Gözlerimden girerek yüreğimde yoğrulan
Biricik sevgilimsin seni nasıl kıskanmam
İçimde ki sevgiyle harmanlanıp kavrulan
Biricik sevgilimsin seni nasıl kıskanmam
Ne rüya ne hayalsin, dokunup okşadığım
Yürüdüğüm yoldaki cam kırıkları gibi
Her basmada kırılır kırıldıkça kanatır
İçimdeki hasretin fay yarıkları gibi
Mutluluğum seninle göz yaşlarım seninle
Dünyamda güneş misin ateşinle yanarım
Sözlerim meclisten dışarı amma
Ülkemizde birçok sahtekâr vardır
Çoğu namaz için, çıkarda dama
Böyle göstermelik günahkâr vardır
Kimi imam olmuş, dini lütfeder
İnsanı bir kaç kez yoklar diyorlar
Bu şans nerededir beni hiç bulmaz
Herkese bir kısmet saklar diyorlar
Acaba benim adresimi bilmez
Birinin sana taş atması için,
Düşman olmasına gerek yok.
En ağır darbeyi,
Dostundan yersen şaşırma
İnsanların içinde
Bir damla gözyaşı katıp zikir'e
Şimdi Atatürk'e çatanlar çıktı
Acımadan çöküp yoksul, fakire
Sermayesine mal katanlar çıktı
Bilmez ki hayat ne verir ömür’e
Bir zamanlar amca, dayı diyenler
Yok olup gitmişler duygu kalmamış
Önümde eğilip, saygı duyanlar
Şimdi bey olmuşlar saygı kalmamış
Dostu akrabayı sarmışlar tüle
Sayın başbakanım bu nasıl işdir
Gitikce çoğalan yetim, dul olduk
Zam diye verdiğin yüzde üç, beşdir
Verilene boyun büken kul olduk
Yıllarca kemeri biz sıktık ama
Ben seni sensizde severim amma
Alevde kor olur sensiz geceler
Yüreğim darlaşıp düşünce gama
İçimde har olur sensiz geceler
Bir kuru hayalin bana yeter mi?
İstersen günahım ol al cehenneme götür
Ben seninle yanmaya koşa, koşa gelirim
İster azrail'im ol, sık bogazımı öldür
Sarmaş dolaş olurda, seve, seve ölürüm
Çöllerde güneş gibi cigerden kavursanda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!