geçen her saniyenin, her dakikanın(buna şu an antoloji için geçen dakikalarıda eklersek) bizi bir adım daha yaklaştırdığı bu dünya hayatımızdaki son durak. bazıları için dolu dolu, bazıları için boş boş; bazıları için anlamlı bazıları için anlamsız yaşanan bir hayat hikayesinin son noktası. hepimiz hergün gerçekleşmesini beklediğimiz düşler için yazıyoruz, çiziyoruz.bazende karalıyoruz.güzel olan odur ki, hayat hikayemizi lekesiz sayfalara yazalım. hergün biraz daha ya 'keşke'lerimizi çoğaltıyoruz yada azaltıyoruz.ne mutlu keşkesiz bir hayat sürenlere...ve bu amaçla yaşayanlara...ne mutlu! ...
insanın bir an için gerçekten düşünse aklını oynatmasına neden olabilecek kadar feci, kaçılamaz bir gerçek :) tüm diğer gerçekler kadar anlamsız onlar kadar anlamlı...
En büyük gizem bence.. çünkü bu deneyimini anlatabilecek birileri hiç olmadı ve olmayacakta.. yaşadığımız zaman öğreneceğiz.. dünyada bir gün öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insanoğlu.. ama onu en çok görmezden gelen de o..
Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki geçer dalgaları içimden serin serin.
ölüm ölmek demektir. ölmek ölümle eş anlamlıdır eğer insan ölümlüyse ölmüş demektir. Eğer ölmicekse ölüm olmazdı.Eğer ölüm varsa ölecek demektir.Ölmek güzel değildir ölümde güzel değildir. Ölmekle ölüm aynı şeydir. Ölmekte ölüm demektir.Bir canlı ölmüşse ölmüştür. Ölüm olmazsa ölmek diye bir şeyde düşünülemez. Ölümle ölmek birbirini tamamlar. Ölmek varsa ölüm kaçınılmazdır. Ölümle ölmek birbirine doğru orantlıdır. Ay sıkıldımm
Ölüm yoktur: Varolan 'yok oluş' (varolmak ve yokolmak aynı cümlede ne kadar tuhaf gelsede) Hiç bir şey hissetmemek, acıyı, mutluluğu, hüzünü, sevgiyi, yaşam boyu elde edilen her şeyi yitirmektir kavram karmaşasıyla ölüm ismi verilen yokoluş. Eyer biraz olsun inansayım belki korkutucu gelmezdi ölüm, lakin yokken ölümün sonrası en korkunç ızdıraptır benim için
Ey sevgili en sevgili uzatma dünya sürgünümü benim...diyebilmektir ölüm yada mevlana gibi şeb-i arus (düğün gecesi) olarak karşılayabilmektir.Sevgiliye gerçek dosta kavuşmanın diğer adıdır ölüm...
Musalla taşında, Yüzüme bir parça toprak süren imamın bembeyaz elleri Cesedimi yıkayan akrabalrın ağlamaklı sesleri Ne rengi kalmış tenimin ne de gözümün feri İşte sen beni böyle öldürdün
hayatta en sinir olduğun şey haksızlıktır.Nasıl kefenin cebi yok derim.Para götüremezsin cepte ama sana en lazım olacak şey götürürsün sana yapılan haksızları ve yaptığın iyi ve güzel şeyleri buna paha biçilebilirmi? derede bulunan bir ayvayı dişlerken, daha yutmadan yudumu, ayvanın suyu boğazıma kaçtı diyerek sahibinden helallik alana kadar, onun hizmetine girmek hem insan hakkını gözetmek bakımından, hem allah'ın rızasını kazanmak açısından hemde ölüm denen unsur varken yaşamı düzenlemek değilmidir. Ölüm için en zor olanı yaşarken ölmektir.Yoksa hakkın gereğini yerine getirdiğinde ebedi saadet yoludur ölüm.hakka kavuşmanın yeridir.Buda müminin bayramıdır.Kişilere haksızlık, eziyet edenler allah'ın bile affetmediği kul hakkına girerler, eğerki ölüm gelip çatana kadar helallık dilemediklerinde onları allah bile affetmez.Neden acaba ölüm bu kadar bilinenken, her an ölümle burun burunayken hiç ölmeyecekmiş davranır ve yaşarız.(Uygun olmayan yaşamı kasdederek söyledim) Galiba biz inasanlar biraz sabırsısız.Bir ömür bekleyip mükafat almak.Dünyadada alırız mutlaka herşeyin karşılığını ama er ama geç.Ölüm sonrası daha da sa- bır işi hep erteleriz ölüm sonrası kazanacaklarımızı sanki allah bize garantilemiş gibi vakit bırakacakmış gibi iyi ve güzel onun rızası için emrettiklerini yapmayı.Oysa herşey biz insanların iyiliği için değilmidir sonuçta.herşey biz insanlar için.herşey biz insanlar için.
there is nothing to do
bugün bir adım daha yaklaştık hep beraber...
sonun başlangıcı
ölüm, doğumdan sonra bir insanın yaşayabileceği en büyük, en muazzam tecrübe.. sabırsızlıkla bekliyorum :)
Insanlar uykudadir,
Olduklerinde uyanirlar.
{P}
geçen her saniyenin, her dakikanın(buna şu an antoloji için geçen dakikalarıda eklersek) bizi bir adım daha yaklaştırdığı bu dünya hayatımızdaki son durak.
bazıları için dolu dolu, bazıları için boş boş; bazıları için anlamlı bazıları için anlamsız yaşanan bir hayat hikayesinin son noktası.
hepimiz hergün gerçekleşmesini beklediğimiz düşler için yazıyoruz, çiziyoruz.bazende karalıyoruz.güzel olan odur ki, hayat hikayemizi lekesiz sayfalara yazalım.
hergün biraz daha ya 'keşke'lerimizi çoğaltıyoruz yada azaltıyoruz.ne mutlu keşkesiz bir hayat sürenlere...ve bu amaçla yaşayanlara...ne mutlu! ...
ÖLÜM;
NEŞ'ELENDİĞİNDE HÜZÜNLENDİREN,
HÜZÜNLENİNCE GAMI GİDEREN OLGU...
MÜSLÜMANIN RAHAT GÜNLERİNİN BAŞLANGICI,
KAFİRİN İSE AKLA HAYALE GELMEYECEK AZAP DOLU GÜNLERİNİN BAŞLANGICI.....
insanın bir an için gerçekten düşünse aklını oynatmasına neden olabilecek kadar feci, kaçılamaz bir gerçek :) tüm diğer gerçekler kadar anlamsız onlar kadar anlamlı...
ebedi hayata adim..
yolculuk, aynen doğum, gibi dönüşü yok!
Herşeyi geride bırakarak yalnızlığa yolçuluk
En büyük gizem bence.. çünkü bu deneyimini anlatabilecek birileri hiç olmadı ve olmayacakta.. yaşadığımız zaman öğreneceğiz.. dünyada bir gün öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insanoğlu.. ama onu en çok görmezden gelen de o..
Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi
Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin.
Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi
Ki geçer dalgaları içimden serin serin.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Rahat bırak azdırma içimde ki deliyi
Bana sorma benimde bilmediğim gizliyi.
N.F.K.
ŞÖLEN
Anneciğim, büyüyorum ben şimdi,
Büyüyor göllerde kamış.
Fakat değnekten atım nerde
Kardeşim su versin ona, susamış.
Fazıl Hüsnü Dağlarca (Ağır Hasta)
Hızlı yaşa genç öl cesedin yakışıklı olsun. Ama bize hızlı yaşama imkanı verilmedi ki!
ayrılığın ikiz kardeşi olarak tanırız, biliriz kendisini.
mumun ışığının söndüğü an...
BİR DÜNYA BIRAKIN
Oynaya oynaya gelin çocuklar,
El ele el ele verin çocuklar.
Bir vatan bırakın biz çocuklara,
Islanmış olmasın gözyaşlarıyla.
Bir bahçe bırakın, biz çocuklara,
Göklerde yer açın, uçurtmalara
Oynaya oynaya gelin çocuklar,
El ele el ele verin çocuklar.
Bir dünya bırakın, biz çocuklara
Ulaşsın şarkımız güneşe aya.
Oynaya oynaya gelin çocuklar,
El ele el ele verin çocuklar.
Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne “SEVGİLİ DÜNYA”
Oynaya oynaya gelin çocuklar,
El ele el ele verin çocuklar.
Zeki ÜNGÖR
Geçici bir ayrılık, sevdiklerimi çok özlesemde karşı koyamayacağım bir ayrılık.Ta ki bir gün kavuşuncaya dek....
hepimiz öleceğiz
İnsanlar ölmekten korkarlar, aslında yaşamayı bilmedikleri için...
W.Shakespeare..
Ölüm korkutucu ve kötü değildir.. kötü olan sizin ölüm sandığınız yok oluş...
ölüm ölmek demektir. ölmek ölümle eş anlamlıdır eğer insan ölümlüyse ölmüş demektir. Eğer ölmicekse ölüm olmazdı.Eğer ölüm varsa ölecek demektir.Ölmek güzel değildir ölümde güzel değildir. Ölmekle ölüm aynı şeydir. Ölmekte ölüm demektir.Bir canlı ölmüşse ölmüştür. Ölüm olmazsa ölmek diye bir şeyde düşünülemez. Ölümle ölmek birbirini tamamlar. Ölmek varsa ölüm kaçınılmazdır. Ölümle ölmek birbirine doğru orantlıdır. Ay sıkıldımm
Ölüm yoktur: Varolan 'yok oluş' (varolmak ve yokolmak aynı cümlede ne kadar tuhaf gelsede)
Hiç bir şey hissetmemek, acıyı, mutluluğu, hüzünü, sevgiyi, yaşam boyu elde edilen her şeyi yitirmektir kavram karmaşasıyla ölüm ismi verilen yokoluş. Eyer biraz olsun inansayım belki korkutucu gelmezdi ölüm, lakin yokken ölümün sonrası en korkunç ızdıraptır benim için
Ey sevgili en sevgili uzatma dünya sürgünümü benim...diyebilmektir ölüm yada mevlana gibi şeb-i arus (düğün gecesi) olarak karşılayabilmektir.Sevgiliye gerçek dosta kavuşmanın diğer adıdır ölüm...
Musalla taşında,
Yüzüme bir parça toprak süren imamın bembeyaz elleri
Cesedimi yıkayan akrabalrın ağlamaklı sesleri
Ne rengi kalmış tenimin ne de gözümün feri
İşte sen beni böyle öldürdün
hayatta en sinir olduğun şey haksızlıktır.Nasıl kefenin cebi yok derim.Para götüremezsin cepte ama sana en lazım olacak şey götürürsün sana yapılan haksızları ve yaptığın iyi ve güzel şeyleri buna paha biçilebilirmi? derede bulunan bir ayvayı dişlerken, daha yutmadan yudumu, ayvanın suyu boğazıma kaçtı diyerek sahibinden helallik alana kadar, onun hizmetine girmek hem insan hakkını gözetmek bakımından, hem allah'ın rızasını kazanmak açısından hemde ölüm denen unsur varken yaşamı düzenlemek değilmidir. Ölüm için en zor olanı yaşarken ölmektir.Yoksa hakkın gereğini yerine getirdiğinde ebedi saadet yoludur ölüm.hakka kavuşmanın yeridir.Buda müminin bayramıdır.Kişilere haksızlık, eziyet edenler allah'ın bile affetmediği kul hakkına girerler, eğerki ölüm gelip çatana kadar helallık dilemediklerinde onları allah bile affetmez.Neden acaba ölüm bu kadar bilinenken, her an ölümle burun burunayken hiç ölmeyecekmiş davranır ve yaşarız.(Uygun olmayan yaşamı kasdederek söyledim) Galiba biz inasanlar biraz sabırsısız.Bir ömür bekleyip mükafat almak.Dünyadada alırız mutlaka herşeyin karşılığını ama er ama geç.Ölüm sonrası daha da sa-
bır işi hep erteleriz ölüm sonrası kazanacaklarımızı sanki allah bize garantilemiş gibi vakit bırakacakmış gibi iyi ve güzel onun rızası için emrettiklerini yapmayı.Oysa herşey biz insanların iyiliği için değilmidir sonuçta.herşey biz insanlar için.herşey biz insanlar için.
hic iki hic ya da yok arasi bir hep ya da var olabilir mi? ..bunu nasil dusunebiliyoruz...
Son...
Eğer bu dünyaya tekrar dönmeyeceksem (hinduzm) benim için son!