…. DOĞA ve İNSAN SEVGİSİNE DAİR … Karda yürüyen ve Aşkı ayazı soğuğu göze alan varsın izini yolunu kişiliğini ve insanlığını en görünür duyulur kendisiyle belli etsin. Çünkü bütün inanılası bilinesi ve yaşanılası güzelliklerin doğumuna tanıklık etden ay gün saat rüzgar yağmur su toprak hava bulut dağ köprü kavşak rıhtım yer gök ve güneş ve her şey ve her yer , orayı kendinden bilip insanlığı ve sonsuzluğu okutup öğreten yaşama sanatının huzur ve mutluluğuna erecektir. Çünkü değerli anlamlı ve sürdürülebilir bütün ilişkilerde herkesin her zaman her şartta her şeye ve kendine iyi davranma aklı fikri algısı alışkanlığı huyu ve karakterini geliştirebilme hüneri ve becerisidir, sosyoloji arızası yapay laboratuarlarda kadını erkeğe bölüp atomize etmeksizin ve birini diğerinden ayrıştırma sadistliği gütmeksizin vitrin ürünleri olmayan insanlık..
Doğa ve insan sevgisi… yaşam döngüsünde vazgeçilmesi asla mümkün olmayan bütün sevgileri çarpanlarıyla katlayarak çoğaltan, henüz kitabı yazılmamış kaydı asla silinmez değeriyle ve yeryüzü hikayesini iyilik güzellik kılavuz kitabıyla özgürlüğü sevgiyi onuru vicdanı cesareti sorumluluğu ve aşkı insanla bağdaştırıp anlamlandıran vazgeçilmezliğin ta kendisidir .
Doğa ve İnsan sevgisiyle beslenip büyümüş ve insana yetişmiş olan her kişi, her kurduğu sağlıklı e sorumlu iletişim duyarlılığıyla börtü böceğin, çalı çiçeğin, nehrin ormanın, kuşun hayvanın, toprağın denizin ormanın….uçan gezen duran yürüyen her şeyin özgür nitelikli sağlıklı diri ve özgün yaşama hakkına en az kendisininki kadar sevgi saygı duyarlılığıyla yaklaşır özümser benimser ve davranır.
Hep söz konusu edilerek bir türlü yanlıştan dönemeyen olgudur , kadının nazlı narin ince ve zarifliklerle özdeş çiçeksiliğine duyulması gereken özen titizlik ve hassasiyet evet olması kuvvetle gerekli mümkün ve imkan dahilinde yani… fakat bu ortak yaşam değerliliğini kuran yaşatan ve yücelten saygınlığ dair sadece dörtte.bir çeyreklik kısmıdır sağlıklı yürünesi gereken iletişim bağlamının. Çünkü kimse kimseyi zorlu koşulların bu tarafından karşı yakasına omuzlayıp götüreceği kadar hamallık vasıtası anlayışıyla bilip davranmamalı ki… duygularını istemlerini hassasiyetlerini ve ihtiyaç duyduğu hayatiliklerini gözetmeksizin formatlanmış rollere veya kalıplara bürünme zorunluluğuyla sahtelikler kozasında kıvranıp ziyan olmasın insanlık. Bu yüzden kadın erkek farketmeksizin herkes herkesi kişinin özgün karakterini de gözeterek içten samimi gerçekçi ve kimse kimseyi üstün yahut aşağılık seviyesinden görmediği saygın duygularla algılamalı duymalı görmeli anlamalı ve davranmalıdır. Bunun kadını erkeği yok ve burdan doğacak olan şey katıksız sevgi ve herkese yetecek kadar huzur mutluluk ve Aşk zenginliğidir.
İnsan ve Doğa sevgisiyle eğitim öğretimini sağlayamamış olan bütün yalnızlıklar, hiç bir kendine özgünlüğün duygu düşünce akıl fikir yol vicdan bilinç bellek ve sorgulama liyakatliliğiyle gelişip büyüyemediği için, her karşılaştığı ve yaladığı hayati değerdeki eşik evre ve sorunları İLKELLİĞİN kolaycı kibirli kahırlı yıkıcı sapkın aykırı baskın zorba ve şiddet eğilimleriyle çözmeye kalkışarak değer kıymetini bilmediği her şeyin yaşam hakkına kastederek kökünü kazımaya odaklı ezik yoksun tecavüzcülüğe evrilen kişilik bozukluğu korku ve karanlıklarıyla sosyal hayatın canlı cansız bütün donanımlılığını bozan çürüten çökerten ve katleden suç maksadına dönüşür..
Çünkü gönül his haz heves heyecan coşku ilgi samimiyet sevgi saygı açlık susuzluk gibi ruh ve beden bakımının yapılmadığı vücut, hayata hor yaklaşıp ve hoyrat davranarak kendine sunulan yeryüzü cevherinin ve ömür zenginliğinin değer kıymetini bilmeyen insanından uzaklaşarak ölüme terkeder.
…çünkü sürekli nezaket kalıbında iyimserlik kusursuzluk mükemmellik beklentisine formatlanmış kişi zamanla bu yapay biçimlendirmeyi taşıyamaz tam tersine evrilir çünkü böylesi köleli çerçevelilik insan doğasına aykırıdır. Beklenti hücresinde diğerinin tenezzül bağlamında kendini hep ezik yoksun ve muhtaç hisseder.
Okuduğunu anlamaz yaşadığını bilemez duyup gördüğünü tanımlayıp kavrayamaz ilgisi dikkati becerisi savrulmuşluğun zifir karanlıklarına dağılarak ve buzul devrelere girerek kaçınılmaz halde sıkıntı yaşarsın dünya be hayatla bağını kopardığın kendi kendinle ver kalitesiz rimsiz çoraklarla boğuştuğun kendi haline başkalaşmalara terkettiğin boşlukları ve kendin olmadan asla doldurup kapatamazsın bir daha. Çünkü, sakinliğini bulmayan hızlı ve çılgın tüketim bağımlılığı her şeyin kalitesini bozan en yıkıcı etkendir. Çünkü Sayaç ölçümlerine kilitli bağlı İnsanın sesi gözü adımları arzusu bilinci zarar durumundaki kendine yetişemez.
Sınava kusursuzluğa mükemmelciliğe ve kayıpsız yenilgisiz mutlak başarıya endeksli buyurgan komut ve kurgulamalarla yalama tutsaklığının verdiği hasarla insan , bütün değerlerinden koparak darma duman olur.
Bugün aşağı inip beni beklemen çok nazik bir davranıştı; gönülden teşekkür ederim. Ve bir süredir bilinçli olarak bakmaktan imtina ettiğim gözlerine uzun uzadıya bakmayı özlemişim...
Claude Monet'nin tablolarından, empresyonist tarzından esinlenilerek hazırlanmış bu görüntüler büyüleyici. Görsel şiirler olarak adlandırılmaları boşuna değil. Renkler, ışık oyunları, doğa, müzik hepsi birleşince çok pozitif, sevgi dolu, aydınlık, renkli, ışıklı, umutlu, yağmurlu, rüzgârlı, güneşli, mutluluk verici harika eserler çıkmış ortaya.
Yağmurum, rüzgârım, güneşim, Benim canım, canım sevgilim, Bu harika görüntüleri sana armağan ediyorum. Seni çok seviyorum, öptüm. :)
CIAO, COME VA?
Andiamo in centro.
Prendiamo un caffè.
Facciamo un giro nei negozi.
Devo comprare un regalo.
Voi avete molti amici.
(Voi avete : You have)
….
DOĞA ve İNSAN SEVGİSİNE DAİR
…
Karda yürüyen ve Aşkı ayazı soğuğu göze alan varsın izini yolunu kişiliğini ve insanlığını en görünür duyulur kendisiyle belli etsin. Çünkü bütün inanılası bilinesi ve yaşanılası güzelliklerin doğumuna tanıklık etden ay gün saat rüzgar yağmur su toprak hava bulut dağ köprü kavşak rıhtım yer gök ve güneş ve her şey ve her yer , orayı kendinden bilip insanlığı ve sonsuzluğu okutup öğreten yaşama sanatının huzur ve mutluluğuna erecektir.
Çünkü değerli anlamlı ve sürdürülebilir bütün ilişkilerde herkesin her zaman her şartta her şeye ve kendine iyi davranma aklı fikri algısı alışkanlığı huyu ve karakterini geliştirebilme hüneri ve becerisidir, sosyoloji arızası yapay laboratuarlarda kadını erkeğe bölüp atomize etmeksizin ve birini diğerinden ayrıştırma sadistliği gütmeksizin vitrin ürünleri olmayan insanlık..
Doğa ve insan sevgisi… yaşam döngüsünde vazgeçilmesi asla mümkün olmayan bütün sevgileri çarpanlarıyla katlayarak çoğaltan, henüz kitabı yazılmamış kaydı asla silinmez değeriyle ve yeryüzü hikayesini iyilik güzellik kılavuz kitabıyla özgürlüğü sevgiyi onuru vicdanı cesareti sorumluluğu ve aşkı insanla bağdaştırıp anlamlandıran vazgeçilmezliğin ta kendisidir .
Doğa ve İnsan sevgisiyle beslenip büyümüş ve insana yetişmiş olan her kişi, her kurduğu sağlıklı e sorumlu iletişim duyarlılığıyla börtü böceğin, çalı çiçeğin, nehrin ormanın, kuşun hayvanın, toprağın denizin ormanın….uçan gezen duran yürüyen her şeyin özgür nitelikli sağlıklı diri ve özgün yaşama hakkına en az kendisininki kadar sevgi saygı duyarlılığıyla yaklaşır özümser benimser ve davranır.
Hep söz konusu edilerek bir türlü yanlıştan dönemeyen olgudur , kadının nazlı narin ince ve zarifliklerle özdeş çiçeksiliğine duyulması gereken özen titizlik ve hassasiyet evet olması kuvvetle gerekli mümkün ve imkan dahilinde yani… fakat bu ortak yaşam değerliliğini kuran yaşatan ve yücelten saygınlığ dair sadece dörtte.bir çeyreklik kısmıdır sağlıklı yürünesi gereken iletişim bağlamının. Çünkü kimse kimseyi zorlu koşulların bu tarafından karşı yakasına omuzlayıp götüreceği kadar hamallık vasıtası anlayışıyla bilip davranmamalı ki… duygularını istemlerini hassasiyetlerini ve ihtiyaç duyduğu hayatiliklerini gözetmeksizin formatlanmış rollere veya kalıplara bürünme zorunluluğuyla sahtelikler kozasında kıvranıp ziyan olmasın insanlık. Bu yüzden kadın erkek farketmeksizin herkes herkesi kişinin özgün karakterini de gözeterek içten samimi gerçekçi ve kimse kimseyi üstün yahut aşağılık seviyesinden görmediği saygın duygularla algılamalı duymalı görmeli anlamalı ve davranmalıdır. Bunun kadını erkeği yok ve burdan doğacak olan şey katıksız sevgi ve herkese yetecek kadar huzur mutluluk ve Aşk zenginliğidir.
İnsan ve Doğa sevgisiyle eğitim öğretimini sağlayamamış olan bütün yalnızlıklar, hiç bir kendine özgünlüğün duygu düşünce akıl fikir yol vicdan bilinç bellek ve sorgulama liyakatliliğiyle gelişip büyüyemediği için, her karşılaştığı ve yaladığı hayati değerdeki eşik evre ve sorunları İLKELLİĞİN kolaycı kibirli kahırlı yıkıcı sapkın aykırı baskın zorba ve şiddet eğilimleriyle çözmeye kalkışarak değer kıymetini bilmediği her şeyin yaşam hakkına kastederek kökünü kazımaya odaklı ezik yoksun tecavüzcülüğe evrilen kişilik bozukluğu korku ve karanlıklarıyla sosyal hayatın canlı cansız bütün donanımlılığını bozan çürüten çökerten ve katleden suç maksadına dönüşür..
Çünkü gönül his haz heves heyecan coşku ilgi samimiyet sevgi saygı açlık susuzluk gibi ruh ve beden bakımının yapılmadığı vücut, hayata hor yaklaşıp ve hoyrat davranarak kendine sunulan yeryüzü cevherinin ve ömür zenginliğinin değer kıymetini bilmeyen insanından uzaklaşarak ölüme terkeder.
…çünkü sürekli nezaket kalıbında iyimserlik kusursuzluk mükemmellik beklentisine formatlanmış kişi zamanla bu yapay biçimlendirmeyi taşıyamaz tam tersine evrilir çünkü böylesi köleli çerçevelilik insan doğasına aykırıdır. Beklenti hücresinde diğerinin tenezzül bağlamında kendini hep ezik yoksun ve muhtaç hisseder.
Okuduğunu anlamaz yaşadığını bilemez duyup gördüğünü tanımlayıp kavrayamaz ilgisi dikkati becerisi savrulmuşluğun zifir karanlıklarına dağılarak ve buzul devrelere girerek kaçınılmaz halde sıkıntı yaşarsın dünya be hayatla bağını kopardığın kendi kendinle ver kalitesiz rimsiz çoraklarla boğuştuğun kendi haline başkalaşmalara terkettiğin boşlukları ve kendin olmadan asla doldurup kapatamazsın bir daha. Çünkü, sakinliğini bulmayan hızlı ve çılgın tüketim bağımlılığı her şeyin kalitesini bozan en yıkıcı etkendir. Çünkü Sayaç ölçümlerine kilitli bağlı İnsanın sesi gözü adımları arzusu bilinci zarar durumundaki kendine yetişemez.
Sınava kusursuzluğa mükemmelciliğe ve kayıpsız yenilgisiz mutlak başarıya endeksli buyurgan komut ve kurgulamalarla yalama tutsaklığının verdiği hasarla insan , bütün değerlerinden koparak darma duman olur.
Seyfi Karaca….Ocak/26
“Ey gönül bakma cihâne
Gün gelir seyrân gider .”
Bugün aşağı inip beni beklemen çok nazik bir davranıştı; gönülden teşekkür ederim. Ve bir süredir bilinçli olarak bakmaktan imtina ettiğim gözlerine uzun uzadıya bakmayı özlemişim...
Claude Monet'nin tablolarından, empresyonist tarzından
esinlenilerek hazırlanmış bu görüntüler büyüleyici.
Görsel şiirler olarak adlandırılmaları boşuna değil.
Renkler, ışık oyunları, doğa, müzik hepsi birleşince çok pozitif,
sevgi dolu, aydınlık, renkli, ışıklı, umutlu, yağmurlu, rüzgârlı, güneşli,
mutluluk verici harika eserler çıkmış ortaya.
Yağmurum, rüzgârım, güneşim,
Benim canım, canım sevgilim,
Bu harika görüntüleri sana armağan ediyorum.
Seni çok seviyorum, öptüm. :)
?si=aG8T1kLhUfRaMk5n
?si=1es5CJ8TuvU68G3a
Non voglio lavorare.
Non ho voglia di lavorare.
( I don't wanna work)