Sen aşkı, sevmeyi oyun mu sandın?
Ben seni kıracak söyle ne yaptım?
Aşkımdan, sevgimden şüphen olmasın,
Deneme tahtası değil bu gönlüm.
Güzelliğin biter, bir sen kalırsın;
Yüreğim senindir, sana yaralı
Bir seni sevdim ben aşkı bileli.
Sen benim dünyama girdin gireli.
Varlığın gül etti kuru çölleri
Saçlarının tellerine bağlandım
İçim titrer aklım sana takılır
Efkarıma bir de hasret çakılır
Senin için bütün dünya yakılır
Hayalin karşımda ama sen yoksun
Aşkı kurşunlama duyguyu vurma
Saçların alevdi, gözlerin kömür;
Özlemin içimde dağ gibi büyür.
Sensizim, bu yürek bedende çürür,
Aşkına yanarak geçti bu ömrüm.
Şu gönül derdime çare bulunmaz,
Yaşanan maziye şöyle bir baktım
Hasretinle yandım eridim aktım
Sana kavuşmayı kafama taktım
Alev olsa aşkın çıkmayacağım
Bu şehirde sensiz duramıyorum
Aktütün’de kara duman tütüyor
Bülbüller hep susmuş baykuş ötüyor
Hainler Mehmed’e kurşun atıyor
Şahadet şerbeti içen içene
Kana susamışlar kirli çakallar
Alev ateş miydi çok da sıcaktı
Bakışları sanki keskin bıçaktı
Yoksa güneş miydi bir anda çarptı
Seni gören gözler gülü neylesin
Saçlarının rengi alev sarıydı
Bırak gönlüm pare pare delinsin
Dostta bahar bizde kış var bilinsin
Yarin bağı çiçek çiçek açarken
Bizim eller hep sellerle silinsin
Hevesim kalmadı yalan dünyada,
Yoruldum bir nefes almaya geldim
Set çektim içimde tüm şeytanlara
Nefsimi zincire vurmaya geldim
Kanadı kırılmış bir kuş gibiyim.
Kirpiğimi gözlerime set çektim,
Gözyaşlarım yere düşmesin diye.
Sen gel diye, yollarına gül döktüm..
Gelmedin sevgilim, gelemedin .niye?
Yutkundum içimdeki tüm duyguları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!