Kültür Sanat Edebiyat Şiir

okuma serüveni sizce ne demek, okuma serüveni size neyi çağrıştırıyor?

okuma serüveni terimi Renan Re tarafından tarihinde eklendi

  • Chosen One
    Chosen One

    Sevmeler zararsızdır yemin ederim. Sevmek ancak gözyaşı ile sonuçlandığında zehirlemeye başlar. Aşkın ortasında size sadece kendi benliğiniz yardım edebilir. Olgun ruh için sevmek; sevmeyi bilmek ve sevildiğini hissetmektir. Dünyanın kalanı teferruattır.

  • Chosen One
    Chosen One

    Meşrutiyeti ilan ettik olmadı, Cumhuriyeti getirdik gene olmadı, bir de ciddiyeti denesek? (Celal Yalınız-Nam'ı diğer Sakallı Celal)

  • Chosen One
    Chosen One

    Arzu nesnesi (Eşya, insan ya da mevki) ona ulaşmak için çektiğiniz zahmete değmeyecektir. (Arthur Schopenhauer)

  • Chosen One
    Chosen One

    Medeni toplumlarda bireyin, tek başına bütün olması esastır. Gelişmemiş topluluklarda ise bütünün parçası olma çabası vardır sadece. Bu durum kimini eksik hale getirir kimini ise ruhen yaralar. Eksik insan, güçsüz insan, kaybettiği gücünü kalabalıkların içinde bulmaya çalışır. Kendindekini öldürmüştür çünkü!

  • Chosen One
    Chosen One

    Sürekli tüketmenin kötü olduğunu bilsen de sürekli tüketmeye devam edeceksin. Kapitalizmin dogmaları bataklık gibidir. İsyan ya da itiraz ederken bile parasal sisteme hizmet etmeye devam edeceksin.

  • Chosen One
    Chosen One

    Doğada gezen pek çok güzellik görür, doğa ile iç içe olan ondan pek çok şeyi alır da doğanın umursamazlığından bir parça bile çekip çıkaramaz. O umursamazlığı benliğine sokamaz.

  • Chosen One
    Chosen One

    Konu para olduğunda herkesin dini aynıdır demiş Voltaire. Şu devirde de konu sadece para. Başka hiçbir şey değil. Paranın dışındakiler ayzberkin su üstünde kalan kısmı. Sadece bilinçli olarak, rasyonel kararlarla yönelmiyoruz ona, bilinçdışı da tamamen onunla dolmuş durumda. Çilingirin bile açamayacağı kapıları açar para.

  • Chosen One
    Chosen One

    Balıklar oltayı değil yemi, insanlar da tehlikeyi değil karı (kazancı) görürler. (Çin Atasözü)

  • Chosen One
    Chosen One

    Avrupa'da idrak sıçramasına neden olan, rönesans ile birlikte insanlara yavaş yavaş hıristiyanlığın dayatılmaktan vazgeçilmesidir. Yani hıristiyan değilsen insan değilsin anlayışını yıkmayı başarmıştı ileriki dönemlerde Avrupa.

  • Chosen One
    Chosen One

    Katılma bana! Bırak boşver, hemfikir de olma benimle! Konuşalım sadece seninle, özgürce. Seslerimiz buluşur zaten bir yerlerde merak etme! Zaten Kahkahan da gözyaşın da tamamen benimle. İşte böyle. Aynı çorbanın tuzuyla karabiberi gibi olalım. Hissedelim birbirimizi, hem ayrı ayrı olmayı hem de aynılığı tadalım birlikte.

  • Chosen One
    Chosen One

    Çökmekte olan topluluklarda insanlar arasındaki derin saygı, yerini yüzeysel, göstermelik bir inceliğe bırakır. (Alexander Puşkin)

  • Chosen One
    Chosen One

    Royal Palas âlemleri gizli kapaklı bir şey değildi Paris için ve örnek yaygındı. Bu
    sırada Law çıktı sahneye. Para hırsıyla zevk ve sefahat düşkünlüğü birleşti. Yurtluklar yok oluyor,
    ahlâk yıkılıyor, Fransızlar gülüyor ve birtakım hesaplar yapıyorlar, devlet satirik vodvillerin
    nakaratları altında parçalanıyordu.

    (Alexander Puşkin)

  • Chosen One
    Chosen One

    Çünkü yasak tanımaz rüzgâr,
    Zincir vurulmaz kartala, genç kız kalbine.
    Şair de öyledir işte
    İçinden geldiği gibi yaşar…

    (Alexander Puşkin)

  • Chosen One
    Chosen One

    Sorunlar olması gerekenden büyükse, bir şeyler devamlı yanlış gidiyorsa, hissedilen olumsuz bir takım duygular varsa, içinizde konuşmayı, anlamayı ve belki de sizin tarafınızdan sevilmeyi, hatırlanmayı bekleyen bir parçanız var demektir. O parça ona agresif davrandığınız için değil, onu yok saydığınız için kudurur.

  • Chosen One
    Chosen One

    Bizim amacımız her şeyi bilmek değil davranışlarımızı yönlendirecek bilgileri elde etmektir. Eğer insanın düşüncelerini ve eylemlerini hangi ölçütlere göre yönetmesi gerektiğini bulabilirsek bilgi eksikliğinden kaygı duymamıza gerek kalmaz. (John Locke)

  • Chosen One
    Chosen One

    Kötülük yapmaması için insanı zor da olsa frenlemek, iyilik yapması için de onu bir hayli iteklemek gerekir. İşte insan böyle bir canlı.

  • Chosen One
    Chosen One

    Tarih kitaplarında Osmanlı imparatorluğunun gerileme dönemi ile ilgili klasik cümle: ‘’Halk ağır vergilerin altında ezilmekteydi.’’

  • Chosen One
    Chosen One

    Başka uluslar üzerinde tahakküm oluşturmak isteyen uluslar aslında kendileri özgür değildirler. (Karl Marx)

  • Chosen One
    Chosen One

    Freud doğaüstü olan her şey hakkında şüpheci yaklaşmıştır. Jung ise parapsikolojiye özellikle telepati ve eşzamanlılık gibi psişik olaylara aşırı ilgili olmuştur. Gençliğinde pek çok seansa katılmıştır ve doktora tezinde olağanüstü olayların psikolojisi ve patolojisi üzerine çalışmıştır. 1909’da Jung Freud’un paranormal hakkındaki görüşlerini almak için Viyanaya gidip onu ziyaret eder. Konuştuklarında Freud bu gibi düşünceler için zamanı olmadığını ve Jung’un da bu konunun peşinden gitmesinin üzücü olduğunu ifade etmiştir. Konuşma esnasında Jung garip bir şey hisseder. Bu garip duyguyu düşünürken birden yanındaki kitaplıktan büyük bir ses gelir ve Jung bunun paranormal bir şeyden kaynaklandığını söyler. Freud sinirli bir şekilde buna karşı çıkar. Az sonra Jung bu sesin tekrar çıkacağını iddia eder ve ses gerçekten de yeniden çıkar. İki adam da birbirlerine bakar halde kalakalır ve bu olay hakkında bir daha hiç konuşmazlar.

  • Chosen One
    Chosen One

    Az gelişmiş topluluklar kötülüğün cehaletten geldiğini bilmezler. Bilselerdi bu tür topluluklarda cehalet bu denli kol gezmezdi. Ve bu kalabalıklar topluluk değil toplum hüviyetine bürünürlerdi.

  • Chosen One
    Chosen One

    Yaşam sadece onu kötü ya da hor kullanana kısa görünür. (Seneca)

  • Chosen One
    Chosen One

    Dünyanın en çok değişken yönünü seviyorum. Mimarisini sürekli değiştiren bir yapının içinde bulunuyoruz. Hiçbir ideoloji, mitoloji, adet, sistem, norm kalıcı olmuyor. Bunlar bir toplumda belli bir süreden fazla koruyamıyor geçerliliklerini! Durağan olmuyor, olamıyor. Tıpkı denize yazı yazmaya benziyor aslında. İnsanın bunu fark etmekte zorlanması ise değişimin ani ya da hızlı olamaması. Bu değişim yavaş ve çağlara yayılırcasına, iliklere kadar işlercesine olur. İnsan da dahil tüm canlılar, bu değişim ortamının içinde bir şeylerin değiştiğini fark etmezler bile.

  • Chosen One
    Chosen One

    Pandora’ya hiçbir koşulda asla açılmaması gereken bir kutu verilmişti. Bu kutu onun dünyaya inmesi içindi. Pandora, Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a gönderildi. Kardeşinin tanrılardan bir hediyeyi asla kabul etmemesi tavsiyesini unutan Epimetheus, Pandora’yı evinde ağırladı. Bir süre sonra aralarında yakınlık başladı ve sonrasında ikisi evlendi. Merakına yenik düşen Pandora bir gün sihirli kutunun kapağını açmış bulundu. Bunun üzerine tüm kötülükleri dünyaya salmış oldu. Bu korkunç şeyler arasında hastalık, savaş, ahlaksızlık, emek ve rızık için çalışma gerekliliği vardı. Pandora hatasını fark ederek kapağı hızla kapatmıştı ama artık çok geçti ve içinde kutunun kapağının kenarına sıkışmış tek bir şey kalmıştı. O da umuttu. Böylece insanlık bir şekilde ani ve ebedi talihsizliğine katlanabilecekti.

  • Chosen One
    Chosen One

    Nicedir hissettiğim bir şeyler var. Her yerde memnuniyetten başkasını görmüyorum ama tuhafım. Gizli bir halsizlik, sıkıntı, kalbimin derinliklerine sızmış durumda! Bir zamanlar senin de hakkında söylediğin gibi onun boş ve şişmiş olduğunu hissediyorum adeta. Değer verdiklerime duyduğum bağlılık, kalbimi meşgul etmeye yetmiyor. Ne yapacağını bilmediği işe yaramaz bir güçle başbaşa kalıyor sanki. Biliyorum, böylesi bir acı tuhaf ama gerçek. Dostum, çok mutluyum ama bu mutluluk beni çok sıkıyor. (Jean Jack Rousseau- Julie ya da yeni Heloise)

  • Chosen One
    Chosen One

    Toplum, kendinizle uğraşmanıza izin vermiyorsa kendi çöküşünü hazırlıyor demektir.

  • Chosen One
    Chosen One

    Cahil söyleyecek değerli, doyurucu bir şeyi olmamasına rağmen, söyleyeceği bir şey varmış gibi davranıp bunun üzerinden prim kasan kişidir. Bu bir tembelliktir. Cahil sosyal yaşamında değil, zihin dünyası içinde tembellik edendir.

  • Chosen One
    Chosen One

    Ekonomiyi batıran ekonomi konusunda gerekli tedbirlerin alınmaması ya da iyi bir ekonomistin olmayışı değil, ekonomiyi batıran sosyo-kültürel süreçlerdir kanımca. Ekonominin kötü gidişi sadece kültürel duyarlılığı olmayan ya da yeterince olmayan toplulukların ortak sorunudur. Gömleğin ilk düğmesini yanlış bağladığınızda tümden gerisi yanlış gider. İşte o ilk düğme poetiktir. Az gelişmiş topluluklarda sadece politik ve ekonomik parametreler üzerinde oynamalar yapılır. Bu şekilde bir tedavi yoluna gidilir. Oysa hastalık politik değil poetik alanda kendisini göstermektedir. Güçlü ulusların tarihlerine baktığımızda politik inşadan çok önce poetik inşa sürecine girdiklerini görmekteyiz.

  • Chosen One
    Chosen One

    Cahil insan hiçbir şeyi beğenmeyen değil, bir şeyi neden beğenmediğini dahi bilmeyendir.

  • Chosen One
    Chosen One

    Hayati süreçler vardır ve bu süreçlerin sağlıklı biçimde yaşanması gerekir. İşte insanın olgunlaşamayışı, hayatı meydana getiren süreçleri de birer sorun olarak algılaması, onları içselleştirmek, içine almak, hissetmek yerine ekarte etme yoluna gitmesindendir… İnsan, içine almak değil, geride bırakmak isteyen bir canlıya evrilmiştir. Değişimi idrak etmeden kendini değişim sürecinin içinde sanmak zehirlemiştir benlikleri! Değişimi bilmemek ya da değişim sürecini yok saymak pek çoklarını da gereksiz bir yığın haline getirmiştir.

  • Chosen One
    Chosen One

    Bu çağın ‘’Geist’’ı telaş. Herkes bir yerlere koşturuyor. Karın doyurma telaşından beter olmuş ruhsal boşlukları giderme telaşı. Sonuç ise hüsran. Her koşturma, giderilen her ihtiyaç daha büyüğüne kapı aralıyor. İnsanın daha hızlı koşası geliyor. Telaşın insanı sürüklediği yerler ise yüksek olasılıkla berbat yerler. Geri dönmek isteyen için bile iş işten geçmiş olabiliyor. Durup düşünmesini bilmek, kendi arızalarını fark edip ona göre hareket etmek ise iyi bir felsefi çalışmayla mümkündür.