Perdeler kapanıp güneş batınca
Hayalin karşıma çıkar yavaşça
Yalnızlık gönlüme hüzün katınca
Ellerim başımı sıkar yavaşça
Gönlümün yarası tomurcuk verir
Bende ne kaldı kırıp dökmediğin
Aylarca döktüğüm yaşlar yetmez mi?
Dünyada dert kaldı mı çekmediğim
Başıma attığın taşlar yetmez mi?
Yüreğim kara kış duygular buzdan
Kendi bildiğince gezip tozarsın
Şu dünyayı gezip gördüğün yeter
Hep bana, Rabbena deyip azarsın
Oğluna, kızına verdiğin yeter
Sahip değilsin, el ile diline
Deryamı denizmi yosun gözlerin
İçine düştüm de çıkamıyorum
Aşkına anahtar vermiş yüzlerin
Baktıkca yanarım, bakamıyorum
Aşk o gözlerinde gündüz gecemi
Para pul için oy satan
Vatan millet demesinler
Hırsızlara çanak tutan
Vatan millet demesinler
Lüks arabaya alışan
Yumurtamı tavuktan tavuk mu yumurtadan
Çıktığını bilenler varsa versin cevabı
Bir günde karanlıkla ışığı tam ortadan
Ayıranlar var ise, Versin buna cevabı
Kıtalar arasın da, doğu ile batıyı
Konuştuğumuz dil aynıdır amma
Olaylara bakış, gözler yabancı
Müslüman’ım diyen, koşar harama
Gidişat bozulmuş yüzler yabancı
Vatan millet deyip koşarken aşka
O gitti gideli çok zaman oldu
Gönül gel seninle yâri analım
Bak yine kokusu burnuma geldi
Gönül gel seninle yâri analım
Durdurak zamanı saat vurmasın
Üç şeyi severim ana, yar, vatan
Anamdır bedende cana can katan
Yârimdir göğsümün üstünde yatan
...Vatansa bana yar ana verendir
...Ben ölünce yorgan yatak serendir
Gezip dolaştım dünyayı
Bir tadına varamadım
Aradım gönül sarayı
Her durakta duramadım
Baktım da insan oğluna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!