Ask ölerek kurtulmaktir gecici dünyadan. Sevgilisinin eliyle ölenin mezarina gidip de aglama 'Ne mutluluk 'diye gipta et Sevdigi onu öldürmeyi öldürerek diriltmeyi kabul etmistir,diye düsün Eger asiksan bu kemendden kurtulmaya calisma Sadi gibi kusursuz ve özgür bir asik ol Büyük denizlere acil demiyorum Lakin bir kez acilmissan tufandan korkma Sadi-i Sirazi
bir cellat gördüm geçen gün neden geldin dedim canını almaya dedi.bende dedim benim sevvdigim var baktım cellat gidiyor cellata sordum neden canımı almadaın cellat dediki 'sen zaten yaşarken ölmüşsün dedi'! ! ! ! !
aşağıda yazılan yazı benim tarafımdan yazılmıştır aşıklara ve terk edilenlere...
Sevgi çanları çalmaya başlamıştı. Sevgiler uçuşmaya. Tüm yazarlar aldılar kalemlerini defterlerini başladılar aşk şiirleri, masalları yazmaya. Elleri ağrıyana kadar yazıyorlardı… O kadar ağlayasım gelmiş tiki. Her yere bakıyorum herkes güle oynaya geziyor sevgilileriyle, bir tanecik aşklarıyla. Neden dedim, neden benim sevgilim yok. Herkesin var benim yok. Aşk çanları çalıyordu çaldı, çaldı ve çaldıkça yazılar yaşlara boğuldu.
başlangıcına etki eden iki taraftada sonradan eklenen donanımlar olduğu için saflıktan oldukça uzak olan bu olgu, bunlardan bazılarının eksilmesi, sekteye uğraması durumunda kolaylıkla temelinden sarsılabilmektedir. başlangıcından uzun zaman geçtikten sonra meydana gelen değişmelerin bazen içinde bulunulan duygulara etki etmemesi halinde bunlar ilahi örnekler olarak gösterilmektedir. oysa insanların maneviyat harikası olarak nitelendirdiği bu durum beynin geçen zaman içerisinde sinirler yoluyla algıladığı elektronların oluşturduğu yani tamamen maddi bir kavram olan alışkanlıktan kaynaklanmaktadır. kişiliğin ve gerçekçi kıyaslamalarda taraflardan birinin eksikliğinin bu durum üzerinde etkisi büyüktür. hoş vakit geçirip çevredeki duyulara hitab eden varlıkların daha büyük bir hazla algılanmasını sağlayan bu olguyu gerekli görmekle birlikte gerçekçi bir bakış açısıyla yaşanmasını savunuyor gerçeküstücü tavır ve davranışların, öncesinde yaşattığı sanılan büyük maneviyatın sonralarda getirdiği büyük ızdıraba dikkat çekip aşkın düşünerek yaşanılmasını öneriyorum.
bazen yıldızları süpürürsün farkında olmadan güneş kucağındadır bilmezsin bir çocuk gözlerine bakar arkan dönüktür ciğerinde kuruludur orkestra duymazsın koca bir sevdadır yaşamakta olduğun anlamazsın uçar gider koşsanda tutamazsın
Aşk bana hayatımda yer almak istediğim yeri hatırlatıyor. hep hayal kurduğum o mavi gözleri hatırlatıyor.simsiyah saçlarıın kokusunu anlatıyor.sanki içimde okyanusun o derin kokusunu anlatıyor.ne yapacağımı bilmiyorum.geceleri yastığıma sarılıp hep onu düşlüyorum.uyuyamıyorum geceleiri.Özellikle vize zamanı çok sıkıntı çekiyorum ne yapacağımı bilmiyorum. bulamıyom onu henüz ve çıldırdığım zamanlarda kendime hakim olamıyorum.
Aşk mutlak bağlılık demektir İnsanlar yaşlanır ama bağlılık asla Bazı insanlara çok bağlanabilir, hatta saatinizi bile onlara göre ayarlayabilirsiniz Çok heyecan verici olmasada... İşte bu aşktır.
Olmayan bir şeyi var gibi göstermek için ortaya atılan bir kelime..Zaten aşık oldum diyen kendi eksikliklerini kapatan birini bulandır..
'Öyle garip bir meşk ki aşk, en bayağı, en aşağılık şeyleri allayıp pullamaya birebir.'
a ş k harflerinin birleşimi ile oluşan üç harfli bir kelime olup başa geldiği zaman tahammülsüz acı veren bir tür virüstür...
aşk kendi kendine konusmaktır..kendimden biliyorum :)
Ask ölerek kurtulmaktir gecici dünyadan.
Sevgilisinin eliyle ölenin mezarina gidip de aglama
'Ne mutluluk 'diye gipta et
Sevdigi onu öldürmeyi öldürerek diriltmeyi kabul etmistir,diye düsün
Eger asiksan bu kemendden kurtulmaya calisma
Sadi gibi kusursuz ve özgür bir asik ol
Büyük denizlere acil demiyorum
Lakin bir kez acilmissan tufandan korkma
Sadi-i Sirazi
bir cellat gördüm geçen gün neden geldin dedim canını almaya dedi.bende dedim benim sevvdigim var baktım cellat gidiyor cellata sordum neden canımı almadaın cellat dediki 'sen zaten yaşarken ölmüşsün dedi'! ! ! ! !
acaba gerçekten de öle bişi var mııdr çok merak ediyorum? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ?
Kar tanesindeki saflığı görebilmektir...
seviyordum,onun için öldürdüm dedi, cellat.
aşk mı? 'Ömür'... aşk 'Ömürdür' be yavrucum :) tadını alana alışkanlıktır... genelde tek taraflı acı çekerek yaşanandır...
AŞK YAŞAMAKTIR
elinize ansızın bir diken battığında gönül boşluğunuzda oluşan, aslında canınızı yakan ama nedense garip bir şekilde hoşunuza giden tatlı acıdır...
heyecan, mutluluk, acı vb. gibi birbirine zıt duyguların harmanalanmasından oluşmuş çok daha güçlü bir duygu olduğunu duymuştum darısı başıma :)
aşağıda yazılan yazı benim tarafımdan yazılmıştır aşıklara ve terk edilenlere...
Sevgi çanları çalmaya başlamıştı. Sevgiler uçuşmaya. Tüm yazarlar aldılar kalemlerini defterlerini başladılar aşk şiirleri, masalları yazmaya. Elleri ağrıyana kadar yazıyorlardı…
O kadar ağlayasım gelmiş tiki. Her yere bakıyorum herkes güle oynaya geziyor sevgilileriyle, bir tanecik aşklarıyla. Neden dedim, neden benim sevgilim yok. Herkesin var benim yok. Aşk çanları çalıyordu çaldı, çaldı ve çaldıkça yazılar yaşlara boğuldu.
bir parmak baldan sonra bir avuc ısırgan otu yemektir......sevdiğin kadar sevildiğini zannedip yanıldığını görmektir
başlangıcına etki eden iki taraftada sonradan eklenen donanımlar olduğu için saflıktan oldukça uzak olan bu olgu, bunlardan bazılarının eksilmesi, sekteye uğraması durumunda kolaylıkla temelinden sarsılabilmektedir.
başlangıcından uzun zaman geçtikten sonra meydana gelen değişmelerin bazen içinde bulunulan duygulara etki etmemesi halinde bunlar ilahi örnekler olarak gösterilmektedir. oysa insanların maneviyat harikası olarak nitelendirdiği bu durum beynin geçen zaman içerisinde sinirler yoluyla algıladığı elektronların oluşturduğu yani tamamen maddi bir kavram olan alışkanlıktan kaynaklanmaktadır. kişiliğin ve gerçekçi kıyaslamalarda taraflardan birinin eksikliğinin bu durum üzerinde etkisi büyüktür. hoş vakit geçirip çevredeki duyulara hitab eden varlıkların daha büyük bir hazla algılanmasını sağlayan bu olguyu gerekli görmekle birlikte gerçekçi bir bakış açısıyla yaşanmasını savunuyor gerçeküstücü tavır ve davranışların, öncesinde yaşattığı sanılan büyük maneviyatın sonralarda getirdiği büyük ızdıraba dikkat çekip aşkın düşünerek yaşanılmasını öneriyorum.
sen sevdamızdan vazgeçmiş olsan bile
bil ki burda senin için çarpan bir yürek var.
benim içimde olduğum durum..........çıldırcam ya....of...........
25 yaşından sonra o beğenmediğim manilerdeki gizli anlamını çözebildiğim soyut varlık...
aşk bir vişne
ye ye kişne
aşk bir sudur
iç iç kudur
yaa...
bazen
yıldızları süpürürsün farkında olmadan
güneş kucağındadır bilmezsin
bir çocuk gözlerine bakar arkan dönüktür
ciğerinde kuruludur orkestra duymazsın
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun anlamazsın
uçar gider koşsanda tutamazsın
LÜTFEN BENİ ÜZME BIRAKDA YAŞAYALIM AŞKI İSTEDIĞIMIZ GİBİ AŞKIM
OSMAN'A
Aşk bana hayatımda yer almak istediğim yeri hatırlatıyor.
hep hayal kurduğum o mavi gözleri hatırlatıyor.simsiyah saçlarıın kokusunu anlatıyor.sanki içimde okyanusun o derin kokusunu anlatıyor.ne yapacağımı bilmiyorum.geceleri yastığıma sarılıp hep onu düşlüyorum.uyuyamıyorum geceleiri.Özellikle vize zamanı çok sıkıntı çekiyorum ne yapacağımı bilmiyorum.
bulamıyom onu henüz ve çıldırdığım zamanlarda kendime hakim olamıyorum.
Adını ağzıma alırken Destur çekicem bundan sonra...
aşık olduğunuz an, beyin kalbin kendi bağımsızlıklarını ilan ettiği andır...
aşktaki çokluk tecrübeye değil cehalete delalettir...
ne mutlu biricik kalanlara...
hüzünle beslenir.
Aşk mutlak bağlılık demektir İnsanlar yaşlanır ama bağlılık asla Bazı insanlara çok bağlanabilir, hatta saatinizi bile onlara göre ayarlayabilirsiniz Çok heyecan verici olmasada... İşte bu aşktır.
Aşk yaşanması gereken en güzel duygulardan biridir. Aşk içinde her şeyi barındıran bir kelimedir. Anlamı yüzyıllar boyu çözülememiş ki biz çözelim...
var olduğunu savunanlara karşı gülmeyi çağrıştırıyor..
butun kastamonulular ben gızemı sevıyorum
herşey seninle başlıyor ve yine seninle bitiyor.
kaçması zor, kurtulması imkansız
bir hastalık bu amansız
bir misafir ki zamansız