Kayseri’de Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan Rum bir ailenin çocuğu olarak 1887’de dünyaya gelir. Adını “Diyamendi” koyarlar. Daha sonra taşındıkları Kastamonu’da Rüştiye Mektebi’ni, yani şimdiki ortaokulu okurken Mevlânâ’nın Mesnevî’sinin tesiriyle ilk iman tohumları düşer kalbine. Muaf olduğu halde İslâm ilmihali ve akâidi derslerine girer. Âyet ve hadisleri ezberlemekte, aruzla hikemî şiirler yazmaktadır. Arkadaşları ona “Yamandi Molla” diye hitap etmektedir. Liseden sonra İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirmiş, yirmi yıla yakın devlet hizmetinde bulunduktan sonra vefatına kadar serbest avukat ve gönüllü öğretmen olarak çalışmıştır. Çoktan müslüman olmuştur ama ailesini üzmemek, onları Patrikhâne’nin tepkisinden korumak için ihtidasını kırk yıl boyunca açığa vurmamıştır. Kırk yıl boyunca oruçlarını gizli gizli, çoğu zaman sahursuz veya iftarsız tutmak zorunda kalmış; namazlarını kendi muhitinden uzak semtlerin kuytu mescidlerinde kılmıştır. Fakat artık gözyaşlarıyla kendisini ele veren Peygamber aşkını, iman ve ihlâsını daha fazla gizleme imkânı kalmamıştır.
Kayseri’de Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan Rum bir ailenin çocuğu olarak 1887’de dünyaya gelir. Adını “Diyamendi” koyarlar. Daha sonra taşındıkları Kastamonu’da Rüştiye Mektebi’ni, yani şimdiki ortaokulu okurken Mevlânâ’nın Mesnevî’sinin tesiriyle ilk iman tohumları düşer kalbine. Muaf olduğu halde İslâm ilmihali ve akâidi derslerine girer. Âyet ve hadisleri ezberlemekte, aruzla hikemî şiirler yazmaktadır. Arkadaşları ona “Yamandi Molla” diye hitap etmektedir. Liseden sonra İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirmiş, yirmi yıla yakın devlet hizmetinde bulunduktan sonra vefatına kadar serbest avukat ve gönüllü öğretmen olarak çalışmıştır. Çoktan müslüman olmuştur ama ailesini üzmemek, onları Patrikhâne’nin tepkisinden korumak için ihtidasını kırk yıl boyunca açığa vurmamıştır. Kırk yıl boyunca oruçlarını gizli gizli, çoğu zaman sahursuz veya iftarsız tutmak zorunda kalmış; namazlarını kendi muhitinden uzak semtlerin kuytu mescidlerinde kılmıştır. Fakat artık gözyaşlarıyla kendisini ele veren Peygamber aşkını, iman ve ihlâsını daha fazla gizleme imkânı kalmamıştır.
1942’de Mehmet Abdülkadir ismini alarak müslüman olduğunu ilân ettiğinde ailesi kıyamet koparır. Patrikhâne nikâhını geçersiz sayar; eşinden ve çok sevdiği kızından ayrılmak zorunda kalır. Evini, sahip olduğu bütün malını mülkünü ailesine bırakmış, sadece ceketini alarak soğuk bir kış gecesi nereye gideceğini bilmeden kendisini sokağa atmıştır. Avukatlık bürosunda mahrumiyet içinde yaşamaktadır ama artık orucunu ve namazını gizlemek zorunda olmadığından mutludur. İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde ve Yüksek İslâm Enstitüsü’nde Farsça okutmakta, talebelerini yeni ve büyük ailesinin çocukları olarak görmektedir.
1962’de O’nun için bir yangın yeri olan dünyadan göçüp gider. Allahu a’lem, medfun bulunduğu Karacaahmet’te, Efendimiz s.a.v.’in, Allah ve Rasûlü’nü sevenlere verdiği, “Kişi sevdiğiyle beraberdir” müjdesinin tahakkukunu beklemektedir.
Yanan kalbe devâsın sen, bulunmaz bir şifâsın sen Muazzam bir sehâsın sen, dilersen rû-nümâsın sen Habîb-i Kibriyâ’sın sen, Muhammed Mustafâ’sın sen Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallah.
Herhangi bir eleştiri tartışma ortamında düşüncelerinizi siz, biz şeklinde paylaşıyorsanız, bu büyük ayrılıkların, çıkmazların kapıda olduğunun göstergesidir. Demin anlatmak istediğim olayı evrensel boyata taşımaya kalkarsanız ki görünen o zaten; neticesinde birşeyler inşaa etmek değil yıkmak çabasında olduğunuz düşünülür. Anlatmak istediğim çok basit bakın bir örnekle açıklayayım. '-(siz) ermeni olabilirsiniz, ama benim ne ermeniden olduğum nede ermeni olmak istediğim söz konusu dahi olamaz'! etki tepkiyi yaratmak zorundadır, bu doğanın kanunudur artık hepimiz, tütümüz biz gibi terimlerle kendinizi soyutlamış, ve kardeşliği baltalamış gözüküyosunuz.. ;)
bu bir ayrılıktır, kardeşlik değildir, öncelikli hedefinizin içinde ayrılığa düştüğünüz ülkede kardeşliği birlikteliği sağlamak sukuneti bozmamaya çalışmak olmasını temenni ederim. Saygılarımla, barbaros
Sözde Ermeni soykırımını bahane ederek, ermenilerden özür dileyenleri bilmek isterseniz www.ozurdiliyoruz.com daki listeyi inceleyin.
Kimler var göreceksiniz. Ayılıp bayıldığınız, yazarlar, sanatçılar. Adalet Ağaoğlu'ndan, Baskın Oran'a, Murathan Mungangan'dan Mine Kırıkkanat'a, Hale Soygazi'den Yavuz Bingöl'e,Hadi Uluengin’den Hasan Cemal’e Lale Mansur’a kadar binlercesi.
hepimiz müslümaniz elhamdulillah yarabbim şükür sana ya budist olsaydık işin yoksa uğraş diğer tarafta... kim verecekti o turuncu elbiselerin hesabini... kaldıkı dünyada inek yeme maymun sev farelerle iç içe yaşa ..
hepimiz ermeniiz diyenlerin başını çekenlerin hepsi zaten ermeniymiş. bizim millet de koyun gibi meledi arkalarından. yok duygusallıkmış. basın olmasaydı böyle bir ürüyüş de olmazdı ya. bu hepsi ermeni olanlar bu tip yürüyüşleri ithal basınımıza borçludur. Yeni ``doğan`` medyamız en başta zaten.
bu olanlar askeriyenin işine yaramıştır.kimseyi fişlemeden kimin ne olduğu ortaya çıkıyor. olaya iyi yanından bakalım.
Doğru üstadım...Hepimiz ermeniyiz diyenlerin hepsi ermeni, o zaman yallah ermenistana...Sizi orası paklar,.yeriniz bu dünya da orası, öbür dünyada Allah Kerim...
bu lafı anlayamadım hiç ne demek hepimiz ermeniyiz başka bi yerde hristiyan misyonerler öldürülüyo bu defada hepimiz hristiyanız diolar ne yani kardeşim bu ülkede hiç mi müslüman yok türk yok kürt yok çerkez yok
hepimiz ermeni değilde ingiliz olduk adımız(rumuz) donumuz çorabımız ingiliz olmuş beee.. en kısa zamanda halis muhlis su katılmamış lazca rumuz bulmam lazım :)
teba-ı sadıka derdi onlara osmanlı...ve dünya savaşı parçalarken osmanlıyı kendi içine de sıçradı ve bir avuç Osmanlı kalabilmeyi başarmış osmanlıyı, zaten hiç osmanlı olmayı başaramamış milliyetler kendilerini iltica ettirmeye mecbur bıraktı nasıl mı...sırtındaki hançeri saklayarak elbet,evet sırtındaki hançeri sakladı Osmanlı ama ahh keşke saklamasaydı o mertlik ki işte şimdi namertlere kapı açtı...düşman hem içerde hem dışardaydı ve düşmana yarayı açık etmek mağlubiyetin diğer adıydı...şimdiyse mirası almayı beceremeyen biz aciz osmanlı kırıntılarından hem bu ilticanın öcünü hem kaçarken gömdükleri umutlarını ve belkide hazine türbedarlarını almak için atalarımdan başladılar bizi katil etmeye...nasıl kabullendik bu iftirayı...ve nasıl kendimi vurur da nankörlüğe inkar ederim aslımı…birde ben mi vurayım osmanlıyı...hem nasıl vurayım o hançer benim de yüreğimde…
Sözde 'Solun ırkı, milliyeti olmaz' diyen solcuların,kendi halinde Türk vatandaşlarını bile' Siz Ermeniyseniz,bizde Türküz kardeşim' diye düşünmeye zorlayan,ayrımcılık yok demeye çalışırken bile,ayrımcılığın en kabasını yapan,saçma sapan slogan...
ırk ırk bakmıyoruz zaten olaya... ermeni ırkı türk ırkı diye bir şey yok.. o Ermeniler Türkçe konuşuyorsa Türktür. 'Amerikan' mantığıyla düşünemiyor musunuz.........
Tabiki değiliz.Ve bu sözü sarfedenler de Ermeni olalım diye söylemediler.Sadece Dink'in öldürülmesini protesto için bu sözleri sarf ettiler.Fakat her nedense cümbür cemaat saldırganlaştık bu sözün sarfı için. Ermeni kelimesi son 80-90 yıl içinde sürekli olumsuz anlamda kullanıla geldi ve öylece zihinlerde yer edindi.Oysa dünyada hiç bir ırkın bir diğer ırktan üstünlüğü yoktur ki bunu bizim dinimiz de bize öğretedurmuştur yine de bir türlü akıllanamadık. Farz edelim ki Ermeni olmak ırkların en sulfisi olsun.Peki Dink'i öldüren genç Ermenliğin de aşagısında kalmaz mı?
Kayseri’de Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan Rum bir ailenin çocuğu olarak 1887’de dünyaya gelir. Adını “Diyamendi” koyarlar. Daha sonra taşındıkları Kastamonu’da Rüştiye Mektebi’ni, yani şimdiki ortaokulu okurken Mevlânâ’nın Mesnevî’sinin tesiriyle ilk iman tohumları düşer kalbine. Muaf olduğu halde İslâm ilmihali ve akâidi derslerine girer. Âyet ve hadisleri ezberlemekte, aruzla hikemî şiirler yazmaktadır. Arkadaşları ona “Yamandi Molla” diye hitap etmektedir. Liseden sonra İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirmiş, yirmi yıla yakın devlet hizmetinde bulunduktan sonra vefatına kadar serbest avukat ve gönüllü öğretmen olarak çalışmıştır. Çoktan müslüman olmuştur ama ailesini üzmemek, onları Patrikhâne’nin tepkisinden korumak için ihtidasını kırk yıl boyunca açığa vurmamıştır. Kırk yıl boyunca oruçlarını gizli gizli, çoğu zaman sahursuz veya iftarsız tutmak zorunda kalmış; namazlarını kendi muhitinden uzak semtlerin kuytu mescidlerinde kılmıştır. Fakat artık gözyaşlarıyla kendisini ele veren Peygamber aşkını, iman ve ihlâsını daha fazla gizleme imkânı kalmamıştır.
Kayseri’de Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan Rum bir ailenin çocuğu olarak 1887’de dünyaya gelir. Adını “Diyamendi” koyarlar. Daha sonra taşındıkları Kastamonu’da Rüştiye Mektebi’ni, yani şimdiki ortaokulu okurken Mevlânâ’nın Mesnevî’sinin tesiriyle ilk iman tohumları düşer kalbine. Muaf olduğu halde İslâm ilmihali ve akâidi derslerine girer. Âyet ve hadisleri ezberlemekte, aruzla hikemî şiirler yazmaktadır. Arkadaşları ona “Yamandi Molla” diye hitap etmektedir. Liseden sonra İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirmiş, yirmi yıla yakın devlet hizmetinde bulunduktan sonra vefatına kadar serbest avukat ve gönüllü öğretmen olarak çalışmıştır. Çoktan müslüman olmuştur ama ailesini üzmemek, onları Patrikhâne’nin tepkisinden korumak için ihtidasını kırk yıl boyunca açığa vurmamıştır. Kırk yıl boyunca oruçlarını gizli gizli, çoğu zaman sahursuz veya iftarsız tutmak zorunda kalmış; namazlarını kendi muhitinden uzak semtlerin kuytu mescidlerinde kılmıştır. Fakat artık gözyaşlarıyla kendisini ele veren Peygamber aşkını, iman ve ihlâsını daha fazla gizleme imkânı kalmamıştır.
1942’de Mehmet Abdülkadir ismini alarak müslüman olduğunu ilân ettiğinde ailesi kıyamet koparır. Patrikhâne nikâhını geçersiz sayar; eşinden ve çok sevdiği kızından ayrılmak zorunda kalır. Evini, sahip olduğu bütün malını mülkünü ailesine bırakmış, sadece ceketini alarak soğuk bir kış gecesi nereye gideceğini bilmeden kendisini sokağa atmıştır. Avukatlık bürosunda mahrumiyet içinde yaşamaktadır ama artık orucunu ve namazını gizlemek zorunda olmadığından mutludur. İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde ve Yüksek İslâm Enstitüsü’nde Farsça okutmakta, talebelerini yeni ve büyük ailesinin çocukları olarak görmektedir.
1962’de O’nun için bir yangın yeri olan dünyadan göçüp gider. Allahu a’lem, medfun bulunduğu Karacaahmet’te, Efendimiz s.a.v.’in, Allah ve Rasûlü’nü sevenlere verdiği, “Kişi sevdiğiyle beraberdir” müjdesinin tahakkukunu beklemektedir.
Yanan kalbe devâsın sen, bulunmaz bir şifâsın sen
Muazzam bir sehâsın sen, dilersen rû-nümâsın sen
Habîb-i Kibriyâ’sın sen, Muhammed Mustafâ’sın sen
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallah.
Gül açmaz, çağlayan akmaz, ilahî nûrun olmazsa
Söner âlem, nefes kalmaz, felek manzûrun olmazsa
Firâk ağlar, visâl ağlar, ezel mesrûrun olmazsa
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallah.
Herhangi bir eleştiri tartışma ortamında düşüncelerinizi siz, biz şeklinde paylaşıyorsanız, bu büyük ayrılıkların, çıkmazların kapıda olduğunun göstergesidir. Demin anlatmak istediğim olayı evrensel boyata taşımaya kalkarsanız ki görünen o zaten; neticesinde birşeyler inşaa etmek değil yıkmak çabasında olduğunuz düşünülür. Anlatmak istediğim çok basit bakın bir örnekle açıklayayım. '-(siz) ermeni olabilirsiniz, ama benim ne ermeniden olduğum nede ermeni olmak istediğim söz konusu dahi olamaz'!
etki tepkiyi yaratmak zorundadır, bu doğanın kanunudur artık hepimiz, tütümüz biz gibi terimlerle kendinizi soyutlamış, ve kardeşliği baltalamış gözüküyosunuz.. ;)
bu bir ayrılıktır, kardeşlik değildir, öncelikli hedefinizin içinde ayrılığa düştüğünüz ülkede kardeşliği birlikteliği sağlamak sukuneti bozmamaya çalışmak olmasını temenni ederim.
Saygılarımla, barbaros
bu sLogan Ermeni-Türk ayrımı sebebıyLe değiL,Ermenılerıde anlamak qerektıqını ve olaylara bırde onların qözunden bakmak qerektıqını vurqulamak ıçın söyLenmıştır..Sacma sapan 'ben Türk'üm kardeşi ne ermenisi' qibi yorumLara qerek oLduqunu düşünmüyorum..
Nefretin sevgiden farkı olduğunun en güzel göstergesi..Hepimiz insanız..Hepimiz sevgi yumağının bir parçasıyız..
walla siz bilirsiniz!
ötekileştirmeye karşı içselleştirme
Hrant Dink öldü, hepimiz ermeniyiz dediniz sokaklara döküldünüz,
Uğur Mumcu öldü, hepimiz devrimciyiz dediniz sokaklara döküldünüz.
Muhsin Yazıcıoğlu öldü, hepimiz milliyetçiyiz dediniz sokaklara döküldünüz.
PEKİ; BÜLENT ERSOY ÖLÜNCE NE YAPACAKSINIZ?
Ben ermeni falan olmayacağım kardeşim, kim olursa olsun hayret birşey.
Ben Türk'üm, Kürt olanlar Kürt'tür, Çerkez olanlar Çerkezdir...vs...
Sözde Ermeni soykırımını bahane ederek,
ermenilerden özür dileyenleri bilmek isterseniz
www.ozurdiliyoruz.com daki listeyi inceleyin.
Kimler var göreceksiniz. Ayılıp bayıldığınız, yazarlar, sanatçılar.
Adalet Ağaoğlu'ndan, Baskın Oran'a, Murathan Mungangan'dan Mine Kırıkkanat'a, Hale Soygazi'den Yavuz Bingöl'e,Hadi Uluengin’den Hasan Cemal’e Lale Mansur’a kadar binlercesi.
her şeyin saçma olduu yaşamda
paradoxlar yaratmak
Hepiniz ermeni olabilirsiniz ama ben TÜRKÜM.
hepimiz travestiyiz hepimiz ayseliz hepimiz travestiyiz hepimiz ayselizz... yüzyılın herşeye uygulanan sloganı
çok şükür ben TÜRK,üm vede bununla gurur duyuyorum bu lafı söyleyenler iyice düşünmeden söylemişlerdir yada dedeleri gerçekten ermenidir
hepimiz müslümaniz elhamdulillah yarabbim şükür sana ya budist olsaydık işin yoksa uğraş diğer tarafta... kim verecekti o turuncu elbiselerin hesabini... kaldıkı dünyada inek yeme maymun sev farelerle iç içe yaşa ..
tekrar sükürler olsun yarabbim sana minnettariz..
hepimiz ermeniiz diyenlerin başını çekenlerin hepsi zaten ermeniymiş.
bizim millet de koyun gibi meledi arkalarından.
yok duygusallıkmış.
basın olmasaydı böyle bir ürüyüş de olmazdı ya.
bu hepsi ermeni olanlar bu tip yürüyüşleri ithal basınımıza borçludur.
Yeni ``doğan`` medyamız en başta zaten.
bu olanlar askeriyenin işine yaramıştır.kimseyi fişlemeden kimin ne olduğu ortaya çıkıyor.
olaya iyi yanından bakalım.
Doğru üstadım...Hepimiz ermeniyiz diyenlerin hepsi ermeni, o zaman yallah ermenistana...Sizi orası paklar,.yeriniz bu dünya da orası, öbür dünyada Allah Kerim...
bu lafı anlayamadım hiç ne demek hepimiz ermeniyiz başka bi yerde hristiyan misyonerler öldürülüyo bu defada hepimiz hristiyanız diolar ne yani kardeşim bu ülkede hiç mi müslüman yok türk yok kürt yok çerkez yok
olsun....sizce mahsuru yoksa biz alışkınız ermenilere.....
meğer bu ülkede ne çok ermeni varmış......bende bu ülke niye durulmuyor diyordum.
hepimiz hıyarız var mı ötesi...
hepimiz ermeni değilde ingiliz olduk adımız(rumuz) donumuz çorabımız ingiliz olmuş beee.. en kısa zamanda halis muhlis su katılmamış lazca rumuz bulmam lazım :)
ben ermeni değilim istesemde olamam onlar kadar cani olamam.
Türk'üz
teba-ı sadıka derdi onlara osmanlı...ve dünya savaşı parçalarken osmanlıyı kendi içine de sıçradı ve bir avuç Osmanlı kalabilmeyi başarmış osmanlıyı, zaten hiç osmanlı olmayı başaramamış milliyetler kendilerini iltica ettirmeye mecbur bıraktı nasıl mı...sırtındaki hançeri saklayarak elbet,evet sırtındaki hançeri sakladı Osmanlı ama ahh keşke saklamasaydı o mertlik ki işte şimdi namertlere kapı açtı...düşman hem içerde hem dışardaydı ve düşmana yarayı açık etmek mağlubiyetin diğer adıydı...şimdiyse mirası almayı beceremeyen biz aciz osmanlı kırıntılarından hem bu ilticanın öcünü hem kaçarken gömdükleri umutlarını ve belkide hazine türbedarlarını almak için atalarımdan başladılar bizi katil etmeye...nasıl kabullendik bu iftirayı...ve nasıl kendimi vurur da nankörlüğe inkar ederim aslımı…birde ben mi vurayım osmanlıyı...hem nasıl vurayım o hançer benim de yüreğimde…
hepimiz manyakız
Sözde 'Solun ırkı, milliyeti olmaz' diyen solcuların,kendi halinde Türk vatandaşlarını bile' Siz Ermeniyseniz,bizde Türküz kardeşim' diye düşünmeye zorlayan,ayrımcılık yok demeye çalışırken bile,ayrımcılığın en kabasını yapan,saçma sapan slogan...
ırk ırk bakmıyoruz zaten olaya... ermeni ırkı türk ırkı diye bir şey yok.. o Ermeniler Türkçe konuşuyorsa Türktür. 'Amerikan' mantığıyla düşünemiyor musunuz.........
Tabiki değiliz.Ve bu sözü sarfedenler de Ermeni olalım diye söylemediler.Sadece Dink'in öldürülmesini protesto için bu sözleri sarf ettiler.Fakat her nedense cümbür cemaat saldırganlaştık bu sözün sarfı için.
Ermeni kelimesi son 80-90 yıl içinde sürekli olumsuz anlamda kullanıla geldi ve öylece zihinlerde yer edindi.Oysa dünyada hiç bir ırkın bir diğer ırktan üstünlüğü yoktur ki bunu bizim dinimiz de bize öğretedurmuştur yine de bir türlü akıllanamadık.
Farz edelim ki Ermeni olmak ırkların en sulfisi olsun.Peki Dink'i öldüren genç Ermenliğin de aşagısında kalmaz mı?
hepimiz alışırız...