Her şeye rağmen yaşamayı seven biriydi o.
Hayat ona hiçbir şeyi kolay vermemişti… hatta çoğu şeyi hiç vermemişti.
Daha küçük yaşta öğrenmişti; bazı insanlar sevgiyle büyür, bazıları ise eksiklerle. O, eksiklerle büyüyenlerdendi. Ama eksikliği kabullenmek yerine, onu doldurmayı seçti. Kimse sarılmadıysa kendine sarıldı, kimse “aferin” demediyse kendi omzuna dokunup “devam et” dedi.
Bakışları keskindi. Çünkü çok şey görmüştü.
İnsanların yüzündeki maskeleri, sözlerin arkasındaki niyetleri, gülüşlerin içindeki kırıkları…
Ama garip olan şuydu:
Bunca şeyi görmesine rağmen kararmamıştı içi.
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta