Bu ciddi soruyu uyandığımda güne yeni başlarken bir kez daha sorun , bir elimde cigaram varken bir kez daha , bir şişe rakı koyun önüme lütfen bir kez daha sorun . Ve tüm kafalarda size dediklerimi kendinize sorun !
Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben Fikren işkencedeyim, ruhen cezadayım ben . . . . Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.
“Şimdi yapmamız gereken, yalnızca ikimize özgü, bir yeni dil geliştirmek, kurmak, yaratmak- öylesine ki, bir üçüncü kişi, bizim birbirimize söylediklerimizi işitecek olursa, bunlardan hiçbir şey anlamasın.”
Sonra birsey demedim. Arkami döndum gittim. Yillar sonra gene o geldi. Elimi uzattim. Havada kaldi Elif. Tekrar arkami dondum ve gittim. Arkamdan bagirdi, cagirdi. Oysa gel deseydi gidecektim.Ne o geldi bana ne ben cagrilmadan ona gittim. Askin onurunu asla zedelemedim. En son utana cekine geldiginde ben coktan kirklara karismistim.sonra dedimki ask baba sermayesi degildir kola can harcanabilen... ask emek ister. Yurek Ister...
Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz? Ne okuduğuna bakın, Ne seyrettiğine bakın, Neye güldüğüne, Duvarlarına ne astığına, Raflarına ne koyduğuna, Nasıl konuştuğuna, Nasıl dinlediğine bakın. Yapmanız gereken tek şey bakmaktır. Bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu gösterir. !
Ben ne çok hata yapmışım meğer.... Dostum sanıp aldanmışım meğer.... Yıllarca sürer sanmışım meğer.... Boşa kalbimi açmışım meğer..... Sen hiç dostum olmamışsın meğer ....
Cehalet her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır.' (Sacha Guitry)
Sehre çöken karanlik
Sokakta bir adam gördü.
Katti adami önüne
Evine götürdü.
Adam dinlendi biraz,
Sofraya oturdu.
Yemeklerini yediler,
Annesi çocugu yatirdi.
Sehre çöken karanlik
Her gece basucunda
Yalniz korkan çocuga
Masallar anlatirdi.
O gece garip bir sey oldu:
Karanlik uzandi göge,
Gökten bir yildiz aldi,
Odaya getirdi.
Boslukta dönen yildiz
Isik isik bölündü.
Renkli maytaplar gibi
Çocugun üstüne döküldü.
Çocuk hemen uyudu
Uykusunda güldü.
behçet necatigil
Kayboldu ızdıraplar sonra kendimi büyük bir boşlukta koşarken buldum...
koçların dürüst olduklarını unutma. : )
Aslında insanın içini en çok acıtan şey; yaşadığı hayal kırıklıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.
Bu ciddi soruyu uyandığımda güne yeni başlarken bir kez daha sorun , bir elimde cigaram varken bir kez daha , bir şişe rakı koyun önüme lütfen bir kez daha sorun . Ve tüm kafalarda size dediklerimi kendinize sorun !
düşümebildiğime göre,.. demekki varmışım...
Aldırma deli gönül üç günlük dünya bugün varız yarın yokuz
Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben
Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben
Fikren işkencedeyim, ruhen cezadayım ben
.
.
.
.
Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım
Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.
abdurrahim karakoç
..bunu da yaşamam gerekiyormuş demek ki!!!
“Şimdi yapmamız gereken, yalnızca ikimize özgü, bir yeni dil geliştirmek, kurmak, yaratmak- öylesine ki, bir üçüncü kişi, bizim birbirimize söylediklerimizi işitecek olursa, bunlardan hiçbir şey anlamasın.”
Yolda bulduğunu yine yolda bırakırsın.
Kar beyaz dır ölüm ellerinden gülüm
Artık gözümde eskicinin bile almadığı bir eski eşya gibi bittin..
Çok şükür bugün de helalinden yorulduk..
Öyle veya böyle; ömrümüzden bir gün daha gitti.
Peki ; kaç intihar yeter bendeki seni öldürmeye...
şöyle iyice bir kavga edip bu işi burada bitirsek diyorum, senin üzüleceğini anladım bu işte.
''öfke başka birinin hatası için kendimize verdiğimiz cezadır '' muhteşem bi tesbit.bunu idrak ettiğimden beri daha az öfkeleniyorum.
Tek mesele olmak yada olmamak
Özledim desem yalan olur, doğrusu ben çoook özledim...
Nerde kalmıştık ?
Topçusu Arda, popçusu Berkay olan ülkede, Nihat Doğan'ın filozof olması normaldir..
İnsanoğlu kelebek misali; bu gün var, yarın yok.
Sonra birsey demedim. Arkami döndum gittim. Yillar sonra gene o geldi. Elimi uzattim. Havada kaldi Elif. Tekrar arkami dondum ve gittim. Arkamdan bagirdi, cagirdi. Oysa gel deseydi gidecektim.Ne o geldi bana ne ben cagrilmadan ona gittim. Askin onurunu asla zedelemedim. En son utana cekine geldiginde ben coktan kirklara karismistim.sonra dedimki ask baba sermayesi degildir kola can harcanabilen... ask emek ister. Yurek Ister...
Geç kaldın! :)
Kesin kadının kafasına bir şey düştü.
Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz?
Ne okuduğuna bakın,
Ne seyrettiğine bakın,
Neye güldüğüne,
Duvarlarına ne astığına,
Raflarına ne koyduğuna,
Nasıl konuştuğuna,
Nasıl dinlediğine bakın.
Yapmanız gereken tek şey bakmaktır.
Bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu gösterir. !
Kim söylediyse güzel söylemiş.
Döne döne düşer sonbahar yapraklar kırmızı sarı kahverengi sonbahar yaprakları
Ben ne çok hata yapmışım meğer....
Dostum sanıp aldanmışım meğer....
Yıllarca sürer sanmışım meğer....
Boşa kalbimi açmışım meğer.....
Sen hiç dostum olmamışsın meğer ....