Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Sonra dedim ki sizce ne demek, Sonra dedim ki size neyi çağrıştırıyor?

Sonra dedim ki terimi Kelimeler De Yorulur tarafından tarihinde eklendi

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Ne güzel demiş Rumi

    “Çektirilen acı, havada asılı kalmaz. Çektirenin başına düşer.
    Gerçek hayatta işler her zaman böyle yürümez diyen de olabilir buna amma;
    Hayatın gerçek olduğunu kim söyledi ki?”

  • Maria Puder
    Maria Puder

    hahahha evet :))

  • Bir Mavi
    Bir Mavi

    Maria; 36

    Bildim mi? :)

  • Maria Puder
    Maria Puder

    40 kişi den 35 i farklı 5'i aynı kişi olunca bir otobüste kaç yolcu vardır?

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Neyseki kariyerimde internet sitesi bekçiliği dışında gurur duyacağım bir sürü şey var. Üzülüyor insan aksini başkasında görünce...

    Yazık ama :((

  • Ahenk Leyan
    Ahenk Leyan


    ah duman kara duman
    sardı dört yanımızı

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem

    Kelime,
    Ruh,
    Aşk,

    Bu gece;
    Kaşlarının arasındaki 'elif' kurumadan
    Yay kirişinde şehzade boynu...

    Oysa,
    Kapında kul olmak vardı
    Makamında yar...

    Şimdi kandedir
    Saltanatım
    Payitahtım
    Arzuhalim...

    Bir 'mim'düşelim şimdi
    Tarihe
    Coğrafyaya
    Şiire...

    Ve;
    Lal bir müezzin okusun sela'mı
    Ahraz yüreğinin inadına...

  • Gökçe Günaçtı
    Gökçe Günaçtı

    'Boş'ver dolu verince geri gelmiyor kaybettiklerin.

  • Aa Filius
    Aa Filius

    18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde aziz şehitlerimizi büyük bir sevgi, saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Gözünüz arkada kalmasın Türk erkekleri ve kadınları olarak ulusumuzu istediğiniz yüksekliğe taşıyacağız

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem

    ha ha ha haytttt aşamadı da zaten...ruhu şad olsun vatan için canını veren Memetlerimizin cümlesinin...

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    ve sonra demiş ki

    AŞAMAZ Boğazın suyunu hiç bir Emperyal geçiş..

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem

    ahhhhhhhhhhh be gönül,.. nezaman insanlara inanmamayı öğreneceksin ? ne zaman ?

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    ''...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.''
    ...
    Yılmaz Güney

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Biz ki acı ile yoğrulmuş, hüzün ile pişmişiz.
    Kederi de biliriz, kahrı da.
    Aşkı bildiğimiz gibi; vuslatı da biliriz, firakı da.
    Nice kabuk bağlamaz yaralarımızı tuzla sargılamadık mı?

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    Değerli kardeşimiz,

    Hz. Hasan (ra) mübarek ve yüce Ehl-i Beyt silsilesinin iki büyüğünden birincisi ve seyyidlerin ceddidir. Hz. Hasan'ın künyesi, Ebu Muhammed el-Hasan b. Ali b. Ebi Talib el-Kureyşi el-Haşimi şeklinde geçmektedir. Hicretin üçüncü yılında Medine'de doğdu. Hz. Ali (ra) oğluna Harb ismini vermek istemişse de Peygamber Efendimiz (sav) daha önceleri bilinmeyen ve cahiliye döneminde kullanılmayan "Hasan" ismini bizzat kendisi vermiş ve kulağına ezan okumuştur. Yine, Ebu Muhammed künyesi de kendisi tarafından verilmiştir. Doğumunu takip eden yedinci günde Hz. Peygamber (sav) akika kurbanını kestirmiş ve Hz. Fatima'dan (ra) saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istemiştir.

    Kaynaklarda Hz. Hasan'ın (ra) dedesine çok benzediği nakledilmektedir. Hatta bu özelliğinden dolayı Hz. Ebubekir (ra) tarafından "Ey Nebi'ye benzeyen, Ali'ye benzemeyen" şeklinde hitap edildiği ve bu hitabın babası Hz. Ali tarafından tebessümle karşılandığı bildirilmektedir.

    Hz. Hasan (ra) kardeşi Hz. Hüseyin (ra) ile birlikte halife Hz. Osman'ın (ra) isyancılara karşı korunmasında görev almış ve evine su taşımışlardır. Bu olaydan evvel Horasan'a Sad b. As komutasında düzenlenen sefere iştirak etmişlerdir.

    Hz. Ali'nin (ra) halife olmasına karşı çıkan Talha b. Ubeydullah, Zübeyr b. Avvam ve Küfelileri ikna etmek için Ammar b. Yasir ile beraber Küfeye gitmiş ve biat etmelerini sağlamıştır. Cemel olayı ve Sıffin Savaşında babasının yanında bulunmuştur. Hz. Ali (ra), kendisinden sonra Hz. Hasan'a (ra) biat edilmesi konusundaki soruya, "Ne emrederim ne de nehy ederim." şeklinde karşılık vermiştir.

    Hz. Ali'nin (ra) şehid edilmesinden sonra Küfeliler Hz. Hasan'a (ra) biat etti. Bu sırada Hz. Hasan'da (ra) Emevilerin ırkçı tutumlarını benimsemiyordu. Çünkü, "Hasan ve Hüseyin'in Emevilere karşı mücadeleleri ise, din ve milliyet muharebesi idi. Yani, Emeviler devlet-i İslamiyeyi Arap milliyeti üzerine istinat ettirip, rabıta-i İslamiyeti rabıta-i milliyetten geri bıraktıklarından, iki cihette zarar verdiler." (Mektubat, 58) Buna karşılık Hz. Muaviye Küfelileri kendi tarafına geçirmek için harekete geçti. İki tarafta da askeri hazırlıklar başlamış, ordular hazırlanmıştı. İki ordunun Medain'e doğru hareket etmesi ve bir savaş ihtimalinin belirmesi üzerine meselenin barış yoluyla halledilmesi için karşılıklı mektuplaşmalar başladı.

    Kan dökülmesine asla rıza göstermeyen Hz. Hasan'ın (ra) bu düşüncesini taraftarlarına beyan etmesi, Haricilerin tepkisine yol açmış ve O'nu küfre düşmekle itham edip üzerine saldırmışlardır. Bilahare öldürmek maksadıyla tekrar suikast düzenleyerek kendisini yaralamışlardır.

    Fitnenin ve kardeş kavgasının daha fazla yayılmasına gönlü razı olmayan Hz. Hasan (ra), Hz. Muaviye (ra) ile anlaşma yoluna giderek halifelikten feragat etti.

    Maddi saltanat yerine manevi saltanat

    Hz. Hasan (ra) bu feragati ile bir dünya saltanatı kaçırıp kan dökülmesini önledi. Fakat bunun yanında manevi bir saltanat kazanmış oldu. Risale-i Nur'da bu olayın içyüzü şöyle anlatılır:

    "Hasan ve Hüseyin ve onların hanedanları ve nesilleri, mânevî bir saltanata namzet idiler. Dünya saltanatı ile mânevî saltanatın cem'i gayet müşküldür. Onun için onları dünyadan küstürdü, dünyanın çirkin yüzünü gösterdi-tâ, kalben dünyaya karşı alâkaları kalmasın."

    "Onların elleri muvakkat ve surî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve daimî bir saltanat-ı maneviyeye tayin edildiler. Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular." (Mektubat s. 58, 59)

    Hz. Hasan (ra), saltanattan feragat ederken Hz. Muaviye (ra) ile bir antlaşma yapmıştı. Bu antlaşmaya göre; intikam maksadıyla kimsenin tutuklanmaması, milliyetine bakılmaksızın herkes için emniyetin sağlanması, işlenmiş suçların affedilmesi, Hz. Muaviye'nin (ra) ölümünden sonra yerine kimsenin tayin edilmemesi ve yeni halifenin Müslümanların katılımıyla seçilmesi hükme bağlanmıştı.

    Hz. Hasan (ra) Hz. Muaviye (ra) ile anlaşma yaptıktan sonra Küfe'ye döndü. Bu hareketi ile Peygamber Efendimizin (asm) hadisine masadak olup, Müslümanlar arasında kan dökülmesini önlemiş, barış ve huzurun sağlanmasına vesile olmuştu. Hz. Peygamber (asm) bir gün minberden sahabelere;

    "Benim bu oğlum Hasan, Efendidir. Allah onun vasıtasıyla iki büyük grubun arasını düzeltecektir."

    buyurmuşlardır. Nitekim kırk yıl sonra İslam'ın iki büyük ordusu karşı karşıya gelmiştir. Hz. Hasan (ra) Hz. Muaviye (ra) ile anlaşma yoluna gidip Peygamber Efendimizin (asm) mucizesini tasdik etmiştir. (Mektubat s. 98)

    Daha sonra ailesiyle birlikte Medine'ye geçerek vefatına kadar siyasetten uzak bir hayat yaşamıştır. Burada hanımı Cade binti Eşas bin Kays tarafından zehirletilmiş ve akabinde vefat etmiştir.

    Hz. Hasan (ra) Ehl-i sünnet alimleri tarafından Hulefâ-yi Râşidîn'in beşincisi olarak kabul edilmiştir. Çünkü Hz. Peygamberin (asm) "Benden sonra hilafet otuz yıldır." hadisleri, Hz. Hasan'ın (ra) hilafeti ile tamamlanmaktadır.

    Peygamber Efendimizin (asm) soyunu devam ettiren iki torunundan biri olan Hz. Hasan'ı (ra) Rasül-ü Ekrem (asm) çok severdi. Bunu söz ve davranışlarıyla gösterirdi. Bediüzzaman Hazretleri, Peygamberimizin (asm) bu sevgisini, "Hazret-i Hasan'dan (r.a.) teselsül eden nuranî nesl-i mübarekinden, Gavs-ı Âzam olan Şah-ı Geylânî gibi pek çok mehdî-misal verese-i nübüvvet ve hamele-i şeriat-ı Ahmediye (asm) olan zatların" hesabına olduğunu ifade eder. Hazret-i Hasan'ın (ra) başını öpmesini, "O zatların istikbalde edecekleri hizmet-i kudsiyelerini nazar-ı nübüvvetle görüp takdir ve istihsan etmiş. Ve takdir ve teşvike alâmet olarak, Hazret-i Hasan'ın (r.a.) başını öpmüş." (Lem'alar s. 26) şeklinde değerlendirir. Hz. Hasan'ın (ra) soyundan gelen bu kişilere "şerif" denilmiştir.

    Ayrıca Peygamberimiz (asm) bazı tavır ve sözleriyle Aba ehlini (Hz. Ali, Hz. Fatima, Hz. Hasan ve Hüseyin) tathir etmiştir. Resuli Ekrem (asm) mübarek abasını üstlerine örterek Ahzap Suresi 33. ayetle "Ey Peygamber ailesi, Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak istiyor." şeklinde dua ederek, otuz kırk yıl sonra Müslümanlar arasında çıkacak olan fitne ve kan dökmeleri nübüvvet nazarıyla görmüş, o dönemi yaşayacak olan Aba ehlinin masumiyetine dikkat çekmiştir. Bu hareketiyle, Hz. Ali'nin "...Hazret-i Hasan'ı (r.a.), yaptığı musalâha ile ümmete ettiği iyiliğini vazife-i risalet noktasında tebrik ediyor ve Hazret-i Fatıma'nın (ra) zürriyetinin nesl-i mübareki, âlem-i İslâmda Ehl-i Beyt ünvanını alarak âli bir şeref kazanacaklarını... ilan ediyor" (Lem'alar s. 97)

    Not: İslam Tarihinde yaşanmış olaylar hakkında detaylı bilgiler için geniş kaynaklara bakmanızı rica ederiz.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Hz.Peygamberimiz'in torunu Hz. Hasan hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.



  • Ayşegül Kahraman
    Ayşegül Kahraman

    Zaman dursun, geriye gidelim, gelecek hazin bir sonbahar..

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Yaşamak zor zanaat, katlanıyoruz yaşamak denirse
    Sevgisizliğe,
    Kötülüğe,
    İhanete..

    Sahi nasıl dayanıyoruz?
    Sevmeyi bilmeyen, yüreği körleşmiş bunca İnsana..?

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    Sonra dedim ki..
    nedir seni üzen süzen büzen
    bilmiyorum ki dedi..
    dalgalar
    delişmen hisler
    gel gitler.. mi dedim.
    onlar da ne diye ses verdi.

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    ''En beklenmedik zamanda, en umulmadık yerden boy verebilir yepyeni bir yaşam…
    Ne kendinden umut kes, ne de hayattan…''

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Sonra dedim ki;
    Çay içiyorsan, türkü dinliyorsan sende sıkıntı yoktur.

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Hay/Hay
    Hay/ır..!

  • Barış Savaş
    Barış Savaş

    Bilerek lades dediğim/iz şu dünyada
    bahar da geldi...

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Sev/in

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    ve sonra dedim
    yine zaman akıp geçti
    sonrası yok artık..dedim
    düştü ruhumdan yüreğime
    bin başlı ejderha
    medet ..ya medet dedim
    gökte uçmakta olan
    çift başlı kartala..
    bir pike yapsaydı yetecekti
    ruhumun dar derin kuyusuna
    çekip çıkarırdı .. biliyorum.
    Nazlandı niyazıma karşı
    dökülmeye başlamıştı
    içimin tüm varlığı
    Tam teslim olacakken
    azrailin acımasız emeline
    çelik pençelerini hissettim
    çift başlı kartalın..

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    hem para var hem huzur olacak iş değil :@

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Sonra dedim ki;

    Yüzümdeki çizgilere iyi bak. Kaybolan dünümün son yadigarıdırlar...

  • Ender Pehlivan
    Ender Pehlivan

    Unut gitsin

  • Gök Yüzü
    Gök Yüzü

    hayat boş, şiire devam

  • Bir Mavi
    Bir Mavi

    Bırak öyle kalsın o zaman.

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    Mavi Gözlü DEV ŞAİR Sonra demiş ki;

    Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır..
    Acılarımız, ayıplarımız..