Esra Seçkin'in taciz ettiği onlarca üyeye sesleniyorum. Gelin arkadaşlar, bu insanlıktan anlamayan şahsiyeti "Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu"na dayandırarak mahkemeye verelim. Zira "Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu" Türk Ceza Kanunu’nun 123.maddesinde “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiş bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır. Esra Seçkin denen kişi, kasıtlı olarak burada onlarca kişiyi rahatsız etmekte ve üyelerin huzur içerisinde bir sosyal hayat yaşamalarını engellemektedir. Belki mahkemelerde sürününce aklı başına gelir hanımefendinin...
Beni güzel hatırla Bunlar sin satırlar Farzet ki bir rüzgardım esip gectim hayatından Yada bir yagmur sel oldum sokağında Sonra toprak suyu çekti kaybolup gittim.. Belkide bir rüyaydım senin için ... Uyandın....... Ve......... Ben......... .. Bittim.......
Çok mersi,değerli görüşleriniz benim için çok kıymetli. Ancak ben latife olsun diye yazdım aşağıdaki notu. İçindeki ironik yansıma sadece sizin gözünüze çarpmış demek :)))
Sizin paylaşımlarınızdaki müzik kalitesi ise başka üyede yok veya ben rastlamadım ...
sayın M.Puder can sıkıntısıyla Berlin'de gezerken uğradığım, bir resim sergisinde ki ''Kürk Mantolo Madonna'' taplosunun önündeki bankta oturrken görmüştüm. O günden beri seviyoruz..Yazılarınızın ve düşüncelerinizin huzur veren hırçın bir havası,var bizi asıl saran o...
herkez özgürlük istiyor özgürlüğü hakkı olarak savunuyor aşırı özgür bir dünyanın çivisi çıkmaz mıydı sence? herkez biliyor herkez bildiğini söylüyor bilmeyen kim? kandırılan ve kandırılmış olan onca insana nasıl göz yumuyor bu insanlık? ha dogru onlarda birer sahtekar cünkü senin gibi
Bilmem görür müsün bu yazdıklarımı? Veya görmezsin kimin umrunda? Ben yazdıktan sonra bakmamışsan vebali boynuna! Çok uzun zamandır görmüyorum seni. Şaka maka 4 yıl oldu. Fotoğraflarınla dost olduk bilir misin? Senden bir haber gelsin diye bekliyorum. Yolunu gözlüyorum desem yeridir. Kimi zaman ağlıyorum. Ağlıyor olmam seni geri getirmez biliyorum. Ama her seferinde daha da güçleniyorum. Belki bir gün sokakta yürürken seninle göz göze geliriz diye bekliyorum. Adımımı evden atar atmaz başlıyor seni aramalar. Gözlerim beyaz alanında kaç kez tur atıyor. Anlatamıyorum. Ne kadar sayfalarca yazsam dahi anlatamıyorum. Anlatsam bile anlamamazlıktan geleceksin. Seni tanıyorum. Tek bir isteğim vardı sadece senden. O kıza baktığın gibi bana bakmanı istedim. Sadece bir bakış istedim. Bana baktığında gül istedim. Gözlerinin içi parlasın yıldızlar gibi istedim. Ama nafile. Senden kaçmamı istediğini biliyorum. Denemedim mi sanıyorsun? Kaç kere öldürdüm seni? Kaç kere soğuttum kendimden seni? Ama olmadı. Yine de dönüp dolaşıp seni buluyorum. Seni çıkaramıyorum içimden. Müebbete tutulmuşsun. Olmuyor. Gülüşün gelince aklıma tüm filmler geri sarıyor. Her şeyi en baştan yaşamaya başlıyorum. Evet sen benim en zayıf noktamsın. İşte sırf bu yüzden senden yine kurtulmayı denedim ama olmadı. Olmuyor. Anladım ki olmayacak...
Esra Seçkin'in taciz ettiği onlarca üyeye sesleniyorum. Gelin arkadaşlar, bu insanlıktan anlamayan şahsiyeti
"Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu"na dayandırarak mahkemeye verelim. Zira "Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu" Türk Ceza Kanunu’nun 123.maddesinde “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiş bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır. Esra Seçkin denen kişi, kasıtlı olarak burada onlarca kişiyi rahatsız etmekte ve üyelerin huzur içerisinde bir sosyal hayat yaşamalarını engellemektedir. Belki mahkemelerde sürününce aklı başına gelir hanımefendinin...
4 yıl sonraki bene sesleniyorum:
Bebek mi ağlıyor? :)
Us ; Seninle tıpkısının aynısıymışız. Hem de kesin bilgiymiş. :D
Bak benimle iyi geçin, ona göre. :)
senin kelimelerinin ne kadar berbat olduğunu hatırlamıyor değilim, döşe bakalım.
Söyle ; Kalbindeki kir mi ?
Pas mı ?
Kendime sarı laler aldım çiçek pazarından
N'oldu? girebileceğin bir kalıp bulamadın mı? :)
yanındakinin kıymetini bil, bir melek olmalı...
Kötü insanlar beni hiç şaşırtmadı ...
Şaşırdıklarım hep iyi sandıklarımdı....
beni hiç tanımıyorsun...
ilk aşkı tarafından terk edilmiş, kendisine hisleri sorulduğunda dalga geçilmiş, ruhu öldürülmüş biri...
terk etmedi sevdan beni..........
istediğim en son şey seni üzmek ama .....
Hani bir oda dolusu oyuncağı vardır...
Elinde bir tabanca ile gezer ya çocuk...
Aşktır O....
sen bi güldün güneş doğdu içime :)
Beni güzel hatırla
Bunlar sin satırlar
Farzet ki bir rüzgardım esip gectim hayatından
Yada bir yagmur sel oldum sokağında
Sonra toprak suyu çekti kaybolup gittim..
Belkide bir rüyaydım senin için ...
Uyandın.......
Ve.........
Ben.........
.. Bittim.......
Hem ben sana bir şey söyleyeyim mi ?
Ben aslında seni görmek filan değil ,
Düpedüz seni istiyorum..
Can Yücel
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini...
O hiç birinizde kalıcı değil, size karşı olan ilgisi meraklılık durtusünü doyurana kadar, sonra sizi kocaman bir acabayla başbaşa bırakır gider.
Gittiğin kadarsın...
Ege Efem ;
Çok mersi,değerli görüşleriniz benim için çok kıymetli. Ancak ben latife olsun diye yazdım aşağıdaki notu. İçindeki ironik yansıma sadece sizin gözünüze çarpmış demek :)))
Sizin paylaşımlarınızdaki müzik kalitesi ise başka üyede yok veya ben rastlamadım ...
sayın M.Puder can sıkıntısıyla Berlin'de gezerken uğradığım, bir resim sergisinde ki ''Kürk Mantolo Madonna'' taplosunun önündeki bankta oturrken görmüştüm. O günden beri seviyoruz..Yazılarınızın ve düşüncelerinizin huzur veren hırçın bir havası,var bizi asıl saran o...
Sevgili takipçilerim;
Beni ne kadar sevseniz az. Sizi anlıyorum ve hak veriyorum. Ben de olsam kendimi en çok severdim...
:))))))))))))))))))))))
"" Sen nasılsın Canım ?
elin , yüzün , havan ,
bıraktığım gibi mı ?
korkunç özlemişim SENİ...
( A. Arif..)
herkez özgürlük istiyor özgürlüğü hakkı olarak savunuyor aşırı özgür bir dünyanın çivisi çıkmaz mıydı sence?
herkez biliyor herkez bildiğini söylüyor bilmeyen kim?
kandırılan ve kandırılmış olan onca insana nasıl göz yumuyor bu insanlık?
ha dogru onlarda birer sahtekar cünkü senin gibi
meyhaneler de sakiler derman olmadı
çok istedim olsun diye sensiz olmadı
bana yine gül yüzünle gel :)
Birine seslenmek bana sesleneceği insanda bir şeyler bekleyen diğer bir insanı çağrıştırıyor.
buralardan gitme
buralar gitsin
sen gitme,
gitmek çözecekse
biri gidecekse
buralar gitsin!
sen gitme..
Bilmem görür müsün bu yazdıklarımı? Veya görmezsin kimin umrunda? Ben yazdıktan sonra bakmamışsan vebali boynuna! Çok uzun zamandır görmüyorum seni. Şaka maka 4 yıl oldu. Fotoğraflarınla dost olduk bilir misin? Senden bir haber gelsin diye bekliyorum. Yolunu gözlüyorum desem yeridir. Kimi zaman ağlıyorum. Ağlıyor olmam seni geri getirmez biliyorum. Ama her seferinde daha da güçleniyorum. Belki bir gün sokakta yürürken seninle göz göze geliriz diye bekliyorum. Adımımı evden atar atmaz başlıyor seni aramalar. Gözlerim beyaz alanında kaç kez tur atıyor. Anlatamıyorum. Ne kadar sayfalarca yazsam dahi anlatamıyorum. Anlatsam bile anlamamazlıktan geleceksin. Seni tanıyorum. Tek bir isteğim vardı sadece senden. O kıza baktığın gibi bana bakmanı istedim. Sadece bir bakış istedim. Bana baktığında gül istedim. Gözlerinin içi parlasın yıldızlar gibi istedim. Ama nafile. Senden kaçmamı istediğini biliyorum. Denemedim mi sanıyorsun? Kaç kere öldürdüm seni? Kaç kere soğuttum kendimden seni? Ama olmadı. Yine de dönüp dolaşıp seni buluyorum. Seni çıkaramıyorum içimden. Müebbete tutulmuşsun. Olmuyor. Gülüşün gelince aklıma tüm filmler geri sarıyor. Her şeyi en baştan yaşamaya başlıyorum. Evet sen benim en zayıf noktamsın. İşte sırf bu yüzden senden yine kurtulmayı denedim ama olmadı. Olmuyor. Anladım ki olmayacak...
Pişttt!
:)