zaman su gibi akarken, pek çok anılarımızı da sürükler götürür.. kısa bir anda uzuuun kalmış gibi oluruz da , ya tebessümle ya da hüzünle çabucak kendimize geliriz.. vee iyikiler veya keşkelerle bakar kalırız ardından. insanın hafızasından gönlüne / aklına sürekli devri daim eden bir akıştır bu….
Okuduk efenim okuduk :) Ve de defalarca okuduk ve dahi hayretle, hayranlıkla, bir anda tebessüm, bir anda hüzünle okuduk. Kaleminden düşen her kelimende , estetiğe ve derinliğe ve yeteneğe şahit olduk. Vee bir de aklımızın ipini kaçırmamak için sıkı sıkıya tuttuk :))
sana benzerdi ay, gülümsesek. güzel birşeyle aynı izlenimi bırakıyorsun, ama yok edici. ışık ödünç almada yok siz ikiniz üstüne. yanıtlanmaz birşey söylemeye can atıyorsun....
Gelecek kaygısı taşımamak.. Ne olduğu; ya da kim olduğunu umursamamacasına mutlu olmak.. Mutlu olmak için bahane aramamak.. İstediklerini planlamadan gerçekleştirmek.. Cesur olmak.. Farklı olmaya cüret etmek..
Bir aklımız şunu yapayım derken, öbür aklımız ııhh bunu yapmak daha iyi der.. Diğer aklımız aslında onu yapmalıyım derken öteki diğer aklımı yok yaa olacak şey değil diye 1 kamyon engel çıkarır… Ya beriki aklımız kesin bunu yapıyorum derken köşede bucakta kalan aklımızın da yok yok şu ihtimali de göz ardı etme diyerek gene oyun bozanlık etmesine ne demeli.. Ve sonuç, uyuşukluk, mayışıklık modu :Pp Ez cümle hiç akıl da '' çok akıl '' da iyi değil mi ne.. Aslında heer şey pirpirikliliğin sırrında gizli her hal :)))
Aslında insan, ne yardan geçmek ister , ne de serden :) Lakin bazen , hele şu yaramın kanamasını durdurayım da sonrasına ….. Bab’ından anlık tercihle, yaraya tuz basmayı bile deneyebilir :P
zaman su gibi akarken, pek çok anılarımızı da sürükler götürür..
kısa bir anda uzuuun kalmış gibi oluruz da , ya tebessümle ya da hüzünle çabucak kendimize geliriz..
vee iyikiler veya keşkelerle bakar kalırız ardından.
insanın hafızasından gönlüne / aklına sürekli devri daim eden bir akıştır bu….
Anlaman için bakmak gerekir,
Ve bakmak için görmek.
Görebilmek ise farkındalık ister.
Okuduk efenim okuduk :)
Ve de defalarca okuduk ve dahi hayretle, hayranlıkla, bir anda tebessüm, bir anda hüzünle okuduk.
Kaleminden düşen her kelimende , estetiğe ve derinliğe ve yeteneğe şahit olduk.
Vee bir de aklımızın ipini kaçırmamak için sıkı sıkıya tuttuk :))
bazen coşku, bazen hüzün..
harikaya / süpere de uçurur, off yaa ooff ile dibe de vurdurur....
sana benzerdi ay,
gülümsesek.
güzel birşeyle aynı izlenimi bırakıyorsun,
ama yok edici.
ışık ödünç almada yok siz ikiniz üstüne.
yanıtlanmaz birşey söylemeye can atıyorsun....
aslında standart bir tanımı yapılması pek de mümkün olmayan
oldukça göreceli bir kavramdır..
cahillik de, alimlik de
kime göre ?
neye göre?
Yakınlık uzaklıktan daha sıkıntılıdır.
Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır.
Gelecek kaygısı taşımamak..
Ne olduğu; ya da kim olduğunu umursamamacasına mutlu olmak..
Mutlu olmak için bahane aramamak..
İstediklerini planlamadan gerçekleştirmek..
Cesur olmak..
Farklı olmaya cüret etmek..
Bir aklımız şunu yapayım derken, öbür aklımız ııhh bunu yapmak daha iyi der..
Diğer aklımız aslında onu yapmalıyım derken öteki diğer aklımı yok yaa olacak şey değil diye 1 kamyon engel çıkarır…
Ya beriki aklımız kesin bunu yapıyorum derken köşede bucakta kalan aklımızın da yok yok şu ihtimali de göz ardı etme diyerek gene oyun bozanlık etmesine ne demeli..
Ve sonuç, uyuşukluk, mayışıklık modu :Pp
Ez cümle hiç akıl da '' çok akıl '' da iyi değil mi ne..
Aslında heer şey pirpirikliliğin sırrında gizli her hal :)))
Aslında insan, ne yardan geçmek ister , ne de serden :)
Lakin bazen , hele şu yaramın kanamasını durdurayım da sonrasına …..
Bab’ından anlık tercihle, yaraya tuz basmayı bile deneyebilir :P