Gerçekleşmeyen düşlerimiz , aklımızın bir köşesinde sürekli duran, unutamadığımız ve de ruhumuzun hiç kapanmayacak olan derin yaralarıdır.. Kayıp düşler, aslında yaşamın bize sunduğu değil, bizim cesaret edemediğimiz ya da gerçekleştirmeyi beceremediğimiz ihtimaller yumağıdır… Ama giden gitmiş, biten bitmiştir artık. Onlara takılıp kalmak yerine enerji – zaman- yetenek üçlüsünü yeni hedeflere ve yeni düşleri de kaybetmemeye yönlendirmek lazım gelir :)
biz o geminin yüzerken, arkasında bıraktığı izi sevdik. kıyıya kadar ulaşan köpüklü dalgalarını sevdik. biz '' geleceksin'' diye umutla beklemeyi sevdik, mevzu gemi değil ki :)
Mizah, ince bir zeka ürünü ise oo bravo dedirtir. Hele de tam da taşı gediğine koyan türdense güldürür, Güldürürken de düşündürür. Ama sululuk ve bayağılıktan öte gidemeyen şakalar, mizah diye yutturulmaya çalışılırsa itici gelir ve kabul görmez. Ez cümle, mizah şaka kaldırmayacak kadar ciddi bir iştir ve herkesin harcı değildir :)
İnsan, tüm bu dönüşümlerin ortasında, kendi iç sesini duymayı öğrendi… Her kayıpta biraz daha derinleşir, her yeniden başlamada biraz daha sadeleşti.. Güzellik, artık dışarıda değil, içerideydi. Ve belki de en büyük çare, o güzelliği fark edebilmekteydi.
Gönlüm uçmak dilerken semavî ülkelere;
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere...
göz hoşuna gideni sever,
akıl kendisini anlayanı sever,
ama ruh, kendine benzeyenden başkasını sevmez
Gerçekleşmeyen düşlerimiz , aklımızın bir köşesinde sürekli duran,
unutamadığımız ve de ruhumuzun hiç kapanmayacak olan derin yaralarıdır..
Kayıp düşler, aslında yaşamın bize sunduğu değil, bizim cesaret edemediğimiz ya da
gerçekleştirmeyi beceremediğimiz ihtimaller yumağıdır…
Ama giden gitmiş, biten bitmiştir artık.
Onlara takılıp kalmak yerine enerji – zaman- yetenek üçlüsünü yeni hedeflere ve yeni düşleri de
kaybetmemeye yönlendirmek lazım gelir :)
biz o geminin yüzerken, arkasında bıraktığı izi sevdik.
kıyıya kadar ulaşan köpüklü dalgalarını sevdik.
biz '' geleceksin'' diye umutla beklemeyi sevdik,
mevzu gemi değil ki :)
bazen o 'AN' çok özeldir, güzeldir..
asla unutulmaz sonsuzdur...
akla ve kalbe kazınmış izdir...
AN-ımsandıkça bile tebessüme sebeptir P
Mizah, ince bir zeka ürünü ise oo bravo dedirtir.
Hele de tam da taşı gediğine koyan türdense güldürür,
Güldürürken de düşündürür.
Ama sululuk ve bayağılıktan öte gidemeyen şakalar, mizah diye yutturulmaya çalışılırsa
itici gelir ve kabul görmez.
Ez cümle, mizah şaka kaldırmayacak kadar ciddi bir iştir ve herkesin harcı değildir :)
konusu ve nedeni insan olan,
hiç bir şey şaşırtmıyor artık beni...
mutlu olmayı yarına bırakmak,
karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer..
ve bilirsin,
o nehir asla durmaz.
İnsan, tüm bu dönüşümlerin ortasında, kendi iç sesini duymayı öğrendi…
Her kayıpta biraz daha derinleşir, her yeniden başlamada biraz daha sadeleşti..
Güzellik, artık dışarıda değil, içerideydi.
Ve belki de en büyük çare, o güzelliği fark edebilmekteydi.
çirkin nasıl güzelin içinde varsa,
güzel de çirkinin içinde
vardır...
hayat ,
bu saçmalığa varan muazzam
çelişkinin içine gömülmüştür