Her şeye rağmen yaşamayı seven biriydi o.
Hayat ona hiçbir şeyi kolay vermemişti… hatta çoğu şeyi hiç vermemişti.
Daha küçük yaşta öğrenmişti; bazı insanlar sevgiyle büyür, bazıları ise eksiklerle. O, eksiklerle büyüyenlerdendi. Ama eksikliği kabullenmek yerine, onu doldurmayı seçti. Kimse sarılmadıysa kendine sarıldı, kimse “aferin” demediyse kendi omzuna dokunup “devam et” dedi.
Bakışları keskindi. Çünkü çok şey görmüştü.
İnsanların yüzündeki maskeleri, sözlerin arkasındaki niyetleri, gülüşlerin içindeki kırıkları…
Ama garip olan şuydu:
Bunca şeyi görmesine rağmen kararmamıştı içi.
Hayat ona en zor yüzünü gösterdiğinde bile o, dik durmayı seçti.
Yıkıldığı anlar oldu mu? Oldu.
Gece sessizliğinde gözyaşlarını içine akıttığı zamanlar? Sayamayacağı kadar çok…
Ama sabah olduğunda, aynaya bakıp kendine hep aynı şeyi söyledi:
“Daha bitmedi.”
Onu farklı yapan şey buydu işte…
Mutluluğu kolay yerde aramıyordu.
Herkes gülerken değil, herkes pes etmişken gülmeyi biliyordu.
Bir gün biri sordu ona:
“Nasıl hâlâ böyle durabiliyorsun?”
Gülümsedi. O keskin bakışları bir an yumuşadı.
Ve dedi ki:
“Ben güçlü doğmadım… sadece vazgeçmedim.”
İşte o, hayatın en zor tarafında bile yaşamayı seven biriydi.
Çünkü o şunu anlamıştı:
Mutluluk, hayatın kolay olduğu yerde değil…
Senin pes etmediğin yerde başlar.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 11:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!