ağır zulmün
baskının rağmına
sabırlı olana
halden anlayana
yalana karşı durana
kirlenmiştikten korunana
tutturmuş buyurganlar
derebeyleri
HES’leri
nükleeri
kapkaranlık
yerin yüzlerce metre derinleri
gerçekliğin aksine
meğer
seni kafamda
ve hayallerimde
ne çok büyütmüşüm
yaşayınca anladım
masamda resmin
geçmişin izleri
ve geleceğim
göz hizamda
her an
göz gözeyiz
yaz sıcağında
bostanda kartolları çıkarıp
taşları karşılıklı koyup
ocak yapıp yaktığımız
üzerine tencere yerleştirdiğimiz
kartolların üstüne
yaşatılan onulmaz acılarda
öğretecek ki tevekkülü
kar hırsının kutsal ticaret
ihmalin kaza
ölümün kader
ve insanın fıtratında olduğunu
elimizin ayağımıza dolaştığı
ne yapacağımızı şaşırdığımız
geri de duramadığımız
gözleri kapalı
ağzı meme arayan
bütün masumiyetiyle
buz gibi havada
fenerlerin ışıltısında
imeceyle hazırlanan masada
dumanı tüten
sıcak mangalın yanında
solukla alıp verilen buharlar
keşke
kararan bulutlar olsa
kara bahtlar yerine
eninde sonunda açılacak
nasıl olsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!