geçmişin anılarına yolculuğumda
ak düşen saçına
ay ışığında
özenle
at kuyruğu ördüm
geleceğe mum yakarak
kar yağdığında dağlara
soğuk dondurduğunda
beyaz tenine dokunur
tertemiz
kuş hafifliğindeki
yüreğine sarılırım
bilmez de meseleyi
atlar hemen ortaya
her fırsatta
otör kesilir
bir de ders vermeye kalkmaz mı
bilmediği hakkında
efendiler
hayalleri
değerleri
yaşama ait
ne kadar güzellik varsa
ölümü bile kirlettiniz
çığ altında
çığlıklar
yarin ismini sayıklar
boşuna çırpışlar
dağlar kendi yasını tutar
nefes alamayan
bakkal amcamız vardı
çarşıda Salih amca
mahallede Salim amca
sabah çok erken açarlardı mekanı
kırtasiye de bulunurdu
kap kacak da
soframız kurulu
buharı tüten
tavşan kanı çayımız
bardağımızda yarım
ellerimiz havada
yüreğimiz oracıkta kaldı
şehrin arka sokaklarında
çıplak ayağınla
cüssene
ve yaşına bakmadan
boyundan büyük
sırtlandığın yükle
bittiğinizi hissettiğiniz oldu mu
bir an öylece
nefessiz kaldığınız
hayal kırıklığı yaşadığınız
yaşamın çekilmez olduğunu düşündüğünüz
duygu durumunuz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!