü, hep ayni seyi tekrar edislerle, milyarlarca bilgi birikimi olmasi gerekenin ve tirilyonlarca irili ufakli an ave kilcal damarlari tahribatiyla paslanip kireclenip körelme bilinc bellek zihin akintilarinin, elektrikler kesildiginde hani, sinyal cekmediginde korunaksiz bir zindan gibi susmus sönmüs korkuya kabusa kalan insanlik atölyesi güncellemesine benzer, yumunca gözlerini kendi kayitsiz-duyarsiz hicliginin sinik bozuk berbadi icinde kaliyor, - olmadan ölmek gibi yani - duymaz bilmez görmezden gelerek, kovuldugu ve kovaladigi korku esaretine kilitli felaketiyle sürünüp sürüklenen, süpermarka gün ve gündemler.