faturası cebimde yaşamımın / ömrüme kesilmiş
kendimin taklitçisiyim
acılara yosun bağlayan
ele vermiş kendini kimlik
silahları yak / beni yak /bütün silahlarımla birlikte
tez unutulan acıları önemsemem,
getir bana
kırmızı karanfilin kanayan yarasını..
içime güz yağmurları yağıyor
güldüremiyorum yüzünü siyahın
yorgun sevdamı dinlendirirken
gün olur
hasrete katarım seni
demir olur dövülürüm doklarda
bir seni yaşarım korkusuz
bir de hüznü
tükenir sorgularım...
inatçı bir sevdadır sana bakışım
seni görmekse maviliğim
savurgan dalgalarda ıslanıp
karanfil denizlerinde yüzüyorum
ürkek ve telaşlı bir martı gibi yüreğin
denizin ve yağmurun adı senin adın
duvarlara mahkum kapım
yanmasını bilmeyen kör kandil
benim kişisel tarihimdir
yüzümdeki çizgiler
yıldızlar bile üşür soluğumda
sıcak esintiler arasında
tozlu tarlaların erleri
omuzları çökük ama başları dik
sabahın kör şafağında
yağmurda toprağın kokusunu soluyarak
düşüverirler yollara
vakitlerden akşam üstü
birini bekliyor gözlerim
dört yanım dört aşılmaz duvar
içimde bir barut çizgisi
ve meridyende saat yirmi
bekliyorum gelmiyor
bir yalanı sevmiştim / düşümde gördüğüm
tek bir sonsuz andı zamanın ötesinde
gizemli bir ödeve tutsak kılmış kendini
umut en güzel sokak / iki ucu açık
zorunlu izine çıkarttım zalim zamanlarımı
değiştirmek için
yeterince çaba harcanmamış hayat
zamanın bağrından kopup parçalandık
dokularım / acılı bağlantılarımda dolaşıyor
sessiz çığlıklar saklı / gözyaşlarımda
yalan sevmelerin
iz düşümü vurmuştu yüzüne
bir sözdü yüreğime saplanıp duran
sonbahardı zoraki sustum
kırıldım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!