çarşıda
pazarda
panayırda
rüyada
tesadüfi karşılaşmada
görücü usulü
düğünlerimizde kına
hüzünlerimizde
ağıt yakarız
ormana
cana
geleceğe
rüzgar
her savurduğu
toz
ve duman güruhunda
içimizdekileri
alır götürür
canı cehenneme
megalomaninin
hor gören kibirlinin
bitmek tükenmek bilmeyen isteklerin
tutkuların
özel mülkiyet hırsının
vicdanını
yüreğinin en derinliklerinde
taşımalısın kuşkusuz
sanatkar titizliğinde
gözünden sakınmalısın
her şeye karşın
alınmış tavır
anlam bütünlüğü
bir duruştur
çay içmek
bir haykırıştır
felsefi düzlemde
bugün
cemre havaya
sen aklıma düştün
yüreğinin sıcaklığı
gülümseyişin
gözümün önünde
bu uğurda
bize düşen
pirincin taşını ayıklamaktı
asıl zorluğumuz
beyazı beyazdan ayırmaktı
öyle çetrefilli bir sevda ki
ufak tefek
küçücük
cimcime sevgilerdi
içten
yürek ısıtan
gönül alan
yüzlerce yıllık
koca çınarımsın
gökyüzünü kaplayan
uzun kollarını açıp
gölgende saklayan
sığınağımsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!