Benden ne istersen, iste vereyim
Candan uzattığım, el senin için
Yıktığım kaleyi, baştan öreyim
İçimdeki saray, gel senin için.
Öyle surat asıp, yıkma kaşını
Dâvete icâbeti, ben de iyi bilirim,
Isrâr etme ne olur, bir yol bul, sen bize gel.
Yaptıklarım nâz değil, koşa koşa gelirim!
Isrâr etme ne olur, bir yol bul, sen bize gel... H.Ş.T.
Davete icabatı, biliyorsan Halil’im
Gurur kibir yapma, bu seni aşar
Aman hiç kimsenin, günahın alma
İnsanoğlu beşer, nisyanla yaşar
Zil takıp oynayıp, teneke çalma.
Başkasına sorma; acaba, neden?
Neresinden bakayım, bozuk, kirli düzenin
Yüzde beş yüz kâr ile, satanları sor bana
Boynu bükük yetimi, acımadan ezenin
Havuz başı keyfinde, yutanları sor bana.
Dostun arkasından, türlü oyun düzerken
Dutlu bahçelerin, mor sümbülünü
Elimle toplayıp, dersem ne dersin?
Sarp dağlarda biten, yaban gülünü
Geçtiğin her yere, sersem ne dersin?
Tezgâhında, çözgü olsam çuluna
Devran mı değişti, bana ne oldu?
Sevgi potasında, piştim be gülüm
Elimde ellerin, hatıra kaldı
Mutluluğa doğru, koştum be gülüm.
Yanardağlar gibi, patladım birden
Bana sevgi, aşktan, sakın dem vurma
Ne kadar anlatsan, vız gelir bana
Ağzımı bağlayıp, aman gem vurma
“Şekerim! ” desen de, tuz gelir bana.
Sen mi yazdın, aşkın güzel sözünü?
Girdi, yine bugün, içime giren
Ben bütünsem; sen de, yarım olsaydın
Anzer Yaylası’nda, bal özü deren
Hilkât garîbesi, Arı’m olsaydın.
Yoluna; halılar, kilimler serdim
Mor bulutlar gibi, kaşların çatık
Esip dağıtacak, hız mı bıraktın
Garnitür cinsinden, soframda katık
Karabiber, şeker, tuz mu bıraktın?
Hayatım çekilmez, iş ile geçti
Nerden çıktın, sen karşıma?
Yaktın beni, har eyledin
Nur yağdırdın, aşk çarşıma
Kerem ettin, yâr eyledin…
Canım benim, güzel gözlüm




-
Osman Şener
Tüm YorumlarSöz konusu edilen bir kadın olsaydı anlayan beri gelsin derdim. Valla hocam bu davranışlar bir erkekten zuhur edince dilim tutuldu.
Yüreğiniz dert görmesin efendim. Harika bir hece şiiri okuttunuz.