Nasıl da habersiz geçmiş yıllarım
Son fasıl çağına ermiş yollarım
Meğer bir boşluğu sarmış kollarım
Hazan oldu artık ben gidiyorum .
Yemen ellerinde bir aşık vardı
İhtiyar anası ile yaşardı
Köyde deve güder koyun sağardı
Çobanlık yapardı Veysel Karani
Tertemiz yüreği aşkla atardı
Yıllarca dumanım tütmeden yandım
Bu aşkın şahidi melekler sandım
O tatlı sözlere inandım kandım
Kalbimi kanattın yalancı yarim.
Nasibin peşinden koştum
Yaş aldım elliyi aştım
Bazen pusulayı şaştım
Bu halime gülen oldu
Cahildim dersimi aldım
Başımda sonbahar rüzgarı eser
Aşkın gemisini çoktan batırdım
Sevmek istesem de gönlüm buz keser
Yüreğimi sanki taşa yatırdım
Aşkın gerçeğini sende tanıdım
Bugün benim doğum günüm sevgilim
Arayıp kurtarsın diye bekledim
Unuttun sen beni buruk yüreğim
Telefon çalmadı kapı çalmadı
Arayıp sormadın bir kez halimi
Sen padişah ben kapında köleyim
Yüzüm yok ki huzuruna geleyim
Lütfen bir fırsat ver özür dileyim
Tövbe ettim ya Rab affet kulunu
Şu nefsimin yularına takıldım
Yüreğimi sana verdiysem eğer
Bir kenara atıp unut mu dedim
Uykunun keyfine erdiysem eğer
El insaf ayakta uyut mu dedim
Her zaman sen ipe un seriyorsun
Zaten çekip gitti tüm sevdiklerim
Bir de sen terk etme gitme ne olur
Yıkılır kurduğum tüm hayallerim
Kalbimi kanatma gitme ne olur
Sen benim ömrümün deli çağısın
Gülümü soldurdun, yar vakit tamam;
Gidiyorum artık ben İstanbul dan
Aşkın senin olsun çık hayatımdan
Kanayan yaramı sarma istemem
Sitemler etmesin bana sözlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!