ölüm insanın gerçek diyebilecegimiz yeni bir hayata kanat çırpması gibi birşey.bana kimse evden çıkınca araba çarpmıyacagı garantisini veremez ölüm her an bizi bulabilir.keşke ölmekle herşey bitse ama bide bunun ahiret boyutu var.allah hepimizi dogru yol üzere kılsın .
eğer dünyada ordan oraya savrulan kaidesiz nizamsız yaşayan,allah ın varlığını ve birliğini inkar eden tipler değilseniz sonsuz huzura açılan ve hiç bitmeyecek olan yeni bir hayat
Hayatı bir mum kabul edersek doğdugumuz an mum yanıyor ve zamanla erimeye başlıyor.ve tamaman bittiği an ise ölüm.Ne yazık ki insan bunu durduramıyor.şuan bile ömrümüzden saniyeler geçiyor ve ölüme yaklaşıyoruz.Demek ki ölümden kurtuluş yok.Ona alışmalıyız,Onu sevmeliyiz.Ölüme kendimizi hazırlamalıyız.Eğer ölüme aslında ondan sonraki hayata kendimizi hazırlarsak ölüm bize korkunç gelmez ve güzel alemlere,ahirete giden dostlara açılan bir kapı olur
Korkunç bir gerçek. Hiç te değil. Bir gün gerçeğe doğru yola çıkacağız. Çok geç mi. Belki. Hyata ben ce başlayacağımız an. Nasıl bir duygu. Gerçekten ürpertici mi.
Doğanın kanunu doğduk yaşadık ve öldük ondan sonrası yok geride kalan sadece kısacık sürede yaptıklarımız iyi şeyler yaptıysak onlarla anılırız hiç bir şey yapmadıysak zaten boşuna yaşamışız
Ölüm bir yokoluş değil sadece bir mekan değiştirmedir.Genelde düşünülegelen gibi ölüm bir bitiş değil,aksine bir başlangıçtır.Şu anda üzerinde yaşamaya çalıştığımız dünyadan çok daha güzel,çok daha adaletli,çok daha huzurlu,dertsiz,tasasız bir dünyaya göç ediştir.Aslında ölümün korkunçluğu yok olma düşüncesinden çok belki de hesap verebilmenin daha doğrusu verememenin getirdiği telaş,pişmanlık ve korkudan ibarettir.Belki de aramızdan ayrılanı bir daha göremeyecek olmanın verdiği üzüntü.Kimbilir belki de daracık bir 'kutu' içerisinde geldiğimiz yere yani toprağa verilmenin,ondan sonra da yalnız kalınacağı gerçeğinin en somut bir şekilde kafamıza dank edişidir. Ölüm sanıldığı gibi bir ayrılık değil,aslında en büyük vuslattır. 'şeb-i arus'tur.Yani düğün gecesi.Hayatı,ölümü,varlığı,varlık ötesini anlayabilen,idrak edebilen sayılı insan için mutluluktan sarhoş olunması gereken muazzam bir olaydır. Bizler içinse ölümün korkunçluğu ise Orhan Veli'nin dediği gibi şundan ileri gelmektedir: 'Ölüm Allah'ın emri,ayrılık olmasaydı'
uzun buz gibi bir uyku..............içinde bazen kokrku,bazen de bi kaçış saklıyor......ona kaçıyoruz.tam ona kavuşacakkende vazgeçiyoruz....ölüm ve hayat arasındaki o çizgi....sevmekle sevmemek gibi..karışık..tercihi zor.bazende çağarmadan geliyor ya.......öyle yada böyle o yolun sonu,yeni bi yolun da başı......artık korkmuyorum galiba.....
ölüm insanın gerçek diyebilecegimiz yeni bir hayata kanat çırpması gibi birşey.bana kimse evden çıkınca araba çarpmıyacagı garantisini veremez ölüm her an bizi bulabilir.keşke ölmekle herşey bitse ama bide bunun ahiret boyutu var.allah hepimizi dogru yol üzere kılsın
.
eğer dünyada ordan oraya savrulan kaidesiz nizamsız yaşayan,allah ın varlığını ve birliğini inkar eden tipler değilseniz sonsuz huzura açılan ve hiç bitmeyecek olan yeni bir hayat
Hayatı bir mum kabul edersek doğdugumuz an mum yanıyor ve zamanla erimeye başlıyor.ve tamaman bittiği an ise ölüm.Ne yazık ki insan bunu durduramıyor.şuan bile ömrümüzden saniyeler geçiyor ve ölüme yaklaşıyoruz.Demek ki ölümden kurtuluş yok.Ona alışmalıyız,Onu sevmeliyiz.Ölüme kendimizi hazırlamalıyız.Eğer ölüme aslında ondan sonraki hayata kendimizi hazırlarsak ölüm bize korkunç gelmez ve güzel alemlere,ahirete giden dostlara açılan bir kapı olur
Korkunç bir gerçek. Hiç te değil. Bir gün gerçeğe doğru yola çıkacağız.
Çok geç mi. Belki. Hyata ben ce başlayacağımız an. Nasıl bir duygu.
Gerçekten ürpertici mi.
aa terimi ekleyeni göremiyorum! !
çok mistik..bu bi işaret mi acaba? ? korktum
hergün 'had cnm %50 olasılık var bakalım ölücen mi bugün' diorum..
başım yastığa değdiğinde 'had cnm yırttın gene aferin bakalım sabaha çıkıcan mı' diorum..sona sabah oluyo hadi diorum gene cnm fifti fifti..bakalım nolucak :)) bitmeezz..
ama bi an biticek..
Ölüm; Diriliş.İnsan oglunun dünya için giyilmesi gerekli olan kıyafetini yani bedenini teslim edmesi ruh olarak devam edişi.
aşktır ölümden güzel olan...
cezamın bittiği an...
kendisine inançlı diyenlerin, ne din ne imanın olmadığını anlayacakları an.
Fazla değil o çürüme anında bir 10 dakka çürümelerini izleyebilseler.
Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm.
Ben senin için yaşamayı göze almışım.
herkes ölür, fakat kaç kişi gerçekten yaşar?
Doğanın kanunu doğduk yaşadık ve öldük ondan sonrası yok geride kalan sadece kısacık sürede yaptıklarımız iyi şeyler yaptıysak onlarla anılırız hiç bir şey yapmadıysak zaten boşuna yaşamışız
cahar (4) atıp şeş (6) oynasam
yine yenersin beni
ÖLÜM bana gülerek gel
ÖLÜMü öp ne olur?
Ölüm bir yokoluş değil sadece bir mekan değiştirmedir.Genelde düşünülegelen gibi ölüm bir bitiş değil,aksine bir başlangıçtır.Şu anda üzerinde yaşamaya çalıştığımız dünyadan çok daha güzel,çok daha adaletli,çok daha huzurlu,dertsiz,tasasız bir dünyaya göç ediştir.Aslında ölümün korkunçluğu yok olma düşüncesinden çok belki de hesap verebilmenin daha doğrusu verememenin getirdiği telaş,pişmanlık ve korkudan ibarettir.Belki de aramızdan ayrılanı bir daha göremeyecek olmanın verdiği üzüntü.Kimbilir belki de daracık bir 'kutu' içerisinde geldiğimiz yere yani toprağa verilmenin,ondan sonra da yalnız kalınacağı gerçeğinin en somut bir şekilde kafamıza dank edişidir.
Ölüm sanıldığı gibi bir ayrılık değil,aslında en büyük vuslattır. 'şeb-i arus'tur.Yani düğün gecesi.Hayatı,ölümü,varlığı,varlık ötesini anlayabilen,idrak edebilen sayılı insan için mutluluktan sarhoş olunması gereken muazzam bir olaydır.
Bizler içinse ölümün korkunçluğu ise Orhan Veli'nin dediği gibi şundan ileri gelmektedir:
'Ölüm Allah'ın emri,ayrılık olmasaydı'
'ölmek değildir ömrümüzün en feci işi,
müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi...'
gel tezkere gel
dünyada herkesin kabul ettiği tek gerçek.
olume teslim olacagim ama hayata asla
*neyi unuttugumu unutacak kadar unuttum seni*
Bu dunyadan oteki dunyaga gecisin sembolu, bir istasyon...
'Ne ölümden korkmak ayıp,
Ne de düşünmek ölümü! '
mutluluğu
uzun buz gibi bir uyku..............içinde bazen kokrku,bazen de bi kaçış saklıyor......ona kaçıyoruz.tam ona kavuşacakkende vazgeçiyoruz....ölüm ve hayat arasındaki o çizgi....sevmekle sevmemek gibi..karışık..tercihi zor.bazende çağarmadan geliyor ya.......öyle yada böyle o yolun sonu,yeni bi yolun da başı......artık korkmuyorum galiba.....
HEPİMİZ ÖLÜCEEEEEEEEZ! ! ! ! !
'en son ölüm gelir yine de erken deriz'...
bunun caresi yokmus, öyle diyorlar.
biz zaten ölüyüz,ama henüz ölümü yaşamadık,yaşayınca görücez ölümün ne olduğunu,böle iki cümle ile anlatılmaz ölüm
Ebedi hayata geçişi sağlayan kapı...
Ölüm güzel şey budur perde ardından haber;
Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber.
Fani dünyanın en yalancı sonu! ! ! ! ! ! Baki dünyanın en gerçekçi ilki! ! ! ! ! ! ! !
hiç aklımdan cıkmayan şey...
yalan dünyanın tek gercegi...