ÖLÜM bazen kendimizi kötü hissedip olmasını istediğimiz, ama yaklaştığını hissettiğimizde de bize dokunamaması için her çabayı gösterdiğimiz, sevdiğimiz insanlar için yapabileceğimizi bol bol söylediğimiz, fakat tüm psikolokların engellemek için şifresini çözmeye çalıştığı bir.ASLINDA KİMSENİN BİLMEK İSTEMEDİĞİ Bİ Şİ
ölmek insanın kabullenmesi zor bir son. nekadar kötüde olsa yaşamak için hala direniyoruz. demekki yaşanılmaya değer diyoruz. toprağın altında olmak istemem. beni korkutan o
Kimse bilemez ne zaman öleceğini (bazıları hariç) ...Dibe vurduğum çok zaman oldu.Çok denedim o bazılarından olmayı başka şekillerde.Ama sonunda...Hala nefes alıyorum. Şimdiyse hayatımın geri kalan kısmının ilk gününü yaşıyorum...Bir internet cafenin en dip köşesinde okulu asarak.Son günü ne zaman mı? Dedim ya asla o bazıları gibi cesaretli olamadım... (Konya 20 bayan)
huzur, gizemli bir ürperti verir bazı geceler düşüncelerinle kavuştuğunda. ama her zaman huzurdur kelimenin özünde. en garantili kurtuluş yoludur belki, belki umudun tükendiği nokta, belki ellerin hiç olmadığı kadar soğuk olması ama üşümemek, belki yokoluş, belki varoluş......
Ölümüm sözlükteki manasini herkes biliyor. Ama sanirim Ölümü herkes öldükten sonra taniyacak.. ve dünyadaki her canlinin kapisini bir gün ölüm mutlaka calacak.............................
Ölüm, her sonlunun kaçınılmaz sonu ve yepyeni bir hayata kapı aralayan varlığı malum fakat keyfiyeti meçhul bir olgudur. İnançsız yaşayanların adını duyduklarında ürperdikleri, inanların ise bir alemden başka bir aleme geçmek için can attıkları, Mevlana'nın deyimiyle 'şeb-i arus' günüdür. Yaradanla, yaratılanların en şereflisi olan insanoğlunun buluşma günüdür. Ahirete göre bu dünya bir anlıktır sadece. Ölüm güzel şeydir budur perde ardından haber Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü Peygamber N. F. Kısakürek
Yaşam, köprünün tam ortası.Tabi o köprünün havada asılı olduğuna, başı ve sonu olmadığına, orta yerine öyle zembille indiğini sanan insan, ölümün sadece köprünün karşısına geçmek olduğuna inanmaz.Bazı denyo kafalar da hadlerini aşıp, benim mukaddes bildiğim şeylere vs.vs. ebenin damı gibi kendi beyinlerinin çalışma mekanizmasını yansıtacak şeyler söylerler.
olum iki farkli goze farkli gorunur: 1-Imansiz goz: bunlara gore olum bir yokolustur(hos yok olus ne demekse bu kavram kendi icinde celiskili bir kavramdir dusunene) ve bir idam-i ebedidir. 2-Imanli goz: bunlara gore olum vazifeden bir paydostur bir terhis tezkeresidir.olum daha guzel yerlere giris kapisidir. Ve iste olum.olum oldurulmuyor.Ey insanlar ya bir kurtulus bulun da kacin olumden ya da olumun hukmune razi olun! bekliyorum o gunu, tum kainatla aklim el ele vermis ve olumun yokolus olabilecegine en kucuk ihtimali bile vermiyorlar. kisin olen yapraklar yazin diriliyorlar, kisin olen yeryuzu baharla tebessum edip canlaniyor.kisin olen yeryuzunu baharda dirilten elbette olen insanlari da yeniden diriltir ve diriltecektir de.Ey yuce Rabbim olurken ve oldukten sonra dudaklarimizdan tebessumu eksik etme....
“Faniyim, fani olanı istemem. Acizim, aciz olanı istemem. Ruhumu Rahmana teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı baki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim."
ölüm hayatın anlamıdır arkadaşlar.
ÖLÜM bazen kendimizi kötü hissedip olmasını istediğimiz, ama yaklaştığını hissettiğimizde de bize dokunamaması için her çabayı gösterdiğimiz, sevdiğimiz insanlar için yapabileceğimizi bol bol söylediğimiz, fakat tüm psikolokların engellemek için şifresini çözmeye çalıştığı bir.ASLINDA KİMSENİN BİLMEK İSTEMEDİĞİ Bİ Şİ
ölmek insanın kabullenmesi zor bir son.
nekadar kötüde olsa yaşamak için hala direniyoruz.
demekki yaşanılmaya değer diyoruz.
toprağın altında olmak istemem.
beni korkutan o
Ait olduğumuz yere avdet ediş.
sonsuzluk..
bilinmezlik....
Biranda gelen karanlık.
Kimse bilemez ne zaman öleceğini (bazıları hariç) ...Dibe vurduğum çok zaman oldu.Çok denedim o bazılarından olmayı başka şekillerde.Ama sonunda...Hala nefes alıyorum.
Şimdiyse hayatımın geri kalan kısmının ilk gününü yaşıyorum...Bir internet cafenin en dip köşesinde okulu asarak.Son günü ne zaman mı? Dedim ya asla o bazıları gibi cesaretli olamadım...
(Konya 20 bayan)
huzur, gizemli bir ürperti verir bazı geceler düşüncelerinle kavuştuğunda. ama her zaman huzurdur kelimenin özünde. en garantili kurtuluş yoludur belki, belki umudun tükendiği nokta, belki ellerin hiç olmadığı kadar soğuk olması ama üşümemek, belki yokoluş, belki varoluş......
Asik'in Masuk'a kavusmasidir..
Vuslat anidir
ve
Inanlar icin yasamin sonundaki ödüldür...
Öğün-Döğün
Ne doğdu diye öğün
Ne öldü diye döğün
Doğan bebek ölecek
Yaşantını bölecek
Ateş sönemiyecek
Giden dönemiyecek
Fatin bu mucize der
Ve son durağa gider
Mefailu Feilun
. /.... /
Mehmet Fatin Baki
[email protected]
Ölümüm sözlükteki manasini herkes biliyor.
Ama sanirim Ölümü herkes öldükten sonra taniyacak..
ve dünyadaki her canlinin kapisini bir gün ölüm mutlaka calacak.............................
'bu kemikler böyle ayaklar altıda ezilmek için mi bunca dünya nimetiyle beslendi? kemiklerim sızlıyor düşündükçe...'
'ölüm güzel şeydir, budur perde ardından haber..
hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber'
yok olmak...
bazilari icin ebediyen ölmektir, Allah yolunda gidenler icinse bu fani dünyadan kurtulustur
Nihal Atsız'ın deyimiyle Tanrı'nın insana değmiş eli...
ölüm tüm canlıların gerçeğidir.
doğmak gibi bişe
bence ölüm bitmenin eş anlamı.bana bitmeyi çağrıştırıyor .
Ölüm, her sonlunun kaçınılmaz sonu ve yepyeni bir hayata kapı aralayan varlığı malum fakat keyfiyeti meçhul bir olgudur. İnançsız yaşayanların adını duyduklarında ürperdikleri, inanların ise bir alemden başka bir aleme geçmek için can attıkları, Mevlana'nın deyimiyle 'şeb-i arus' günüdür. Yaradanla, yaratılanların en şereflisi olan insanoğlunun buluşma günüdür. Ahirete göre bu dünya bir anlıktır sadece.
Ölüm güzel şeydir budur perde ardından haber
Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü Peygamber
N. F. Kısakürek
madem olum oldurulmuyor...
yaşamın anlamı.! ! ! ! ! ! ! !
bir yok oluş ve yeni bir başlangıç....
bedenimin toprak olması....
bütün heveslerimin isteklerimin beklentilerimin hırslarımın nefretlerimin coşkularımın, nefsimin yok olması.....
herşeyin bir sonu vardır insanlar doğarak yaşar ve ölümlede yaşamları biter.kormak ise bitmenin verdiyi tedirginliktir.
Yaşam, köprünün tam ortası.Tabi o köprünün havada asılı olduğuna, başı ve sonu olmadığına, orta yerine öyle zembille indiğini sanan insan, ölümün sadece köprünün karşısına geçmek olduğuna inanmaz.Bazı denyo kafalar da hadlerini aşıp, benim mukaddes bildiğim şeylere vs.vs. ebenin damı gibi kendi beyinlerinin çalışma mekanizmasını yansıtacak şeyler söylerler.
olum iki farkli goze farkli gorunur:
1-Imansiz goz: bunlara gore olum bir yokolustur(hos yok olus ne demekse bu kavram kendi icinde celiskili bir kavramdir dusunene) ve bir idam-i ebedidir.
2-Imanli goz: bunlara gore olum vazifeden bir paydostur bir terhis tezkeresidir.olum daha guzel yerlere giris kapisidir.
Ve iste olum.olum oldurulmuyor.Ey insanlar ya bir kurtulus bulun da kacin olumden ya da olumun hukmune razi olun! bekliyorum o gunu, tum kainatla aklim el ele vermis ve olumun yokolus olabilecegine en kucuk ihtimali bile vermiyorlar. kisin olen yapraklar yazin diriliyorlar, kisin olen yeryuzu baharla tebessum edip canlaniyor.kisin olen yeryuzunu baharda dirilten elbette olen insanlari da yeniden diriltir ve diriltecektir de.Ey yuce Rabbim olurken ve oldukten sonra dudaklarimizdan tebessumu eksik etme....
Ey Nefsim! Kalbim gibi ağla, bağır ve de ki
“Faniyim, fani olanı istemem. Acizim, aciz olanı istemem. Ruhumu Rahmana teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı baki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim."