çığ altında
çığlıklar
yarin ismini sayıklar
boşuna çırpışlar
dağlar kendi yasını tutar
nefes alamayan
bakkal amcamız vardı
çarşıda Salih amca
mahallede Salim amca
sabah çok erken açarlardı mekanı
kırtasiye de bulunurdu
kap kacak da
soframız kurulu
buharı tüten
tavşan kanı çayımız
bardağımızda yarım
ellerimiz havada
yüreğimiz oracıkta kaldı
kavganla
arkadaşlığınla
yüreğinle
samimiyetinle
duruşunla
cesaretinle
sevgimizden arta kalan bakiyemsin
dostum
kızım
arkadaşım
sırdaşım
yavrumsun
çarpışma yok artık yiğitçe
unutulmadı Halepçe
yaşananlar kalleşçe
her yer pusu ve işkence
vicdanlarda kelepçe
dünya kazan, barış kepçe
dünyadaki emperyalist savaşlarda
çocukların elinde
kan kusuyor silahlar
çatışarak ölüyor, öldürüyor
sakat kalıyor
öksüz, yetim kalıyor
başım ağrıyor
sersem gibiyim
galiba
dün
seni fazla kaçırdım sevgili
kar yağdığında dağlara
soğuk dondurduğunda
beyaz tenine dokunur
tertemiz
kuş hafifliğindeki
yüreğine sarılırım
bilmez de meseleyi
atlar hemen ortaya
her fırsatta
otör kesilir
bir de ders vermeye kalkmaz mı
bilmediği hakkında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!