Ruhumuzu filizleyen,
Bazenlerden gün gözleyen,
Ateşi nurla sözleyen,
Ve bir daha gelmez o hal.
*
Duvarları yıkan kardeş,
Bazenlerden tüten ateş,
Panayırda gezer serkeş,
İpten ipe uçan hayal.
*
Yalnızlaşan bu varlığı,
Hiçe sayıp karanlığı,
Yeşilleyip aydınlığı,
Öte suya akar zülal.
*
Bir yudumcuk umuduna,
Yer kapmanın hududuna,
Düşer kendi vücuduna,
Hiç gereği var mı sual?
*
O muyuz biz vitrindeki?
Sürgün yiyen şehrindeki,
Kafeslerin kibrindeki,
Var mıyız biz, nedir meal?
*
Gönlümüzü büyüleyen,
Bazenlerden dert söyleyen,
Ateşi aşka eyleyen,
Ve bir daha dönmez zaman.
*
O kirli duvarda biten,
Bazenleri külden iten,
Panayırda boşa yiten,
İpten ipe atlayan can.
*
Yalnızlaştıran sesleri,
Hiçe sayan hevesleri,
Yeşilleyen nefesleri,
Öte suda bir hüsnü zan.
*
Payı alan damla içer,
İlk olmaya varlık biçer,
İçine dert dolan göçer,
Hiç gereği var mı uyan.
*
O muyuz biz düş içinde?
Sürgün yemiş kış içinde,
Kafes ayaz kuş içinde,
Var mıyız biz, var mı kalan?
*
Alıp bizi sürükleyen,
Bazenlerden yük yükleyen,
Ateş içinde bekleyen,
Ve bir daha bitmez bahar.
*
O duvarın silik yüzü,
Bazenlerin sönmüş közü,
Panayırın bitmiş sözü,
İpten ipe kaçan firar.
*
Kendini hiç kayırmayan,
Hiçe sayıp ayırmayan,
Yeşillenip duyurmayan,
Öte suda buldu diyar.
*
Damlayıp umut bağlayan,
İlk olmaya iç dağlayan,
Namert olup hep ağlayan,
Hiç gereği var mı? Sorar.
*
O muyuz biz o vitrinde?
Uçan sürgün şu kentinde,
Kafes kuşu var bendinde,
Var mıyız biz, nedir karar?
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 03:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!