Bu kadar saçma kendini ortalığa… Bu kadar dağıtma kendini… Kaçmaya değil, kalmaya; gitmeye değil, sevmeye çalış… Sen, aşk topraklarına ekilen bir güldün… Bu diken de neyin nesi? Kanıyorum…
Kendini değiştirmedikçe başkalarında bulamazsın aşkı… Çünkü kalbin hasta, yaralı… Aşk ne yapsın sana, ziyafet ne yapsın sana… İnzivaya çekilmelisin iyileşene kadar, birkaç bahar…
Değirmende un öğütür gibi öğütürsün yaşananları… İnsanları, beni… Oysa bir deniz yıldızı için çok şey farkedecekti, gözlerine atılmak… Bir enkaz bırakıyorsun ardında…
Seni sen yapan kurucu temellerin üzerinde yeniden diril… Hani o ilk bakış, ilk öpüş, ilk seviş vardı ya… Sen aşksın, bu kadar yırtma perdeleri… Uzaktan da olsa kaygılıyım…
Bir tarafı sessiz, bir tarafı deli. Bir tarafı eğlenceli, bir tarafı suskun. Bir tarafı çılgın, bir tarafı ağırbaşlı. Bir tarafı ciddi, bir tarafı manyak. Bir tarafı kırgın, bir tarafı mutlu..
Nasılsın..? her zaman dilimiz arkasında dişlerimiz ardında hep birşeyleri gizleme çabasının bulunduğu bir sual.. iyiyim deriz ya işte yalan yada kötülüğe çağrışım yapılır hep isyan.. kısaca nasılsın demek neyi çağrışım yapıyor mu bana göre..? Nasılsın sadece bir avuntunun suali..
Bir yere takılınca takılıyorum… Sanırım dibine kadar vurmak istiyorum… Yada doruğuna kadar tadını çıkarmak… Gör işte… Aşk, bir zirve bende…
Sen nasılsın?
Bu kadar saçma kendini ortalığa… Bu kadar dağıtma kendini… Kaçmaya değil, kalmaya; gitmeye değil, sevmeye çalış… Sen, aşk topraklarına ekilen bir güldün… Bu diken de neyin nesi? Kanıyorum…
Sen nasılsın?
Bugüne kadar hep benden bahsettik ve hal-i pürmülâlim acınasıydı… Sana şöyle baktım da bir kuş bakışı… Sen benden perişansın… Yapma…
Biz nasılız?
Kendini değiştirmedikçe başkalarında bulamazsın aşkı… Çünkü kalbin hasta, yaralı… Aşk ne yapsın sana, ziyafet ne yapsın sana… İnzivaya çekilmelisin iyileşene kadar, birkaç bahar…
Sen nasılsın? diye sormuyorum bu sefer…
Bazı şeylerden geçtik, doğru… Aşktan, birbirimizden ve hatta kırmızı çizgilerimizden… Uçuruma çıkıyorsa bu yolculuğun sonu? Tir tir titriyorum…
Sen nasılsın?
Değirmende un öğütür gibi öğütürsün yaşananları… İnsanları, beni… Oysa bir deniz yıldızı için çok şey farkedecekti, gözlerine atılmak… Bir enkaz bırakıyorsun ardında…
Sen nasılsın?
Seni sen yapan kurucu temellerin üzerinde yeniden diril… Hani o ilk bakış, ilk öpüş, ilk seviş vardı ya… Sen aşksın, bu kadar yırtma perdeleri… Uzaktan da olsa kaygılıyım…
Sen nasılsın?
Hışımlı bir gidişin ardından belki intikam duygusuyla çok hızlı yaşıyorsun hayatı ve senin için endişeleniyorum…
Ben nasılım?
Çarelerin tükendiği yerdeyim,
Durma gel.
Üşüdüm iliklerime dek,
Yokluğun ecel...
Sen nasılsın ?
Bir tarafı sessiz, bir tarafı deli.
Bir tarafı eğlenceli, bir tarafı suskun.
Bir tarafı çılgın, bir tarafı ağırbaşlı.
Bir tarafı ciddi, bir tarafı manyak.
Bir tarafı kırgın, bir tarafı mutlu..
Nasılsın diye sorma!
Filistin gibiyim, Gazze gibiyim, Kudüs gibiyim işte!
Bir yanım işgal edildi, diğer yanım direnişte...
Sen nasılsın..?
İyi değilim hiç
İyi olmaya da çalışmıyorum
Bildiğin gibi de değil herşey
Çokta birşey değişmedi ama
Sen nasılsın ?
Biraz yorgun,biraz umarsız
ayarsız
Açık alanlara alerjim var. Kapalı alanlara da var. Her şeye alerjim var aslında.
Öyleyim işte tekim sensizim
Öyleyim işte sesiz suskun
Öyleyim işte yürür gider gibi
Endişeli...
Ölüm haberini bekleyen mahkumlar gibi...
nasılsın sen iyimisin
aleyküm selam olsun sizlere
Siz değerli dostlardan şiirlerime ilişkin yorum ve düşüncelerinizi bekliyorum :)
Ben de onu soruyorum kendime. Nasılım ? Bi bilsem
"beklemek bir tepenin mutluluğunu
bir acının yakıp geçmesini beklemek..."
Kar yağsada igloya saklansam
Yaz mevsimin de yağan yağmur gibi ürkeğim
Kaptanı olmayan gemi gibisinden!
Sesimin tonundan nasıl olduğumu bilmiyorsa eğer !!!
Cevap: "iyi,sgl sen nasılsın "
Nasılsın..? her zaman dilimiz arkasında dişlerimiz ardında hep birşeyleri gizleme çabasının bulunduğu bir sual.. iyiyim deriz ya işte yalan yada kötülüğe çağrışım yapılır hep isyan.. kısaca nasılsın demek neyi çağrışım yapıyor mu bana göre..? Nasılsın sadece bir avuntunun suali..