Yarab...! çırpınır dururum karanlıklarda,feryadım tükendi duy kısık sesimi.
Yarab...! örtüsüz üryan gibiyim huzurunda, rahmet libasınla sar bedenimi.
Yarab...! sana yöneldim,açtım ellerimi huzuruna,aydınlat gecelerimi.
Yarab...! tevhide susamış çorak toprağım, ver meyvelerimi.
Yarab...! bir değil bin elim olsa yapışsam tahtına yıksam zalimi.
Yarab...! bir yumruk olsam zalimin tepesinde zembil gibi.
Derviş yüzlüm nur yüzlüm
Neredesin zaman geçti
Baki yolda fani ömrüm
Sır çözmeden göçüp gitti.
Geçti yıllar ardı arda
Hani çiçekler gibi bahar bahar açarsın
Yemyeşil dallarınla miski amber kokarsın
Bulutsuz gecelerde mehtabıma doğarsın
Düşlerimi süsleyen benim küçük sevgilim.
Cıvıl cıvıl kuşların sesinde name oldun
Susmuşuz lakin şimdi,yarın elbet coşarız.
Biz coştukça alemde zafer olur gazamız.
Hür doğmak,hür yaşamak budur bizim andımız.
Ahd ile yemin ettik,aksa yine kanımız.
Koşanları gördüm hürriyet için.
Nefis azgın bir taydır, salarsan isyan eder.
İnsan bedeni kıvraktır, günaha meyil eder.
Günahsa sanki şaraptır, beden içmeyi diler.
Günah ile doldukça, bir asi kula döner.
Bir aciz kuldur insani kendini hakim sanır.
Acı hatıralar gerçekmi bilmem
Tatlı hatıralar seyrekmi bilmem
Yanan yüreğimde acılar dem dem
Gel beni söndüren dünya güzeli.
Kimi güler kimi ağlar
Dalıyorum hayallere öylece uzanıyorum
Sen varsın be gülüm sana tutunuyorum.
Hep seni anıyorum, seninle yaşıyorum
Sen varsın be gülüm senden kopamıyorum.
Tıkadım kulaklarımı sana, seni dinlemedim
Güzel yaşamdan öte hep şişede tükenmek
Nasıl bir anlayış bu şişeleri devirmek
Yarınını görmeden sefa ile eğlenmek
Senin bu haline gülmek değil ağlamak gerek.
Maddeden arında manaya bürün
Yüreğime hançer vurupta gittin
Gözlerimde yaşlar koyupta gittin
Küçücük bir daldım söküpte gittin
Sevgimi yellere salıpta gittin.
Duygularımı hiçe sayıpta gittin
Kara toprağın altında,
Neler çeker o gözlerin.
Ağlayan kalbim yanında,
Neler süzer o gözlerin.
Birgün gelsem mezarına,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!