çekirge korosunun
şenlendirdiği karanlıkta
ay ışığında
türkü söyleyerek
yıldızları izlediğimde gel
güzelliği
görebilecek göz
betimleyecek söz
yürekte hissettirecek köz
karşılıksız sevecek öz gerekir
feriştahı gelse de
korkmadan
uzanabilmek geleceğe
en uzağa
hayallere
ve gerçekliğe
iç içten
iş işten
geçmeden gel sevgili
ya da gelme
Eylül 2014
hüznün niyeti yok gitmeye
yataklı gelmiş gibi
kalıcı galiba
misafir etmesem mi acaba
Aralık 2014
sefa geldin
hoş geldin bebek
sefalar getirdin
bilsen borçlu doğduğunu
dünyanın düzeninin bozulduğunu
vicdanların kuşatıldığını
doğduğumdan itibaren
çalışma hayatımın ilk yılları dahil
sobalı evlerde oturduk
soba ayrı kültürdür yaşamayı bilene
emaye çıkmadan önce
mahkeme duvarı
nemrut suratların
egemen olduğu evrende
tebessüm ve
gülümseme eksik olmasın yüzünden
meydan okurcasına yaşama
kuşaktan kuşağa iletilen
ve hiç bitmeyecek sandığımız
türkülerimizin nakaratları gibiydi zaman
uçsuz bucaksız dediğimiz gökyüzünün
bağrına saplanmış bıçak gibi
sıkıştığında
inciten
burkan
kıran
yürek yakan
ağlatan her olayda
karşı koyan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!