Avluda boncuk köpek havluyordu.
Boncukçu dede kapının önündeki sedirde oturmuş
Teşbih çekiyordu.
Boncukçu dedenin torunu Yeşim,
Evin içinde misafir odasında boncukları yere dökmüştü
İçi de dökülmüştü ağlıyordu.
Boşluk ta Boşluk var
Boşluk ta Boşluk var
Hangi alan içindesin
Tarım alanı mı, mera mı yoksa?
Fabrika alanı mı organize sanayi alanı mı?
Boşluktaki ateş topu, bak güneş doğuyor
İçimiz ısınacak sevdamız yine bir güne uyanacak
Neydi bizim sevdamız, yaşamak doyasıya yaşamak
Güneş dolsun hanemize o zaman, ama ben…
Bu güneşi düşmanda biliyorum, kıskanıyorum da
Yuvarlak, yuvarla gitsin. Ben üçgen seviyorum
Uzaklara giden elbisesini giyer.
Yakında boyanır.
İnsanların işi boyanıp durmaktır.
Boyacı Engin, gurbete gider, boyacılık yapmaya.
Ne yapıyorsun?
Bozkırın görünen yoksulluğu
Görünmeyen zenginliği uçsuz bucaksız boşluk
Orman yok tek tük çalı alıç ağaçları
Seyrek ot dikenli araziler
Yalnız başına dolaşsan uzaya çıkmışsın
Bir gezegende keşfetmişsin kendini
Bu dağ taş
Dikili her taş büyüyen her ağaç
Sen ben herkes her şey benim
Bende seninim hepimiz hepimizin
Ama tapusu sonsuzlukta
Sonlu yaşam geçici
iki kişilik
arada bu dünya üç kişilik
bülbül için bu dünya gül bahçesi
kuşlar gelir konar
bak bu çayırlıklar çiftlik
bak bu dağlar yaylım yeri
bu dünya benim olsa
toprak olurdum
yoksa bir çöl dolusu kum kalırdım
çıkur su dolar
göl deniz okyanos kavuşur
taş dolarsa toprak kavuşur
Ne kazandım bu dünyadan?
Kazan kurdum bu dünyaya.
Şu yaşamım kısacık mı?
Ölçü koydum bu dünyaya.
Tek mi yanarım şaşarım?
Bu dünyaya doğanlar melektirler.
Büyüdükçe içimizde kalırlar.
Bu dünyaya inenler tanrılardır.
Büyüdükçe dışımızda kalırlar.
Kim doğa bilir bu dünyaya, nasıl.




-
Naki Aydoğan
Tüm YorumlarBen bana kalırken dürüst olmak gerekirse sana ve senin gibilere kalmam ünlü olmam yok olmamla alakalıdır. Onda bunda şunda bende yok olmam onlarda var kalmam. Kim yaratır beni ve kim doğurur ikinci kez ve çok kez. hakkım var verirsem kendimi o kendiliğe o kendilik içinde kendimi tanırsam tanınırım.