Gecenin bu saatinde
Yıldızları topluyorum bu kez
Bak bırakıyorum pencerenin soğuk pervazına
Yalınayak
üşümesiz
ve düşüncesiz
zor olduğunu bildiğimden
zorla güzellik olmasını istiyorum
zoru sevdiğimden değil
zorladığından sensizliğe
gündoğumunun sancısıyla
karınca yuvasının damına yapışan
oyunsuz çocuğun kitabından kopan sayfada
göğsü kabarık horoz ötüyordu
uykusuzluk penceremden sarkmış
dinliyordu
gündoğumunun sancısıyla
karınca yuvasının damına yapışan
oyunsuz çocuğun kitabından kopan sayfada
göğsü kabarık horoz ötüyordu
uykusuzluk penceremden sarkmış
dinliyordu
geçmişte yapamadıklarımızdı geleceğimiz
o da yanımızdan çekip gider hep
ondan çocuk oluruz
belki geri döner diye
yalnızlık yaşadığın evde karanlıkta kalan
odaların ışıklarını yakmakla giderilmiyor
her yerde sen varsın diye
dışarıdan gelen sesleri içeri almak da
olmuyor açarak tüm pencereleri
her şeyde seni aramak
biz seninle çok uzun süredir tanışıyoruz
ama pek konuşmuyoruz
çünkü gece yarısından önce yokuz
gece yarısından sonra da uyuyoruz
bir şeylerde bir şeylere veya
tanımaya çalışıyoruz konuşmak için
dudaklarında kızardı sıkılgan dudaklarım
bağır
kızardı zaten sessizliğe dudaklarım
hiç hayal edecek bir şeyim kalmadığında
gecenin sensiz bir yerinde
köşe başından senli bir şiir çıkar aniden
omuz atar gider
söverim ardından
duysun diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!