Nedim Saatcioğlu Şiirleri - Şair Nedim S ...

Nedim Saatcioğlu

Tenimde aşkın halkalanır
Duygular sende dalgalanır
Ruhumda sesin yankılanır
İnan ki seninle mutluyum

Sen yokken hüzün sardı beni

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Canımın içisin diyorsun bana
Ben aşkın kuluyum biliyor musun
Tepeden tırnağa ayaktan başa
Seninle doluyum biliyor musun

Kayboldum bir hayal salıncağında

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Bir gül gibi aşk bahçemde
Açmasaydın ne yapardım
Yüreğimin ta içinde
Olmasaydın ne yapardım

Rüzgâr gibi kanadımda

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Çok mu değer verdim sana
Çok mu geldi sana sevgim
Sana tutsak gözlerimden
Ne istedin ey sevgilim

Sana koştum her nefeste

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Yaşamın içinde renkler saklıydı
Pembeyi beyazı sen sundun kuzum
Bir eylül sabahı cennet bağından
Hoş geldin dünyaya hoş geldin kuzum

Her iklim her mevsim güzeldir ama

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Şeker gibi dudaktan
Ancak şerbet dökülür
İncecik bileklerin
Büklüm büklüm bükülür

O masmavi gözlerden

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Annem bir gün tutup benim elimden
Oğul dedi baban artık bir melek
Ağaçlı bir yere götürdü beni
O anda anladım ölmek ne demek

Soğukta yürüdüm mezar başına

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu


Zamanın çarkında takıldı akrep
Yelkovan biçare dönüp duruyor
Hayatın karanlık uçurumunda
Zaman hüzünleri vurup duruyor

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

Ufacık bir ümit verdin ya bana
Ömrümce beklerim seni sevgilim
Seni çok özledim dedin ya bana
Ölsem de gam yemem artık sevgilim

İsterse bu gece sabah olmasın

Devamını Oku
Nedim Saatcioğlu

kudümler dile gelsin… rebab vursun yaylarına… gün dağılma vaktidir… gün ölüm sessizliği…
… … … …
ne çok şey yaşadık zaman içinde… ne çok anı biriktirdik yüreklerimize… ne çok “güneş” ne çok ömür kattık içimize… ne çok baktık aynı pencereden hayata… bazen sırların gölgesinde yaşandı yürek sesimiz… bazen karşı koyamadık kirpiklerin birleşmesine ağladık… bazen yakalandık yaşamın kirli gözlerine… her dilde başka bir hikâye oldu anlara tutsaklığımız… her dilde başka şekle büründü yasaklarımız… oysa AŞK’ı bilselerdi… kanamazdı göz yaşlarımız…

… kan kusuyor kör kuyular… avluda seccadesi… bir tül gibi salınıyor
simsiyah feracesi…

Devamını Oku