Bu şehrin üstüne kokun sinmiş yar
Her bir köşesinde senden izler var
Ay değil, yıl değil, ölene kadar
Seni özlemekle geçecek ömrüm
Arada engeller sanki uçurum
İstanbul un karanlık,
İstanbul un kalabalık yollarında,
Boğazın esintisinde üşüyor yüreğim.
Bir ışık istiyor yalnızlığım,
Nerdesin...
Engellere inat her gün harp ettim
Gönlün olsun diye sustum sabrettim
Güvenim kalmadı artık kaybettim
Aşka inancımı yıktın vefasız.
Sen benim içimde gizli ağıttın
Ondan sana hayır yoktu, bilmedin;
Aklın varken sen kalbine yenildin,
Ne yapsan da muradına ermedin;
Unut gönlüm, farzet ki hiç sevmedin.
Yıllar yılı hiç gülmedin, ağladın;
Karlar yağmış saçlarıma yorgunum
Anıların sürgününde durgunum
Sen gideli ben bu şehre kırgınım
Gönlümü teselli edemez oldum
Gözlerim her yerde seni arıyor
Gönlüm bir kuş oldu uçtu
İmkansız bir aşka düştü
Nasıl oldu aklım şaştı
Niye sevdim ki ben seni
Aşkı uzak elden tattım
Üç günlük hayatın keyfine kanma
Dün zaten tükendi takılıp kalma
Bugünü yaşarken hiç bitmez sanma
Yarının falına inanma dostum
Sırtında taşırsan altında ezer
Yıllar yılı çile çekti inledi
Ne bir yasak nede ferman dinledi
Deli gibi imkansızı bekledi
Bal zannetti, zehir içti şu gönlüm
Kapılar ardında kalsın sabahım
Seni sevmek olsun gizli günahım
Sinemi dağlasın çektiğim ahım
Ne haldeyim, bilmeni hiç istemem
Hicranımı yudum yudum içerken
Gel desen ardıma dönüp bakmazdım
Gururu kendime engel yapmazdım
Aşkından başka bir yola sapmazdım
Bir çağrına bin can feda sevgilim
Her şey bitti dedin sana uymadım
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!