Müşterek Mağlubiyet Şiiri - Murat Avcı Ozan

Murat Avcı Ozan
202

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Müşterek Mağlubiyet

​Biz seninle bir oyunun iki ayrı tarafıydık belki,
Kavuşmakla, ayrılmanın arafı yahut.

Hani saatlerin geç kaldığı,
Garsonların masaları topladığı o son saatlerde,
Sazların kılıfına çekildiği,
Yevmiyelerin zarflandığı o kırık akşamlarda...

​Bir yanda, aklın o katı,
O dümdüz, o kaçınılmaz mesafesi,
Bir yanda, kalbin,
Bir çocuğu kandırır gibi uzattığı o kırık ihtimal.

​Biri kentin ışıklarını söndürürdü tek tek,
Öteki karanlıkta ıslak bir kibrit daha çakmaya çalışırdı.
Oysa oyun sürmeliydi;
Çünkü insan henüz çatışırken,
Henüz yanılırken canlıydı.

Sonra bir gün, ansızın,
Bütün o eski takvim yapraklarını fırtınaya vererek,
Gelip aynı paslı çivinin ucuna asıldılar.
Akıl, ağzında kireç tadıyla suskun;
Kalp, dumanı üstünde tüten bir enkaz.

​Baktılar kentin sırtına çöken
O ıslak, o kurşuni yalnızlığına.
Ve ilk kez, iki eski düşman gibi değil,
Aynı dilde kırılan iki dal gibi
Sustular birlikte:
"Buraya kadarmış."

​Aklın dediği oldu, evet;
Ama bir zafer bayrağı değil bu göndere çekilen,
Kalbin göğsündeki camları kırıp
Sessizce içeri buyur ettiği bir soğuk.
Gürültüsüz, gösterişsiz bir heyelan...

​İşte oyun tam da bu çaresiz mutabakatla bitiyor sevgili.
Ne masada sürülecek kırık bir taş,
Ne de içimizde o eski fırtınayı besleyecek bir rüzgâr.

​Sevmediğimizden değil;
Bu ağır göğü taşıyacak o omzu,
O patikayı yitirdiğimizden.
Ceketimizi fırtınaya ilikleyip,
Kendi gölgemize yenilerek çekiliyoruz sahneden.

Şimdi son bir sigara daha yakalım,
Helalleşsin dumanı bu öksüz yenilgiyle.
Beyazı sönmüş, anasonu hâlâ tüten
O kırık kadehlere doldur son dubleleri...

Kaldır kadehini sevgili,
Hiç kazanamadığımız kavgalara,
Ve son saatlerini yaşayan bütün aşklara,
Hadi şerefe!

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 16:15:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!