'Güzelliklerin doğum yeri kalptir.Kişinin gönül güzelliği davranışlarına,sözlerine yansır. Yalan ve nice kötü huyların yabani ot misali kaplandığı gönülde samimiyetin çimleri yeşeremez.'
Yalan meziyet sayiliyor ne yazik ki,suc üstü yakalanana kadar kivir kivirabildigin yere kadar. Yine de yakalanirsan, günah kecisi mi yok, geometri fizik sagolsun...
Uzak şehirlerden gelirdi sesin Bazen bir kırlangıcın kanadında Bazen bir yağmur damlasında erişirdin yüreğime Bir yetimi doyurur gibi sunardın ak ellerini Kanatlanırdı yüreğim Uçardım…
Saygi duymadiktan sonra sevmenin bir kiymeti yok...
Sonra dedim ki; Eğleniyor kendi başına ahhh neşesi yeter..
Mağlup mu desem mahçup mu
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu
Öyle bir tuhafım bu akşamüstü
Sevgilim
' ah şimdi bir dostum olsaydı, rastgele bir tavan arasında kalan, yanı başında kemanıyla mum ışığında düşünüp duran... '
hermann hesse
'bir çimen yaprağı gibi havada süzülerek peşinden geleceğim.'
La Novia / 2015
Katranı ezmekle olurmu ki şeker, Cinsine tükürdüğüm cinsine çeker.
Sonra dedim ki; orta çağ devri değil ki, 'Lambada titreyen alev üşü'sün! ..
'Güzelliklerin doğum yeri kalptir.Kişinin gönül güzelliği davranışlarına,sözlerine yansır.
Yalan ve nice kötü huyların yabani ot misali kaplandığı gönülde samimiyetin çimleri yeşeremez.'
Sonra dedim ki; ne arıyorsan o'sun sen. 😉
Kendinle başbaşa olduğunda nasıl biri olduğunu biliyorsun değil mi? İşte o sebeple bana edebiyat yapma.! Çünkü, çok ama çok komik oluyorsun.
Sonra dedim ki; Saatim hep ya sana vardır, ya seni geçer..
Sonra dedim ki; şiir su gibidir, akıp yatağını bulur...
Ateş düştüğü yeri yakıyor sadece..
Sonra dedim ki; vakit uyanma vakti...
Işıkları söndürün...
Kalk git yerine yat.
SONRA dedim ki...!
aşk mutlaktır.. algın hislerle yansın hislerle olursa.
Dedi ki.. aşk yenir mi içilir mi, yoksa kendinden geçilir mi.
Evet aşk kendinden geçilir boyuta gelince aşktır dedim.
mutluluk bahcemizde oynayan mavi cocuk gibiydi
Sonra dedim ki;
görmediğim zaman diliminde çiçeklenmişsin, bahar gelmiş yüreğine... baharın daim olsun güzel...
Ne güzel de gülüyor yüzüme? Hala sırtıma sapladığı hançerden kan damlarken toprağa.
sonra dedim ki;
sustuğu yerden vuruluyor insan...
Kırmızı ile yeşilin uyumuda hoş oldu... güzel güzel :))
Suc hep o buzagida, pariltisi gözleri hakikate karsi kör edecek kadar kamastiriyor. Halbuki, Bir Musa`nin gelmesi kadar ömürleri var...
Maskeni cikar ve gercek yüzünü göster, bak bakalim etrafinda kac kisi kalacak.
Not: sözüm son iki yilin disindadir, zira iki yildir yüzüne tükürsen yagmur sanacaklar mikrop yayilma hiziyla cogaldi.
Yalan meziyet sayiliyor ne yazik ki,suc üstü yakalanana kadar kivir kivirabildigin yere kadar. Yine de yakalanirsan, günah kecisi mi yok, geometri fizik sagolsun...
Uzak şehirlerden gelirdi sesin
Bazen bir kırlangıcın kanadında
Bazen bir yağmur damlasında erişirdin yüreğime
Bir yetimi doyurur gibi sunardın ak ellerini
Kanatlanırdı yüreğim
Uçardım…
Oluruna bırak, olmazsa yine bırakırsın..
Sonra dedim ki: bugün 19 Mayıs....
Gönlümüzün 19 Mayıs'ları bitmesin...
Ve dedim ki; o gece sen yoktun, ateşi hiç düşmemişti ruhumun. ama ben yinede seni ufkuma yazdım.
Zarara kendi rizasiyla gidene merhamet edilmezzz...
dedirtmeyin hulen beni...... Shobnack SK.