bir gönül...iki gönül = bir gönül ;) tüm kuralların dışındasın - aşk, başkasın / sen şimdi gözlerini kapa hadi, açma o gelse bile - buyrun bir dahi aşk ile... / aşk başkasın, yücesin, amenna - ama beni bırak, hadi başka kapıya :)
Annenin evladına hisettiği duygudur tek gerçek aşk- geçiyorum efsane olmuş aşkları..
Aşk- fedakarlık, karşılık beklenmeden sevginin aşırısıdır. Anne'nin çocuğuna hisettiği gibi, çocuk naparsa yapsın, hangi yaşta olursa olsun, evladını sever ve ona adeta aşıktır. Ancak ne yazıkki evlat'ı ona ayni aşkı duymayabilir - o gider elin kızına/oğluna aşık olduğunu düşünür, ta ki kendi çocuğu olana kadar....
gariptir ama uzulesim var bu aksam.. efkari cagirasim var soguk esen ruzgarin icinden... icimi fokur fokur kaynatsin istiyorum uzsun kedere soksun beni.. beni benden alsin yok etsin istiyorum.. efkar kapimda beni bekliyor.. acaba gercekten cagirsammi yanima? otursakmi beraber onla 2 kadeh cekip... sonra eskiyi dusunsek.. yasadiklarimizi.. yasanmislari.. olan, olup biteni ansak yasanan iyi-kotu gunleri.. ama iyilerin yeri yok bu aksam.. bu aksam kotu gunleri anicaz onla.. verilmemesi gereken degerleri anicaz.. olumune ama bosuna sevdalari... sonra kafamiz kiyak olucak onunla.. bir anda silicez hayati bir cizgide.. yasamak icin yasiyacagiz gelecegi siktir edip bu gunun tadini cikarticaz.. geleni sikicez gelmeyeni dovucez.. dostlarimizi yuceltecegiz dusmanlarimizi yok edicez.. bir an olmayi dusunup olmamakta karar kilicaz..
'...sonra Augusta ile bütün bunlardan bir daha söz etmedik,çünkü evlillik nişanlılıktan çok daha basit bir şey...İnsan bir kez baş göz oldu mu,aşk tartışmaları sona eriyor,aşktan söz etmesi gerektiğinde de çok sürmüyor,hayvanlığı kabarıp çenesini kapatıyor...Gel gelelim bu hayvanlık öylesine insanlaşmış olabiliyor ki,karmaşıklaşıyor,çarpılıyor,bir kadının saçlarına eğildiğinizde orada bulunmayan bir ışığı arayabiliyorsunuz...Gözlerininzi yumuyorsunuz,kadın bir başkasına dönüşüyor,bıraktığınızda yine kendisi olup çıkıyor...Tüm minnetinizle ona yöneliyorsunuz,çabanızda başarılı olmuşsanız büsbütün minnet duyuyorsunuz...'
Sadece iç çekerek bakışmak,ayışığında dolaşmak değildir aşk. El üstünde tutmak gerekir onu ve üstüne titremek.Hele yıllar geçtikçe... Unutulmayan bir şarkıya benzer.Ve böyle bir şarkıyı,ancak acısını çeken yazabilir.
Ben aşkın ne olduğunu çok iyi biliyorum. Dünya dünya olduğundan bu güne dek aşkı benim gibi kimse şiirsel olarak tarif edememiştir.6 kıtalık bu şiiri yakında sayfama atacağım.Antolojide aşk nedir tıkladım benimkinin yanından bile geçmemiş.Nejat Gülümser İSTANBULDAN çok güzel yazdılar. amma benim şiirim adeta doktora tezi gibi.Ben yazarım benim adım ADLEYBA.Sabredin sabreden derviş Antolojiye ermiş. Enderin muhabbetlerimle. Sakaryadan selamlar.Cihat ADLEYBA
...Aşıklık gönül iniltisinden belli olur, hiçbir hastalık gönül hastalığı gibi değildir.... Aşığın hastalığı bütün hastalıklardan ayrıdır. Aşk, Allah sırlarının usturlabıdır. Aşıklık ister cihetten olsun, ister bu cihetten... akıbet bizim için o tarafa kılavuzdur. Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyliyeyim... asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum. Dilin tefsiri gerçi pek aydınlatıcıdır, fakat dile düşmeyen aşk daha aydındır. Çünkü kalem, yazmada koşup durmaktadır, ama aşk bahsine gelince; çatlar, aciz kalır. Aşkın şerhinde akıl, çamura saplanmış eşek gibi yattı kaldı. Aşkı, aşıklığı yine aşk şerh etti....................................................*
Yetiştirilmesi yürek isteyen hangi çiçek varsa köklerinde saklanmış olan kokudur aşk..............
bir gönül...iki gönül = bir gönül ;) tüm kuralların dışındasın - aşk, başkasın / sen şimdi gözlerini kapa hadi, açma o gelse bile - buyrun bir dahi aşk ile... / aşk başkasın, yücesin, amenna - ama beni bırak, hadi başka kapıya :)
aşk uçurumun kıyısında dolaşmayı gözealabilmektir
Annenin evladına hisettiği duygudur tek gerçek aşk- geçiyorum efsane olmuş aşkları..
Aşk- fedakarlık, karşılık beklenmeden sevginin aşırısıdır. Anne'nin çocuğuna hisettiği gibi, çocuk naparsa yapsın, hangi yaşta olursa olsun, evladını sever ve ona adeta aşıktır. Ancak ne yazıkki evlat'ı ona ayni aşkı duymayabilir - o gider elin kızına/oğluna aşık olduğunu düşünür, ta ki kendi çocuğu olana kadar....
Ahvali cihanı her zaman söyleşelim
Amma gam-ı aşkımız nihân söyleşelim
Ey vakıf-ı raz-ı aşk olan ârif-i can
Ney gibi seninle bi-zeban söyleşelim.
Haleti'den ...
aşk dogallık
eğer beni seviyorsan bırak aşk doğal gelsin ;)
fenafillah!
AŞK:doğar, büyür ve ölür. Ne yazık ki bu böyledir. Ama AŞK... başka bedenlerde... tekrar tekrar dirilir ve tekrar tekrar ölür.
'Aşk;
Karşındakini bulunmaz Hint Kumaşı zannetmekle, aslında hıyarın teki olduğunu anlamak arasında geçen zamandır.'
Aşk insan doğanın bir öznesi olduğunun algıladığında aldığı pozitif enerji, sevmek, sevilmek, yaşatmattır.
Hissettigin Hisleri Hissettigini Hissettigin An Hissettigin His ASKTIR...! ! !
aşk acı çekmektir, acı çektiğin halde peşinden koşabilmektir...
aşk dediğin F tipi cezaevi gibi olmalı
kaçmasıda kalmasıda bi o kadar zor olmalı
gariptir ama uzulesim var bu aksam.. efkari cagirasim var soguk esen ruzgarin icinden...
icimi fokur fokur kaynatsin istiyorum uzsun kedere soksun beni..
beni benden alsin yok etsin istiyorum..
efkar kapimda beni bekliyor..
acaba gercekten cagirsammi yanima?
otursakmi beraber onla 2 kadeh cekip...
sonra eskiyi dusunsek..
yasadiklarimizi.. yasanmislari..
olan, olup biteni ansak
yasanan iyi-kotu gunleri..
ama iyilerin yeri yok bu aksam..
bu aksam kotu gunleri anicaz onla..
verilmemesi gereken degerleri anicaz.. olumune ama bosuna sevdalari...
sonra kafamiz kiyak olucak onunla..
bir anda silicez hayati bir cizgide..
yasamak icin yasiyacagiz
gelecegi siktir edip bu gunun tadini cikarticaz..
geleni sikicez gelmeyeni dovucez..
dostlarimizi yuceltecegiz
dusmanlarimizi yok edicez..
bir an olmayi dusunup olmamakta karar kilicaz..
'...sonra Augusta ile bütün bunlardan bir daha söz etmedik,çünkü evlillik nişanlılıktan çok daha basit bir şey...İnsan bir kez baş göz oldu mu,aşk tartışmaları sona eriyor,aşktan söz etmesi gerektiğinde de çok sürmüyor,hayvanlığı kabarıp çenesini kapatıyor...Gel gelelim bu hayvanlık öylesine insanlaşmış olabiliyor ki,karmaşıklaşıyor,çarpılıyor,bir kadının saçlarına eğildiğinizde orada bulunmayan bir ışığı arayabiliyorsunuz...Gözlerininzi yumuyorsunuz,kadın bir başkasına dönüşüyor,bıraktığınızda yine kendisi olup çıkıyor...Tüm minnetinizle ona yöneliyorsunuz,çabanızda başarılı olmuşsanız büsbütün minnet duyuyorsunuz...'
bAŞKalaşım
bakk! ! ! vermiyeceksen uğraştırma...
; (
aşk yurumesini bilmeyip koşmaktır başaramayıp defalarca denemektir
anlaşılmayan bir cesaretin kalbi kaplaması...
Güneşin doğuşu aşk, batışı tutkudur.Çünkü aşk duygusallık, tutku cesaret ister...
Sadece iç çekerek bakışmak,ayışığında dolaşmak değildir aşk.
El üstünde tutmak gerekir onu ve üstüne titremek.Hele yıllar geçtikçe...
Unutulmayan bir şarkıya benzer.Ve böyle bir şarkıyı,ancak acısını çeken yazabilir.
ask bir ucurum
Ben aşkın ne olduğunu çok iyi biliyorum. Dünya dünya olduğundan bu güne dek aşkı benim gibi kimse şiirsel olarak tarif edememiştir.6 kıtalık bu şiiri yakında sayfama atacağım.Antolojide aşk nedir tıkladım benimkinin yanından bile geçmemiş.Nejat Gülümser İSTANBULDAN çok güzel yazdılar. amma benim şiirim adeta doktora tezi gibi.Ben yazarım benim adım ADLEYBA.Sabredin sabreden derviş Antolojiye ermiş. Enderin muhabbetlerimle. Sakaryadan selamlar.Cihat ADLEYBA
ışık,hayat,yaşamak,gerçek,huzur,neşe sevinç,ben,bakmak,enerji,kadın.saç,göz,imaj,his.
Aşıklar, ferah kadehini, güzellerin elleri ile öldürdükleri vakit içerler......*
....Diri aşk ruhta ve gözdedir..................................................*
...Aşıklık gönül iniltisinden belli olur, hiçbir hastalık gönül hastalığı gibi değildir....
Aşığın hastalığı bütün hastalıklardan ayrıdır. Aşk, Allah sırlarının usturlabıdır. Aşıklık ister cihetten olsun, ister bu cihetten... akıbet bizim için o tarafa kılavuzdur. Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyliyeyim... asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum. Dilin tefsiri gerçi pek aydınlatıcıdır, fakat dile düşmeyen aşk daha aydındır. Çünkü kalem, yazmada koşup durmaktadır, ama aşk bahsine gelince; çatlar, aciz kalır. Aşkın şerhinde akıl, çamura saplanmış eşek gibi yattı kaldı. Aşkı, aşıklığı yine aşk şerh etti....................................................*
aşk
acı çekmektir,ızdıraptır,unutamamaktır....
aşk bir boktur yemeyen yoktur.
Aşk bedenimi var eder, ruhumu yok eder.
Mutluluğunu, hüznünü, acısını kısacası herbir halini aleni değilde içinden yaşamak makuldür...