Güneşi bekleme sabah olanda,
Gün doğarken seher vakti gelsene.
Tomurcuklar açıp çiçek olanda,
Poyraz esip savurmadan gelsene.
Sarmaşıklar bedenimi saranda,
Yaprakları dökülmeden gelsene.
Bir küçücük tüy gibi teninde olmak için,
Yollarını gözledim sana kavuşmak için,
Dönüşünü bekledim sana sarılmak için,
Bir yıldız olsaydım gecene doğmak için,
Uçan bir kuş olsaydım sana dokunmak için.
Çok tez ömür gelir geçer,
Eller sana kefen biçer,
Kim kalrki hepsi göçer,
Meğer kala hayrın senin.
Nefs dağını devirmezsen,
Bugün düne,yarın bugüne özlem çektirir,
Döner zaman gün gibi bugün yarına devir,
Ademoğlu alemde zamana olmuş beygir,
Sanki zamandır yükü,günü güne devirir.
Teseli değil ömrüme dönen zamanda mutluluk,
Hani nerdeler şimdi sana bey,paşa diyenlerin
Hani nerdeler şimdi gecene hoşluk veren o güzel dilberlerin
Hani nerdeler şimdi fıçı fıçı birayı beraber içtiklerin
Hani nerdeler şimdi o masmavi sularda yatlarla gezdiklerin.
Hayrola! neden morardı tenin, tutuldu dilin
Antalya,Bodrum,Muğla sahil sahil gezersin
Yediğinden bir lokma fakire yedirmezsin
Cebin doluda olsa zekat nedir bilmezsin
Tuz ol desem yemeğe biber olur girersin.
Ne sağda,ne solda nede merkezdesin
İster küfür edip hırsız desinler
Sen yolunda yürü kahır etsinler
Yaptığın hizmeti görmez iseler
Yaralarına tuz basıp gitsinler.
Kurt pusuya yatmış sanırsın çoban
Meydan er meydanı değil namert başa tac olmuşsa
Sular akar berak değil kaynağa kan bulanmışsa
Dallar açmış yaprak değil dikenler baş kaldırmışsa
Karga öter gül dalında bülbül kafese konmuşsa.
Gecelere bir kabus gibi çöktüler puslu yaşamlarıyla
Bak gülün çiçeğinde nakış nakış işlenmiş
Bir sevda türküsüdür bülbülde dile gelmiş
Derelerde çağlayıp taşlara şekil vermiş
Bir aşkın öyküsüdür gönüllerde dillenmiş.
Hafif hafif esipte senden bana uzanan
Bana babamı anlat,
Düşlerimi süslesin.
Bana babamı anlat,
Umutlarım yeşersin.
Bana babamı anlat,
Bana bebeğim desin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!