doğduğumdan itibaren
çalışma hayatımın ilk yılları dahil
sobalı evlerde oturduk
soba ayrı kültürdür yaşamayı bilene
emaye çıkmadan önce
mahkeme duvarı
nemrut suratların
egemen olduğu evrende
tebessüm ve
gülümseme eksik olmasın yüzünden
meydan okurcasına yaşama
kuşaktan kuşağa iletilen
ve hiç bitmeyecek sandığımız
türkülerimizin nakaratları gibiydi zaman
uçsuz bucaksız dediğimiz gökyüzünün
bağrına saplanmış bıçak gibi
sıkıştığında
abartılar
dalkavuklar
ve dev aynalarıdır
gerçekleri örten
ve insanı küçülten
değiştirmek zordur
değişmeğeni
değişmek de zor
kolay olan uyum sağlamaktır
dönüşmek zor
ne hasret
ne acılar
ne sevinçler
ne hayaller
ne de umutlar
biriktirilmemeli
çekirge korosunun
şenlendirdiği karanlıkta
ay ışığında
türkü söyleyerek
yıldızları izlediğimde gel
feriştahı gelse de
korkmadan
uzanabilmek geleceğe
en uzağa
hayallere
ve gerçekliğe
minareyi çalanlar
sığdıracak kılıf bulamayınca
kılıfa minare aramaya başladılar
mızrak da sığmıyor çuvala
çuval geçiriliyor kafaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!