tanrıdan başka yok, tanımadım, fani dünyaya aldanmadım, insan oğlu nankördür kanmadım, say ki bende utanmadım, ben utandım sevgili.
Arsız olak Rabbe boyun eğmekte, istemekte, ey mabudum, taptığım, ilahım demekte, kuldan değil yalnız O'ndan istemekte, eller utandı, ben utanmadım sevgili. diller utandı, ben utanmadım sevgili, yüzler utandı, ben utanmadım sevgili, binler utandı, ben utanmadım sevgili, sen de utanma emi...
Aydinlik, yani nur karanlikla bilinir. Cunku aydinligi parlatan karanligin varligidir. Insandaki ruh, Allahin ruhundan ufledigi nurdur. Nefs ise, organlar ve onlarin ihtiyaclaridir. Nefsin varligi ruhun varligini belirgin hale getirmek içindir. Allahu taala, yani yaratici hariç, yaratiklarin hepsi parlamak icin nefse yani karanliga muhtactir. Insan ruhunun ve nefsinin vucuttaki mucadelesi isik ve karanligin mucadelesi gibidir. Nefsinin her dedigine uyan ruhun zamanla nuru azalir. Ruhun nefse galebesi ise karanliga baskin aydinligi artirir. Aynanin arkasindaki karanlik, aynanin nefsidir. Aynanin yuzunu aydinlatir. aynanin arkasindaki siyahliga asik olup onu on yuzune de surmesi, onun aynaliginin degerini dusurecektir. Aynalik yuzunu karartacaktir. Nefste insanin aynaligini aydinligini belirleyici arkasindaki karartidir. Nefis, bedeni arzu ve istekleri arkalanmaliki, nur, ruh one ciksin. Parlasın... Aynanin degeri, onundeki yuzunun nuruyla, lekesizligiyledir. Yani yansitmanin berrakligiyladir. Arkasindaki karanlika asik olan ayna, o karanlikla önünu de boyarsa aynaligini kaybeder. Ve cope atilir. Ruh seffaf bir cam iken, Allah ona, tipki camı aynaya cevirmek icin surulen boya gibi cisim/organ boyasiyla boyadi. Ona cisim giydirip nefis diye tabir edilen organlar verdi. Nihayetinde Insan halini aldi. cam, yani ruh, bu yeni halini cok sevdi. Ona aşık oldu. O cisimden vehimler aldi. O organlarin istek ve arzularini onceledi. Yani arkasinda kalmasi gereken zulmetten/karanliktan/ nefsten yuzune gozune de surmeye başladı. Dolayisiyla Camligini, kirilganligini da unuttu. Oysa ruh yaraticisinin ruhundan bir nefesti, onun yaraticisinin maksadi, onu karanlık icinde, yani nefis icinde yaraticisini yansitmasiydi. Organlarinin/ nefsinin arzularina tabi olmasi degildi. Onlari idare ederek, olmasi gerektigi kadar olmasi gerektigi yerde tutarak rabbini yapabilecegi en berrak sekilde yansitabilmekti. etrafinda ona bakanlara her haliyle Allahi hatirlatmasiydi
DİLEKÇE Okullarının kapatılması nedeniyle hak kaybına uğrayanların Danıştay'da dava açabilmeleri için gereken dilekçe örneğini edinmek isteyenler, [email protected] adresine mail atınız.
BİLGİ: Dilekçe örneği, Prof. Dr. Ersan Şen tarafından hazırlanmıştır.
(Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ceza Özel Hukuku ve Ceza Yargılaması Hukuku derslerini veren Şen, halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine de devam etmektedir.)
Allah'a secde etmek,ibadet etmek için bahane arayın, bulamıyorsanız günahlarınızı gözden geçirin. lak laktan günah aklınıza gelmiyorsa size Allah'ı hatırlatan dostlar edininiz, onlar da yoksa yalnız kalınız mutlak RRabbin seni unutmaz zira rabbin unutkan değildir.Bir şekilde kendini kuluna hatırlatır.
Hangi hesap peşindeler bilmiyorum ama "Dilekçe kalsın" diyenler, dilekçenin de bir hak arama aracı olduğunu algıladıklar gün, Türkiye her türlü yıkımdan kurtulacaktır.
İnananlar için güneş yine yarın doğudan yükselecek kardeşim,tabi bu fırsatı ganimet bilip tevbe eden olursa ihlasla rabbine secde ederse Allah şüphesiz tevbesini de secdesini de kabul eder yeter ki cahillik edip Allah'a şirk koşmasın. ...RABBİNE SECDE ET VE YAKLAŞ(ALAK19)
DİLEKÇE ! Okullarının kapatılması nedeniyle hak kaybına uğrayanların Danıştay'da dava açabilmeleri için gereken dilekçe örneğini edinmek isteyenler, [email protected] adresine mail atınız.
BİLGİ: Dilekçe örneği, Prof. Dr. Ersan Şen tarafından hazırlanmıştır.
(Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ceza Özel Hukuku ve Ceza Yargılaması Hukuku derslerini veren Şen, halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine de devam etmektedir.)
Sesini duyan var Sesini duyanlar bizimkiler Bak yaşatmak için sana koşuyorlar Ak sakalına, çocuk yaşına bakmadan Tırnaklarıyla kazıyorlar enkazı Betonu tırnaklarıyla deliyorlar Çıkarsız hesapsız yüreklerinin susturamadığı sesini Elleri gibi kavuşturuyorlar birbirine Gömülmesek de toprağa birlikte Acıya gömüldük hep birlikte Gömülmesek de toprağa birlikte Acıya gömüldük hep birlikte Gülcan bebe, Ayşe teyze, Mehmet amca, Fatma abla İçeride kaldı anam, içeride kaldı babam Bir tane de değil ki hangi birine yanam İçeride kaldı anam, içeride kaldı babam Bir tane de değil ki hangi birine yanam
bak şu bebelerin güzelliğine kaşı destan gözü destan elleri kan içinde
kör olasın demiyorum kör olma da gör beni
damda birlikte yatmışız öküzü hoşça tutmuşuz koyun değil şu dağlarda san kendimizi gütmüşüz hor baktık mı karıncaya kırdık mı kanadını serçenin vurduk mu karacanın yavrulusunu ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne çürümek ne zindanlarda özlem ne ayrılık ne yokluk ne yoksulluk ne ilenmek ne dilenmek ne işsiz güçsüz dolanmak ne gün gün ile barışmalı kardeş kardeş duruşmalı koklaşmalı söyleşmeli korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum kahrolma da gör beni
kanadık toprak olduk çekildik bayrak olduk döküldük yaprak olduk geldik bugüne
ekmeği bol eyledik acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne
ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu
RİSKİ YAPILARI TARAMAMIZA İZİN VERİN" Çağrısının başında "Bu hayat meselesi başka bir şey değil." diyen İmamoğlu "İstanbullulara çağrımdır, riskli yapıları taramamıza izin verin." ifadelerini kullandı.
"ŞU ANA KADAR NE YAZIK Kİ..." İmamoğlu, bugüne dek tarama yapılmasını kabul etmiş olan bina sayısını da paylaştı. İmamoğlu, "Şu ana kadar, 1999 öncesi yapılmış 107 bin binadan ne yazık ki sadece 29 bini tarama yapmamızı kabul etti. Gerçek tabloyu görmek ve birlikte çözüm üretmek zorundayız." dedi.
SANA YAPTIRMAZLAR..... DEPREMDEN SONRA HÜKÜMET YAPACAK . ( sonra ağlaşırız.)
Fitne olumsuz bir durumun hali olmaklan beraber ad'dır, fitne- ciler ise ad olan Fitne durumunun saklı politize halidir, yani Allah fasıkları sevmez, çünkü fasık fiil hali olduğundan, fasıkların nifakı Fitne meydana getirir...!
Vurman beni
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
eline al bir mızrak,
sabah akşam gözlerime bak,
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
selam; yurduna, iline,
belki ömrüm yetmiş biline,
azrail'e selam salına,
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
gönlüm leyla oldu gezer
gönlüm birde dört bin gizler,
gönülden gönüle yüzer,
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
gözden inci inci akar,
sondan birinci çıkar,
cam fanus sırça saray,
ister isen tura çıkar,
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
herşey belki yüzde gizli,
hem kaşta gözde gizli,
belki nurdan sözde gizli,
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
yalvarmam,yalvaramam kula,
bütün sözler geldi dile,
vursan da ölmem bile,
vurman beni beni beni,
değmen beni beni beni.
Sadece karıncalara merhaba demek için eğilmek ...
UTANMA
Eller sıkılmaz oldu,
diller sıkılmaz oldu,
yüzler sıkılmaz oldu,
ben utandım sevgili.
Güneş doğudan gene doğar hele,
deyip deyip kullar sıkılmaz oldu.
ben utandım sevgili.
Tevbe ile yüzler yusak,
gel beraber eller açsak,
hayır ile kucaklaşsak,
ben utandım sevgili.
Saçlarını örgüle gel,
zikrini sürgüle gel,
günahını sorgula gel,
ben utandım sevgili.
tanrıdan başka yok, tanımadım,
fani dünyaya aldanmadım,
insan oğlu nankördür kanmadım,
say ki bende utanmadım,
ben utandım sevgili.
Arsız olak Rabbe boyun eğmekte, istemekte,
ey mabudum, taptığım, ilahım demekte,
kuldan değil yalnız O'ndan istemekte,
eller utandı, ben utanmadım sevgili.
diller utandı, ben utanmadım sevgili,
yüzler utandı, ben utanmadım sevgili,
binler utandı, ben utanmadım sevgili,
sen de utanma emi...
Aydinlik, yani nur karanlikla bilinir. Cunku aydinligi parlatan karanligin varligidir.
Insandaki ruh, Allahin ruhundan ufledigi nurdur. Nefs ise, organlar ve onlarin ihtiyaclaridir. Nefsin varligi ruhun varligini belirgin hale getirmek içindir.
Allahu taala, yani yaratici hariç, yaratiklarin hepsi parlamak icin nefse yani karanliga muhtactir. Insan ruhunun ve nefsinin vucuttaki mucadelesi isik ve karanligin mucadelesi gibidir. Nefsinin her dedigine uyan ruhun zamanla nuru azalir. Ruhun nefse galebesi ise karanliga baskin aydinligi artirir.
Aynanin arkasindaki karanlik, aynanin nefsidir. Aynanin yuzunu aydinlatir. aynanin arkasindaki siyahliga asik olup onu on yuzune de surmesi, onun aynaliginin degerini dusurecektir. Aynalik yuzunu karartacaktir.
Nefste insanin aynaligini aydinligini belirleyici arkasindaki karartidir. Nefis, bedeni arzu ve istekleri arkalanmaliki, nur, ruh one ciksin. Parlasın...
Aynanin degeri, onundeki yuzunun nuruyla, lekesizligiyledir. Yani yansitmanin berrakligiyladir. Arkasindaki karanlika asik olan ayna, o karanlikla önünu de boyarsa aynaligini kaybeder. Ve cope atilir.
Ruh seffaf bir cam iken, Allah ona, tipki camı aynaya cevirmek icin surulen boya gibi cisim/organ boyasiyla boyadi. Ona cisim giydirip nefis diye tabir edilen organlar verdi. Nihayetinde Insan halini aldi.
cam, yani ruh, bu yeni halini cok sevdi. Ona aşık oldu. O cisimden vehimler aldi. O organlarin istek ve arzularini onceledi. Yani arkasinda kalmasi gereken zulmetten/karanliktan/ nefsten yuzune gozune de surmeye başladı. Dolayisiyla Camligini, kirilganligini da unuttu. Oysa ruh yaraticisinin ruhundan bir nefesti, onun yaraticisinin maksadi, onu karanlık icinde, yani nefis icinde yaraticisini yansitmasiydi. Organlarinin/ nefsinin arzularina tabi olmasi degildi. Onlari idare ederek, olmasi gerektigi kadar olmasi gerektigi yerde tutarak rabbini yapabilecegi en berrak sekilde yansitabilmekti. etrafinda ona bakanlara her haliyle Allahi hatirlatmasiydi
Rabbim bizleri lekelerimizden arinmis, her haliyle Allahi hatirlatan kullarindan eylesin.
Amin
DİLEKÇE
Okullarının kapatılması nedeniyle hak kaybına uğrayanların Danıştay'da dava açabilmeleri için gereken dilekçe örneğini edinmek isteyenler, [email protected] adresine mail atınız.
BİLGİ:
Dilekçe örneği, Prof. Dr. Ersan Şen tarafından hazırlanmıştır.
(Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ceza Özel Hukuku ve Ceza Yargılaması Hukuku derslerini veren Şen, halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine de devam etmektedir.)
yüreğimin doğusu göçük altında kaldı
USSİ DEN ALLAH RAZI OLSUN İNSANIN KALBİNİ RUHUNU YORMADAN OKUYOR
Allah'a secde etmek,ibadet etmek için bahane arayın, bulamıyorsanız günahlarınızı gözden geçirin.
lak laktan günah aklınıza gelmiyorsa size Allah'ı hatırlatan dostlar edininiz, onlar da yoksa yalnız kalınız mutlak RRabbin seni unutmaz zira rabbin unutkan değildir.Bir şekilde kendini kuluna hatırlatır.
Hangi hesap peşindeler bilmiyorum ama
"Dilekçe kalsın" diyenler, dilekçenin de bir hak arama aracı olduğunu algıladıklar gün, Türkiye her türlü yıkımdan kurtulacaktır.
İnananlar için güneş yine yarın doğudan yükselecek kardeşim,tabi bu fırsatı ganimet bilip tevbe eden olursa ihlasla rabbine secde ederse Allah şüphesiz tevbesini de secdesini de kabul eder yeter ki cahillik edip Allah'a şirk koşmasın.
...RABBİNE SECDE ET VE YAKLAŞ(ALAK19)
"Rabbim .! Yalvarırım toprağa artık sükûnet ver.!!!"
DİLEKÇE !
Okullarının kapatılması nedeniyle hak kaybına uğrayanların Danıştay'da dava açabilmeleri için gereken dilekçe örneğini edinmek isteyenler, [email protected] adresine mail atınız.
BİLGİ:
Dilekçe örneği, Prof. Dr. Ersan Şen tarafından hazırlanmıştır.
(Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ceza Özel Hukuku ve Ceza Yargılaması Hukuku derslerini veren Şen, halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine de devam etmektedir.)
Ben buradayım, sesimi duyan var mı?
Sesini duyan var
Sesini duyanlar bizimkiler
Bak yaşatmak için sana koşuyorlar
Ak sakalına, çocuk yaşına bakmadan
Tırnaklarıyla kazıyorlar enkazı
Betonu tırnaklarıyla deliyorlar
Çıkarsız hesapsız yüreklerinin susturamadığı sesini
Elleri gibi kavuşturuyorlar birbirine
Gömülmesek de toprağa birlikte
Acıya gömüldük hep birlikte
Gömülmesek de toprağa birlikte
Acıya gömüldük hep birlikte
Gülcan bebe, Ayşe teyze, Mehmet amca, Fatma abla
İçeride kaldı anam, içeride kaldı babam
Bir tane de değil ki hangi birine yanam
İçeride kaldı anam, içeride kaldı babam
Bir tane de değil ki hangi birine yanam
hani güneş doğudan doğuyordu muhderem
:(
NormalleşME!
ACIYI BAL EYLEDİK
«pir sultan ölür dirilir»
bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni
kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne
ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne
ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni...
Hasan Hüseyin Korkmazgil
RİSKİ YAPILARI TARAMAMIZA İZİN VERİN"
Çağrısının başında "Bu hayat meselesi başka bir şey değil." diyen İmamoğlu "İstanbullulara çağrımdır, riskli yapıları taramamıza izin verin." ifadelerini kullandı.
"ŞU ANA KADAR NE YAZIK Kİ..."
İmamoğlu, bugüne dek tarama yapılmasını kabul etmiş olan bina sayısını da paylaştı. İmamoğlu, "Şu ana kadar, 1999 öncesi yapılmış 107 bin binadan ne yazık ki sadece 29 bini tarama yapmamızı kabul etti. Gerçek tabloyu görmek ve birlikte çözüm üretmek zorundayız." dedi.
SANA YAPTIRMAZLAR..... DEPREMDEN SONRA HÜKÜMET YAPACAK . ( sonra ağlaşırız.)
Aleyküm selam Nihat bey abi,
Sana da iyi günler dilerim.
Yaftalama ki yaftalanmayasın.!
Günaydınlar arkadaşlar.
Miraç kandiliniz ve de cumanız mübarek olsun.
Rabbim dualarınızı kabul eylesin.
Herkese güzel bir gün dilerim
sırf Allah rızası için çalışıp bu çalışmasını dünyevi menfaat sebebi yapmayanlar dan Allah razı olsun amin.
Fitne- cisin diye Fitneden bahs eden sana soruyorum, Fitnenin adl-ı fiil hali ne imiş Nifakmıymış?!
Soru Sana Fiil Fitne Diye
"Atiyye veya hibesinden dönen, kusmuğuna dönen köpek, gibidir." denmiştir. [Ebu Davud, Büyû 83, (3539); Tirmizî, Büyû 52, (1299); Nesâî, Hibe 2, (6, 265); İbnu Mace, Hibe 2, (2377)] Ya ilahel alemin beni ve tüm müminleri kusmuğuna dönen köpeklerden eyleme amin.
Düzenden beslenip ,düzeni eleştirmek ..
Ne o bilinç düzeyindesiniz ..
Ne o vicdana sahipsiniz ..
Ne o kadar akıllısınız ..
Ne o kadar yüreklisiniz ...
Oturun oturduğunuz yerde...
Siz kim sistemi sorgulamak ..
.
Fitne olumsuz bir durumun hali olmaklan beraber ad'dır, fitne- ciler ise ad olan Fitne durumunun saklı politize halidir, yani Allah fasıkları sevmez, çünkü fasık fiil hali olduğundan, fasıkların nifakı Fitne meydana getirir...!
Çünkü Yani Durum Saklı Meydan